İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/99 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/99
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/99 Esas KARAR NO : 2025/812

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 21/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirketten ... 508mm (20") ... model printer makinesinin bedeli ödenerek 02.11.2023 tarihinde satın alındığını, makinenin 2024 mayıs tarihinden itibaren baskıda sorun vermeye başladığını, davacının baskı makinesinin mavi renk ağırlıklı baskılarında (mavi tonları ve yeşil gibi mavi boya kullanılarak elde edilen baskılarda) yatay çizgiler basmaya başladığını fark ederek makinenin baskı kafasında sorun olup olmadığını görmek için ... denilen mürekkep püskürten parçanın tıkalı veya sorunlu olup olmadığını gösteren testi aldığını ancak test sonucunun makinenin ilk günkü gibi olduğunu gördüğünü, özellikle mavi renkteki baskıların sorunlu, kalitesiz çıkması nedeniyle davacının Davalı şirketin teknik servisinden ...ile Whatsapp uygulaması üzerinden görüştüğünü, sorunun uzaktan çözülememesi nedeniyle 17.05.2024 tarihinde servis için geldiğini, çeşitli testler yapıldığını, makineden rapor alındığını ve konuyu ... markasının teknik merkezine sunacaklarını ifade ettiğini, bu ziyaret sırasında davacının teknik servise makinede 3 kez servis hatası yaşadığını da belirttiğini, uyku modundayken ... hatasına düştüğünü, bu hataların 12.12.223, 07.04.2024 ve 01.05.2024 tarihlerinde yaşandığını, baskı kafasının korunaklı durduğu istasyonundan çıkıp açıkta takılı kaldığını, kullanım kılavuzunda bu şekilde mürekkep kanallarının kurumasına neden olacağının belirtldiğini, davacının bu 3 kez uzun saatler boyunca kafasının açıkta kaldığını belirterek baskı arızasına neden olup olmayacağını sorduğunu, ancak geri dönüş olmadığını, davalı teknik servisin baskı kafasının temizlenme işlemini açıklayan bir video gönderdiğini, buna rağmen sorunun çözülmediğini, 19.05.2024 tarihinde tekrar aynı hatanın görüldüğünü, 31.05.2024 tarihinde ... şirketinin Versiyon 1.80 yazılım güncellemesiyle yaşanılan hatanın giderildiğini belirten bir güncelleme duyurduğunu, yazılım güncellemesinden sonra bu hatanın tekrar görülmediğini, dolayısıyla bu hatanın yazılım güncelemesiyle giderildiğini, Haziran 2024 ayı boyunca baskı hatasının giderilmediğinin davalıya bildirildiğini ancak davalının ilgilenmediğini, davacının oyalandığını, arıza nedeniyle iş kaybettiğini, kendi bask standartlarına denk fason üretim yaptırabileceği şirket bulamadığından kDV dahil 150.256,68 TL'ye yeni bir... marka makine satın aldığını ve işlerinin aksaması ve yeni makine masrafı nedeniyle zarara uğradığını, öncelikle dava konusu ... model printer makinesinin iade edilerek, 224.930,00 TL bedelin satış tarihi olan 02.11.2023 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile iadesine, bu mümkün değil ise ...model printer makinesinin ayıpsız misliyle değiştirilmesine, davacının uğradığı 150.256,68 TL maddi zararın, yeni bir makine satın aldığı 30.07.2024 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek avans faizi ile birlikte tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, davacının iddialarının haksız, hukuki ve teknik dayanaklardan yoksun olduğunu belirtmek istediklerini, davacının iddia ettiği gibi, davalı tarafından satılan makinede herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının, ürünün kullanımına ilişkin gerekli bilgilendirmeleri dikkate almadığını ve ürünün kullanımına dair kendi hatalarından kaynaklanan sorunları davalıya isnat etmeye çalıştığını, teknik inceleme raporları ve önceki yazışmalar dikkate alındığında, ürünün fabrika çıkışlı bir kusur taşımadığının açık olduğunu, davacının, ürün satışı sonrası teknik destek ve bakım hizmetlerini eksiksiz bir şekilde sağlamış olup, garanti kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacının, makul bir bakım sürecini takip etmediğini ve kendi sundukları whatsapp kayıtlarında davalı çalışanları tarafından tüm süreçlerin takip edildiğinin görüldüğünü, davacının maddi tazminat taleplerinin hukuka aykırı olup, herhangi bir somut delille desteklenmediğini, ortada bir zarar doğduğu varsayılsa dahi, bu zararın davalının eylem veya ihmallerinden kaynaklanmadığını, davacının iddialarına dayanak gösterdiği hususların, eksik ve çarpıtılmış olduğunu, teknik inceleme raporları ve satış sonrası destek kayıtları incelendiğinde, davaşo tarafından gerekli tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğinin açıkça görüleceğini, dava konusu üründe bilirkişi tarafından bir inceleme yapıldığında davacının bahsettiği hususların davalı şirketten kaynaklanmadığının bizzat davacıdan kaynaklandığının ortaya çıkacağını, davacının ayrıca beyanlarında öyle bir üslup ve dil kullanmıştır ki; sanki makine hiç