İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/956 E. 2025/910 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/956
Karar No
2025/910
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/956 Esas KARAR NO : 2025/910 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/10/2025 KARAR TARİHİ: 27/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yeşillik-sebze alım satımı konusunda ticari ilişki kurulduğu, bu ticari ilişki sebebiyle davalıya teslim edilen 1.250.000 TL TL bedelli, 15.10.2025 tarihli,... numaralı, ...bank A.ş Bankası Beşevler Şubesine ait çek verildiği, ancak taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki gereğince mal teslimi yapılmadığı halde davalının çek bedelini tahsil etmek niyetinde olduğunu, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, vermiş oldukları çekin vadesinin gelmiş olmasından dolayı zor durumda kalabileceklerini, anlaşmayla ilgili olarak tüm vecibeler müvekkil şirketçe yerine getirildiği halde davalı taraf edimlerini yerine getirmediğini, ayrıca müvekkilinin ürünlerin teslim edilmemesinden dolayı üçüncü kişilere vermiş olduğu taahhütleri de yerine getiremediğinden dolayı mağdur olduğu ve zarara uğradığını, müvekkilinin söz konusu çekin bedelsiz nitelikte olduğunu davalıya bildirdiklerini, buna karşın çekler halen davalıda olduğundan müvekkil şirket yetkililerince sürekli olarak görüşmelerine rağmen ve sözlü olarak defaten kendilerine söylenmesine rağmen, çekleri iadeye de yanaşmadıklarını, davalı elindeki çeki haksız biçimde elinde bulundurmakta olup, çekin bankaya ibraz edilmesi veya icra takibine konu edilmesi ihtimalinin yüksek olduğundan işbu dava ile çek bedelinden borçlu olunmadığının tespitini ile çek iptalini, çekin kullanılmasının veya tahsile konulmasının önlenmesini talep etme zorunluluklarının doğduğunu, açıklanan nedenlerle ...bank A.ş. Beşevler Şubesi, ... No’lu, 15.10.2025 tarihli, 1.250.000 TL bedelli çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline, HMK m.389 ve İİK m.72 uyarınca dava konusu çek hakkında teminatsız, kabul edilmezse teminatlı olarak bankaya ibrazının, ciro edilmesinin ve icra takibine konu edilmesinin tedbiren önlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile arabuluculuk tutanağı sunmadığı anlaşılmakla, davacıya arabulucuk son tutanağını mahkememize bir hafta içerisinde sunması için tebligat çıkarıldığı, ancak arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır. Dosyada arabuluculuk tutanağı bulunmadığından dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, değişikliğin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğüne gireceği düzenlenmesi getirilmiştir (m.43/a). Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 15/10/2025 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın dava şartı arabuluculuk kapsamındaki davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, davacı vekili tarafından sunulan 20/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ile iş bu davanın sehven açıldığını, dava dosyası hakkında herhangi bir işlem yapılmaksızın kapatılmasının, yatırılan harç ve gider avansından artan kısmın iadesinin talep edildiği; arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın, 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. Maddesi (7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile değiştirilen) uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davanın başında yatırılan 21.346,88-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 20.731,48-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, lehe vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/10/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/956, K. 2025/910, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-956-e-2025-910-k-d2567bafc74b