Bölge Adliye Mahkemesi · Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1388 E. 2026/283 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1388
- Karar No
- 2026/283
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1388 KARAR NO : 2026/283
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP :....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2025 NUMARASI : 2021/1090 Esas-2025/689 Karar (MÜTEVEFFA : .... DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VASİSİ : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin 16/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ....'in maliki ve sürücüsü olduğu ....plaka sayılı aracı ile Samsun ili ..... ilçesi .... mahallesi no:.... önüne geldiğinde yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkil ve 4 yaşındaki oğlu ....'ya çarpması neticesiyle yaralamalı/ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkil velayeti altındaki ....'nın vefat ettiğini, müvekkilin ise duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığını, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile kamu davası açılmış olup yargılamanın halen daha devam ettiğini, müvekkilin yaralanması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 200 TL maddi tazminatın(tazminat olay tarihi olan 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkillin velayeti altında bulunan ....’nın vefatı nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, müvekkilin kendisinde meydana gelen yaralanma ile ilgili yaralanması ile ilgili yaşadığı üzüntü ve elemin bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla 20.000 TL manevi tazminatın 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....’den tahsilini, müvekkilin ....’nın vefatı nedeniyle yaşadığı üzüntü ve elemin bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla 50.000 TL manevi tazminatın 19.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....’den tahsiline karar verilmesini, müvekkillerin dava sonucunda belirlenecek zararının olanaksız hale gelmemesi için davalı ...’in taşınmaz malları,trafikte kayıtlı araçları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin 28/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; henüz ceza dosyasında kusur oranlının tespit edilmediğini, meydana gelen kazada davacının da ciddi anlamda kusurunun bulunduğunu, hatta tam kusurlu olarak değerlendirilmesinin dahi mümkün olduğunu, kaza anı irdelendiği davacının telefonla görüştüğü sırada müteveffanın kısmen bağımsız hareket ettiği ve yoğun şekilde akan trafikte birden yola fırladığının görüleceği, müvekkilin bir kargo şirketinde şoför olarak asgari ücretle çalışmakta ve zor şartlar altında hayatını sürdürmekte olduğunu, işbu yargılama sonucunda çıkması muhtemelen tazminatların müvekkilin ekonomik durumunda ciddi çöküş yaratacağını ve yoksulluğa sebebiyet vereceğini, müvekkil aleyhine tazminatta hükmedilmesi yönünde kanaat oluşursa TBK 52.maddesinin uygulanmasının daha hakkaniyetli olacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekilinin 15/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça başvuru koşullarının yerine getirilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüte düşmesinin de söz konusu olmadığını, müvekkili şirket davacı tarafından 04/02/2021 tarihinde dava konusu talep yönünden açıkça ibra edildiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitinin gerektiğini, 20/02/2019 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e" uygun olarak maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin geçici/sürekli iş göremezlik tazminatı ve beden gücü kaybı gibi giderlerden sorumlu olmadığını, davacının gelirinin resmi belgelerle kanıtlaması aksi takdirde asgari ücret olarak alınmasının gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, davacıya SGK ya da sigorta kolları tarafından bağlanan bir aylık olup olmadığının sorulmasını, müteveffa 4 yaşında olmakla tazminat hesabında yetiştirme giderinin dikkate alınmamasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle müterafik kusur indirimi yapılmasını beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davalı sigorta vekilinin dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunda bulunan davalı .... vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak, sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde yüksek miktarda tazminata hükmedilerek, usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davalı ....'in işleten ve sürücüsü olduğu davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın yaya olan müvekkili ile müvekkilinin oğlu ....'ya çarpması sonucu ....'nın vefat ettiğini, müvekkilinin de yaralandığını ileri sürerek, müvekkilinin yaralanması nedeniyle maluliyete dayalı maddi tazminat ile müvekkilinin çocuğunun vefatı nedeniyle destek tazminatı ve manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının kendisinin yaralanması sebebiyle 13.803,23 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.943,00 TL bakıcı gideri, 25,00 TL tedavi gideri toplam 16.771,23 TL'nin davalı ....'den 19/09/2020 kaza tarihinden, davalı...'den dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının çocuğunun ölümü sebebiyle 1.774.040,99 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının (davalı ....'nin sorumluluğu 180.378,02 TL ile sınırlı olmak üzere ) davalı ....'den 19/09/2020 kaza tarihinden, davalı ...'den dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar davalılar tarafından istinaf edilmiş, davalı sigorta yönünden verilen kesin süre içerisinde harç ve masraflar yatırılmadığından yerel mahkemece ek kararla istinaf başvuru talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, hükme esas alınan kusur ve aktüer raporunun dosya kapsamı ile uyumlu bulunmasına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle yapılan garame hesabına göre karar verilmesinin yerinde olmasına, davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin yasal faiziyle birlikte tazminat bedelinden mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin sigorta teminatı kapsamında bulunmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı sigorta vekili ile davalı .... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı sigorta vekili ile davalı .... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2.Maddi tazminat yönünden; Alınması gerekli 122.330,38 TL harçtan, peşin alınan 6.936,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 115.393,48 TL harcın başvuru yapan davalılardan(sigortanın sorumluluğu 12.851,86 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat yönünden; Alınması gerekli 4.098,60 TL harcın başvuru yapan davalı ....'den alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/02/2026
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/02/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!