kullanılamamış bir durumda gibi algı yaratılmış olduğunu, halbuki yine kendi beyanlarında tek renkten kaynaklandığını ifade ettiklerini, sadece bu hususun bile tek başına kullanıcı hatasından kaynaklandığını ortaya koyduğunu, davalı şirket tarafından bu marka ürünlerin çok sayıda satılmakta olup; hiçbir zaman müşteri şikayeti alınmadığını, şirketin bu ürünle ilgili tek dava ve uyuşmazlığının bu mahkemenizce görülen yargılama olduğunu belirtmiş ve davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 12/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu baskı makinesinin gizli ayıplı olduğu, Makinedeki ayıpların tamir yoluyla giderilemediği, Davacının "sözleşmeden dönme" seçimlik hakkını kullanabileceği, Davacının ayıp ihbarını süresinde yaptığının kabulünün gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, sözleşmenin ayıplı ifası nedeni ile sözleşmeden dönme ve zararın tazmini davasıdır. Davanın, davacı tarafından davalı şirketten alınan ...model printer makinesinin satın alınmasından bir süre sonra baskı hatası vermeye başladığını, davalı şirket ile yapılan görüşmeler sonrasında servisin geldiğini, çeşitli testler yapıldığını, makineden rapor alındığını ve konuyu ... markasının teknik merkezine sunacaklarını ifade ettiklerini, 12.12.223, 07.04.2024 ve 01.05.2024 tarihlerinde 3 kez hatanın yaşandığını, yazılım güncellemesinden sonra da hataların giderilemediği, davalı yanca mağduriyetinin giderilmemesi üzerine ... 15. Noterliğinden ... tarihinde ihtarname keşide edildiği ve ihtarnameye cevap verilmediği belirtilerek, dava konusu makinesinin ayıpsız misliyle değiştirilmesini ve davacının bu aşamada almak zorunda kaldığı 150.256,68 TL makine bedelinin satın alınma tarihi olan 30.07.2024 tarihinden ödeme gününe kadar işleyecek avans faizi ile birlikte tazmin edilmesi amacıyla açıldığı, davalının ortaya çıkan sorunun kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davalı şirket tarafından bu marka ürünlerin çok sayıda satıldığını, hiçbir zaman müşteri şikayeti alınmadığı yönünde savunma yaptığı görülmektedir. Davalı yanca yetki itirazında bulunulmuş ise de HMK madde 10 ve 6098 sayılı Kanunun 89. maddesi gereğince davanın sözleşmenin ifa yeri olan İstanbul’da da açılabileceği anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık kapsamında, dava konusu cihaz yerinde incelenmek suretiyle, davacı yanca iade edilmek istenen cihazın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıbın üretimden ya da kullanıcı hatasından kaynaklı olup olmadığı, dava konusu ürünün iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti ile davacı yanca varsa uğranılan zararın tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 12/10/2025 tarihli raporunda; "Dava konusu baskı makinesinin mavi renk basımında ve baskı kafasının temizlenmesi işleminde hatalı çalıştığı, bu hataların kodlarının ortaya çıkışına dair kayıtların incelenmesinden, makinenin teslim aşamasından itibaren ayıplı olduğu, bu ayıbın ancak makinenin belirli bir süre kullanılmasından sonra ortaya çıkmış olması ve satın alındığı aşamada rutin bir gözden geçirmeyle tespit edilememesi dikkate alındığında ayıbın gizli ayıp türünde olduğu tespit edildiği, davalı şirketçe bu aybın giderilmesi için yapılan müdahalelerin ve deneme çalıştırmalarının sorunu çözemediği, halen makinenin hatalı çalıştığı, mavi renk baskıyı hatalı yaptığı, mevcut haliyle makinenin baskı işinde kullanılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla makinenin halen gizli ayıplı olduğu ve gizli ayıbın tamir yoluyla giderilemediği tespit edildiği, dava konusu makine üzerinde teknik yönden yapılan incelemede, makinenin gizli ayıplı olduğu, ayıbın tamir yoluyla giderilemediği dikkate alındığında makinenin ayıpsız hale getirilebilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının seçimlik haklarından asli talebi olan "sözleşmeden dönme" hakkını kullanabileceği ve bu durumda dava konusu baskı makinesinin davalıya iade edilmesi ve satış için ödenen bedelin davalıdan tahsil edilmesi gerektiği, dava konusu baskı makinesindeki ayıplar, davacı tarafından davalı şirkete yazışmalarla ve servis çağırmalarla ihbar edildiği, buna göre davacının ayıp ihbarını süresinde yaptığının kabulü gerektiği," yönünde kanaat bildirdikleri anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesinde ayıba ilişkin hükümler 6098 sayılı Kanun'un 219. