İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/949 E. 2026/89 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/949
- Karar No
- 2026/89
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/949 Esas - 2026/89 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2025/949 KARAR NO : 2026/89
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 06/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... .... .... ... ... ... ... A.Ş. tarafından düzenlendiğini ve bu zararlardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 49.980,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 10,00 TL ve geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 10,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 12/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten teminat limiti ile sorumlu olmak üzere tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle HMK'nun 6. ve 16. maddeleri uyarınca yetkisiz mahkemede açıldığını, zira müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da, kazanın ve davacının ikametgahının ise Mersin'de olduğunu belirterek usulden reddi gerektiğini, ayrıca KTK'nun 97. maddesi gereği dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünün, maluliyeti gösterir sağlık kurulu raporu sunulmadığı için usulüne uygun yerine getirilmediğini ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan da reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise sigortalı aracın park halindeyken kazaya karışması nedeniyle işletilme halinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun KTK'nun 86. maddesi uyarınca sigortalı sürücünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, olası bir tazminat hesaplamasının KTK'nun 90. maddesi ve 04/12/2021 tarihli tebliğ uyarınca TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası niteliğinde olması sebebiyle SGK tarafından davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını ve mükerrer ödemenin önlenmesi için bu hususun bekletici mesele yapılmasını, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle TBK'nun 52. maddesi gereğince tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ve usulüne uygun başvuru olmadığından müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini, talep edilse dahi haksız fiil kaynaklı uyuşmazlıkta yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... .... ... ... ... ... ... ... Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkereler yazıldığı görüldü. Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan ötürü açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kaza yapan araca ait trafik kayıt bilgileri, hastane kayıtları, kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. Davalı sigorta vekilinin süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuşlardır. Davacı taraf ise duruşmada yetki itirazının reddi gerektiğini bildirmiştir. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Karayolları Trafik İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde diğer bir yetki kuralı da yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiş, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında da aynı hüküm tekrar edilmiştir. Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar) Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı sigorta şirketinin ...’da bölge ve şube müdürlüğü bulunduğu iddiasına dayanmış olup, mahkememizce ... Ticaret Odasına yazılan yazı cevabına göre davalının ...'da Bölge Müdürlüğünün bulunmadığı bildirilmiştir. Somut olayda yukarıda belirtilen yetki kuralları tek tek değerlendirildiğinde; öncelikle HMK'nun 6. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin HMK'nun 6.maddesi anlamında yerleşim yeri olarak İstanbul ticaret siciline kayıtlı olduğu ve yetkili mahkeme olarak İstanbul Adliyesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yetki kuralı ise: haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre trafik kazasının Mersin'de meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkeme Mersin mahkemeleridir. Yine dava dilekçesine göre davacının yerleşim yeri Mersin adresi olup bu kayda göre de yetkili mahkeme Mersin Mahkemeleri olacaktır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre de; Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının ikametgahı yetki kuralına göre yetkili mahkeme Mersin, kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre yetkili mahkeme Mersin Mahkemeleri, davalı tüzel kişi sigorta şirketinin yerleşim yeri yetki kuralına göre yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesini düzenleyen acentenin bulunduğu yere göre İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle dava konusu uyuşmazlıkta, davacı taraf davalı sigorta şirketinin ...’da bölge ve şube müdürlüğünün bulunduğunu belirterek ... mahkemelerinde dava açmış ise de 2918 sayılı KTK.nın 110. maddesi ile HMK.nın 14/1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde davacının davalının ...’da bulunan şubesinin işleminden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, sigorta şirketinin her şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olarak kabul edilemeyeceği, davalının ...'da bölge müdürlüğünün de bulunmadığı, HMK'nun 16. maddesi gereğince dava haksız fiilden kaynaklandığından zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin Mersin olduğu, yine aynı maddeye göre kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin Mersin olduğu, HMK'nun 6. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinin İstanbul olduğu, Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine göre sigortacının merkezinin bulunduğu yerin İstanbul olduğu, poliçeyi düzenleyen acentanın İstanbul'da bulunması nedeniyle İstanbul (Anadolu) mahkemelerinin yetkili olduğu, tüm bu yetki kuralları bertaraf edilerek kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açılmadığı anlaşıldığından davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile seçim hakkı davalıya geçtiğinden davalının seçtiği yer olan İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davanın mahkememizin yetkisizliği nedeni ile usulden reddine (bkz. aynı konuda ... BAM. 26. HD.'nin 2018/2750 esas 2018/1373 karar sayılı 15.10.2018 tarihli ilamı) süresinde ve istek halinde dosyanın ... .... .... Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN HMK MADDE 116/1-A UYARINCA MAHKEMEMİZ DAVAYA BAKMAKLA YETKİLİ OLMADIĞINDAN USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/02/2026