İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/445 E. 2025/818 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/445
Karar No
2025/818
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/445 Esas KARAR NO : 2025/818

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 27/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacıların müteveffa ...'in mirasçıları olduğunu, müteveffa ...'in asıl işveren olarak ... Belediye Başkanlığı bünyesinde taşeron firma olan ... Şirketi bünyesinde 18.03.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, ... Operatörü olan müteveffanın 11.03.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, yaşanan iş kazasından bir süre sonra müteveffa hakkında sürekli iş görmezlik derecesinin tespiti için açmış oldukları dava devam ederken yani 27.11.2022 tarihinde ...'in vefat ettiğini, müteveffanın vefatı üzerine açılan davanın mirasçıları olan davacılar tarafından takip edildiğini, .... İş Mahkemesinde müteveffa ...'in sürekli iş görmezlik derecesinin tespiti için açmış oldukları ... esas numaralı dava dosyasında yapılan duruşmanın 11. Celsesinde davacıların miras bırakanı olan müteveffanın iş kazası tarihinde çalıştığı şirketin ihyası hususunda dava açılması için taraflarına süre verildiğini, iş kazası SGK kayıtları ve raporlarla belgelenmiş olup, olay hakkında gerekli incelemelerin yapıldığını, murisin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi için sorumlu işveren olan ... Şirketi hakkında tazminat davası açılmasının planlandığını, ancak yapılan araştırma neticesinde, sorumlu şirketin firma durumunun ticaret sicilinden 'Terkin Edilmiş' olduğunun göründüğünü, tüzel kişiliği haiz ticaret şirketlerin ticaret siciline tescil edilmekle beraber tüzel kişilik kazanacağını, ek tasfiye, tasfiyenin tamamlanmasının ardından ticaret sicilinden silinen şirketin, hukuki yarar bulunması halinde, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasını zorunlu kılan nedenlere bağlı olarak yeniden ticaret siciline tescil edilmesine yönelik istisnai ve geçici bir durum olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, terkin edilen tüzel kişiliğin malvarlığının bulunduğu ve bu malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma ihtiyacının mevcut olduğu durumlarda ilgililerin ihya davası açmasında hukuki menfaati bulunduğunun kabul edildiğini, müvekkillerinin terkin edilen tüzel kişiliğin; malvarlığına, alacaklarına, hukuki ilişkilerine yeniden sahip olabilmek faaliyetlerine devam edebilmek ve haklarını koruyabilmek amacıyla bu davayı açma zaruretinde olduklarını, nitekim .... İş Mahkemesinde müteveffa ...'in sürekli iş görmezlik derecesinin tespiti için açmış oldukları ... esas numaralı dava dosyasında yapılan duruşmanın 11. celsesinde davacıların miras bırakanı olan müteveffanın iş kazası tarihinde çalıştığı şirketin ihyası hususunda dava açılması için taraflarına süre verilmiş olması da ihya davası açmalarındaki hukuki yararının bulunduğunun açık göstergesi olduğunu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne (Sicil No: ...-0, Mersis No: ..., Vergi Dairesi ve No: ... Vergi Dairesi, ...) kayıtlı ... Şirketi Unvanlı Şirketin Tüzel Kişiliğinin İhyasına,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, bir şirket hakkında ek tasfiyeye (ihya) karar verilebilmesi için TTK m. 533 vd. hükümler gereğince bir tasfiyenin söz konusu olması ve TTK m. 545 gereğince şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ya da TTK Geçici 7. madde kapsamında dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olmasının şart olduğunu, oysa davacının ek tasfiyesini (ihya) talep ettiği şirketin, devrolma suretiyle sona erdiğini diğer bir ifadeyle, tasfiyesiz bir şekilde infisah ederek; miras hukukunda olduğu gibi külli halefiyet ilkesine göre devamı olan şirkete/işletmeye bir bütün hâlinde, kendiliğinden geçtiğini, nitekim dava konusu şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; ...-0 ticaret sicil numaralı ... İnşaat Hizmetleri Ve Ticaret Limited Şirketi'yle birleştiğinin anlaşıldığını, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hâli olduğundan, devrolunan şirket (dava konusu şirket) sona ermesine rağmen malvarlıkları tasfiye edilmediğinden; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet ilkesine göre, miras hukukunda olduğu gibi tasfiye edilmeksizin birleşilen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak, kendiliğinden geçtiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir zaman tasfiye işlemleri uygulanmayan ve TTK Geçici 7. madde kapsamında da yer almayan dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilemeyeceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, işbu davada müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün herhangi bir kusuru ya da sorumluluğunun söz olmadığını, davacının işbu davanın açılmasına karşı verilen ara karara itiraz etmesi mümkünken, bu imkân ve hakkını kullanmadan dava açması karşısında müvekkili Müdürlüğün herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanlarla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının gönderilmiş olduğu, ...-0 ticaret sicil numaralı ... İnşaat Hizmetleri Ve Ticaret Limited Şirketi'yle birleştiğinin anlaşıldığı görülmüştür. .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı ... tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na karşı İş kazası sonucu işgücü kaybı nedeniyle maluliyet oranının tespitine ilişkin dava açıldığı, mahkemece 07/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davalı ... Personel Destek Şirketinin kaydının kapalı olduğu anlaşıldığından, davacı tarafa bu şirketin ihyası için Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmak üzere gelecek celseye kadar süre verildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. TTK hükümleri uyarınca ortaklar kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Bu tip davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, aleyhine yargılama giderine hükmedilemez. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır. Karar tescil ve ilan edilir. Şirket ihyası, hangi konuda talepte bulunulmuşsa o olayla sınırlı olmak üzere yapılır. Yapılacak işlem kalmadıktan sonra şirket tekrar terkin edilir. Bu nedenle infazda tereddüt oluşturmamak için hüküm fıkrasında hangi konuda ihya kararı verildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Taraf ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nın 50. maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki TMK'nın 8. maddesinde düzenlenen medeni haklardan yararlanma (hâk) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Davacının, gerçek kişi ise sağ olması, tüzel kişi ise tüzel kişiliğinin bulunması taraf ehliyetiyle ilgili olup, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarındandır. Dava şartlarının varlığının yargılamanın her aşamasında aranması gerekir. HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bilindiği üzere ticaret ortaklıklarının tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişinin, tüzel kişiliğinin sona ermesi durumunda taraf ehliyeti de son bulur. Tüm dosya kapsamı hep birlikte incelendiğinde; ihyası talep olunan ... Şirketi'nin ...-0 ticaret sicil numaralı ... İnşaat Hizmetleri Ve Ticaret Limited Şirketi'ne devrolduğu anlaşılmıştır. Devrolunma sebebiyle sona erme gözetildiğinde, davacıya ihya davası açarak davalı şirketi yeniden canlandırma imkânı tanınmasında da hukuki yarar bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Mahkeme ara kararı gereğince ihya davası açıldığından davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/445, K. 2025/818, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-445-e-2025-818-k-10b5c5932370