İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/986 E. 2026/348 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/986
Karar No
2026/348
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1195 Esas KARAR NO : 2026/352 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; 17.05.2024 kaza tarihinde müvekkile ait -------- plakalı araç ile --------- plakalı aracın çarpışması çarpması sonucu meydana gelen kaza sonrası her iki araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Olayda tüm kusurun müvekkile tahmil edilmesi üzerine --------- başvurulmuş 10/08/2024 – -------- başvuru tarih ve sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda olayda müvekkilin % 60 oranında --------- plakalı araç sürücüsünün ise % 40 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu belirlemeye rağmen -------- plakalı aracı ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalayan davalı şirket müvekkilin olayda % 100 kusurlu olduğu ön kabulüyle --------- plakalı araç için yaptığı tüm ödemeyi halefiyet yoluyla müvekkilden tahsil edebilmek için icra takibi başlatmıştır. Müvekkil aleyhinde --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosya kapsamında yapılan icra takibi nedeniyle müvekkil 167.924,64-TL bedeli 04.09.2025 tarihinde ödemek zorunda kalmıştır. --------- başvuru sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilin olayda %60 oranında kusurlu olduğu belirlenmesine rağmen müvekkilin olayda %100 kusurlu olduğu kabulü ile davalı sigorta şirketinin müvekkilden icra takibi yoluyla yaptığı tahsilat haksız olup, davalı şirketin sebepsiz zenginleşmesine neden olmuştur. --------- Esas sayılı dosyası kapsamında değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tahsili istemiyle --------- plakalı aracın maliki tarafından müvekkile dava ikame edilmiştir. Bu dosya kapsamında olay anına dair video görüntüleri mahkemeye sunulmuş olup olay görüntüleri ve video kayıtları ile diğer bilgiler dahilinde alınan bilirkişi raporunda da müvekkilin olayda % 60 kusurlu olduğu dava dışı --------- plakalı araç sürücüsünün ise % 40 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Müvekkilin aracının hasar aldığı bölge, kaza sonrası aracın savrulması gibi hususlar dikkate alındığında olayda ---------- plakalı araç sürücüsünün kusur oranının bilirkişi raporları ile belirlenenden daha yüksek olduğunu düşünmekteyiz. Bu nedenle müvekkilin fuzulen ödediği bedelin kendisine iadesinin sağlanması için dava açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; HMK 109/1. madde gereğince kısmi alacak davamızın KABULÜNE, Şimdilik, 100,00-TL hasar bedelinin, poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline,Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, kasko sigorta poliçesi gereğince sigortalısına ödemede bulunan davalı sigorta şirketinin 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesi kapsamında, sigortalısının haklarına halef olarak başlattığı icra takibinden kaynaklı davacıdan tahsil edilen bedelin sebepsiz zenginleşme uyarınca davacıya geri ödenmesi istemine ilişkindir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz. --------- sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açılan takipte yapılan ödemeye ilişkin davanın nitelendirmesi yapılırken, davalının sigortalısı ile zarara neden olduğu ileri sürülen davacı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olayda, kazaya karışan araçlar hususi kullanımlı olup, kazaya karışan araç sahiplerinin tacir olduğuna ilişkin iddianın bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin anlamında tacir olmasına karşın sigortalısının gerçek kişi, sigortaladığı araç hususidir. Davalı sigorta şirketinin yukarıda açıklanan halefiyet ilkesi uyarınca yerine geçtiği dava dışı sigortalısı ile davacı arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden değil, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta takip başlatılan davacı araç sürücüsü ve malikinin tacir olmayıp, kazaya karışan davacı aracının da ticari amaçlı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davaya bakma görevi genel görevli mahkeme niteliğindeki asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "c" bendi ve aynı Kanunun 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olmaması nedeniyle davanın usulden reddine ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA, Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07.04.2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/986, K. 2026/348, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-986-e-2026-348-k-36803a55aa45