İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/956 E. 2026/546 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/956
Karar No
2026/546
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/956 KARAR NO : 2026/546

DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı müvekkiline karşı---- İcra Dairesi---- Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatılmış olup; müvekkili şirkete gönderilen e-tebligata ilişkin ------ mesaj ya da mail bildirimi yapılmadığından takipten haber olunamadığını, işbu sebeple yasal sürede icra takibine karşı itiraz etme imkanı kalmadığından, icra takibine konu borcu olmadığına dair müvekkili şirketin tarafından alacaklıya karşı İİK 72/2. Maddesi gereğince menfi tespit davası açma gereği duyduğunu, ----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra takibine konu borçtan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, dava sonuna kadar icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesini, dava öncesinde verilen ihtiyati tedbir kararının devamı için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve müvekkilin şirket lehine %20 tazminatın tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında sözlü anlaşma sağlandığı, bu anlaşma doğrultusunda davacı taraf müvekkili şirketten proje çizimi yapılmasını talep ettiğini, davacının proje çizim işleri müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili davacı ile anlaştığı gibi, üstlendiği işi tamamlamış olmasına rağmen alacağını davacıdan tahsil edemediğini, anlaşma sonucunda yapılan işi müvekkil her ne kadar faturalandırmış ve fatura ile davacıdan işin karşılığı bedeli talep etmişsede ödeme alamadığını, dolayısıyla iş bu davaya konu icra takibini başlatma zorunda kaldığını, ancak davacı, anlaşmadan doğan borçlarını yerine getirmemesine rağmen, müvekkilinin haklı alacak talepleriyle karşılaşınca haksız biçimde menfi tespit davası açmış ve “borçlu olmadığının tespiti”ni istediğini, ancak müvekkilin davacı karşısında gerçek ve muaccel alacağı bulunduğunu, işbu sebeple davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle Menfi Tespit davasıdır. Davacı vekili15/05/2026 tarihli dilekçesiyle açılan davadan feragat etmiştir. Davalı tarafından sunulan 11/06/2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle, davalıdan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin olmadığını beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, taraflar her ne kadar arabuluculuk ücreti ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmamışlar ise de, taraflar arasındaki sulh sözleşmesi içeriği dikkate alındığında davalı tarafından sulh kapsamında ödeme yapılmasından dolayı davacının davadan feragat ettiği anlaşıldığından arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu olacağı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasında verilen ve Mahkememizin 20/10/2025 tarihli ara kararı ile devamına karar verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, --- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına bu hususta müzekkere yazılmasına, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine, 4-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/956, K. 2026/546, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-956-e-2026-546-k-db1e7a7ea02f