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile, onlardan sorumludur (Yargıtay 3.HD. 31.10.2024 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı). Ayıp halinde alıcının hakları 6098 sayılı Kanun'un 227/1 maddesinde; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme olarak sayılmıştır. Alıcının genel hükümlere göre tazminat hakkının saklı olduğu da hüküm altına alınmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 227/4 maddesinde ise "alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir," düzenlemesi kanun koyucu tarafından öngörülmüş olup, bu hüküm ile yasa koyucu temel hukuk prensibi olarak iyiniyet kurallarının hayata geçirilmesini hedeflemekte ve her ne kadar seçimlik hakları yasa ile sayılmış ve bu seçimlik hakların içerisinde herhangi birini tercih etme bakımından alıcı serbest bırakılmış ise de, bunun sınırı olarak iyiniyet kuralları ve tarafların hak ve menfaatler dengesi nazara alınmak suretiyle sözleşmenin ayakta tutulması sağlanırken varlığı tespit ve kabul edilen ayıp nedeniyle alıcının bir kayıp veya zarara uğramasının da önüne geçilmesi hedeflenmiştir (Yargıtay 3.HD. 31.10.2024 Tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı). Anlatılan kapsamda hazırlanan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere ayıbın gizli ayıp olduğu ve sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının hakkaniyete aykırı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ayıp bildiriminin de Antalya 15. Noterliğinden 04.10.2024 tarihinden önce ve garanti süresi içerisinde karşılıklı müzakereler aracılığıyla yapıldığı da anlaşılmaktadır. Davalının servis raporlarında da bahsi geçen arızalar tespit edilmesine rağmen bu arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir kayıt yer almamakta olup davalının itirazı olmaksızın arızaları devamlı olarak onarmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık makinede arızaların devam ettiği dosya kapsamında sabit olmakla; bu durumda, dava konusu makinede sürekli meydana gelen arızaların onarıma rağmen giderilemediği, bu arızaların gizli ayıp niteliğinde olduğu, kullanım veya kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği (m.227/4); satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olması halinde ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği (m.227/5) belirtilmiştir. Ancak, arızaların sürekli tekrarlandığı, bu haliyle makinedeki sorunların makineden beklenen faydanın elde edilememesine neden olacağı, mevcut koşulların sözleşmeden dönmeyi haklı kıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı tarafça makinesinin davacıya teslim edildiği tarihten iade edileceği tarihe kadar kullanımdan kaynaklanan yararların davacıda sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, TBK madde 229 hükmü göz ardı edilerek sözleşmeden dönmeye karar verilemeyeceği ileri sürülmekte ise de satış bedelinin de davalının uhdesinde ve tasarrufuna açık bulunduğu (Yargıtay 19. HD. 09/02/2014 tarih,...Esas ve ...Karar; 17/05/2012 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı) dikkate alındığında satış bedelinin tamamına hükmedilmesi gerekmiştir. Davacı yanca yeni makine alınması nedeniyle 150.256,68 TL maddi zararın da tazmini talep edilmiş ise de, TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş olmakla, davacının hali hazırda kendi işleri için satın alınan ürünün bedelinin davalıdan tahsilini talep etme hakkı olmadığı bilinmekle reddine karar verilmiştir. Davacı talebinde satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini, olmadığı takdirde ise sözleşmeden dönülerek satış bedelinin iadesini, dava dilekçesinde ise sözleşmeden dönülerek satış bedelinin iadesi ile satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini terditli olarak talep etmiştir. Ancak yenilik doğurucu hakların terditli olarak kullanılması mümkün değil ise de, davacı yanca açıkça TBK 227/1-1 maddesinde düzenlenen sözleşmeden dönme hakkını kullanmak istediğini belirtmekle HMK nun 111/2 maddesi uyarınca asli talep yönünden kabul hükmü kurulduğundan diğer(terditli) talep yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; A-Davaya konu ... model printer makinesinin (varsa takdiyatlarından ari olarak) masraflar davalıya ait olmak üzere davacı tarafça davalı tarafa İADESİNE, B-224.930,00 TL’nin makinenin iadesinden itibaren başlayacak avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Yeni makine alınması nedeniyle talep edilen 150.256,68 TL maddi zararın REDDİNE, D-HMK nun 111/2 maddesi uyarınca asli talep yönünden kabul hükmü kurulduğundan diğer(terditli) talep yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-Alınması gereken 15.364,97 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 6.407,26 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.957,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 6.407,26 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.757,76 TL'sinin davalıdan 1.842,24 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 450,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.152,90 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 10.283,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/99, K. 2025/812, T. 21.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-99-e-2025-812-k-61fdc23fcc7d