İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/978 E. 2026/75 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/978
Karar No
2026/75
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/978 KARAR NO: 2026/75 DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/10/2025 KARAR TARİHİ: 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının elektrik iş ve işlemlerini üstlendiği ----- mukim taşınmazın maliki müvekkili---- olduğunu, mezkur taşınmazın -------çekilmesi, ana hattan binaya elektrik verilmesi, malzeme dahil uydu tesisatının çekilmesi, villa giriş kapısına koyulacak pano gofreye kadar bina içi tüm elektrik tesisatının malzeme dahil olmak üzere çekilmesi, elektrik panolarının, ------, banyo aydınlatmasının, ----marka anahtar prizlerin ve sigortaların malzeme dahil montajı tarafınıza ait olmak üzere, müvekkili ile ------- tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşme bedeli olan ----- tamamının taraflarınca ödenmiş olduğunu, bu hususta bir ihtilaf bulunmadığını, işin ifasının tamamlanması adına davalıya mükerrer kez ulaşılmaya çalışıldıysa da, davalının telefonlara cevap vermemiş müvekkilinin işlerini fazlasıyla aksatmış farklı telefonlardan kendisine ulaşıldığında ise ülke dışında olduğunu, cenazesi bulunduğu gibi farklı bahanelerle müvekkilinin işini tamamlamayı reddetmiş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek davanın kabulü ile Borçlu/Davalı yanın ---- sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez. Esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir. ---------- Sayılı kararında;"...TTK'nin 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ------- çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince, bir kimsenin vergi mükellefi olması, ----- yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. ----- kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. ---- maddesine göre,---- tarihinde kararlaştırılıp, ------ sayılı --------acir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir. Dosya kapsamı itibarıyla itiraz edenin faaliyetinin esnaf faaliyetleri sınırında kaldığı, tacir olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, sadece gelir vergisi mükellefi olmasının tacir sayılmasını gerektirmeyeceği, bu nedenle yukarda açıklanan esnaf/tacir ayrımı konusundaki düzenlemeler doğrultusunda değerlendirme yapılmadan..." şeklinde karar verilmiştir.Somut olayda; Mahkememizce ------- müzekkere yazılarak davalının esnaf ve tacir kaydının olup olmadığı araştırılmış, verilen cevabi yazılarda davalı gerçek kişinin tacir kaydının olmadığı esnaf kaydının olduğu anlaşılmış, davalının vergi kayıtları celp edilmiş, neticeten faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırında kaldı anlaşıldığından nisbi yahut mutlak ticari dava niteliğinde olmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla, HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,-------Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanu

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/978, K. 2026/75, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-978-e-2026-75-k-7f2cb75c1bb3