İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/931 E. 2026/251 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/931
Karar No
2026/251
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/931 Esas KARAR NO : 2026/251 Karar

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesi özetle; davacı firma ile davalı kurum arasında imzalanmış ... tarihli sözleşmeye göre davacı firma üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş ... tarihinde işin geçici kabulü yapıldığı, davalı kurum davacı firmaya hak edişini eksik vermiş ve fiyat farkını eksik tanzim etmiş eksik tanzim edilen bu hak ediş raporu doğrultusunda ... tarih ... fatura numaralı fatura keşide edildiği, daire idare kötü niyetli davranarak davacı kurumu zarara uğratmış fiyat farkını eksik hesapladığı, davanın kabulüne karar verilmesini davalı kurumun eksik hesaplanan bedellerin tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; Dava fiyat farkından kaynaklandığı iddiasıyla açılan bir alacak davası olduğu ancak iş bu dava ikamesinden önce alacaklı tarafça dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmadan dava açılmıştır. Anılan nedenle davanın usulden reddine hükmedilmesi gerektiği, davacı taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı olarak ...TL fiyat farkı alacağı olduğunu ancak müvekkil belediye tarafından bunun ...TL tespit edildiğini, aradaki fark tutarı olan ...TL zarara uğradığını iddiayla şimdilik ...TL kısmi dava açtığı, Yüklenici firmanın belli başlı iş kalemlerinde özellikle talep ettiği fiyat farkı, hakedişi verildiği tarihlere bakıldığında o yılda yayımlanan Kültür Turizm Bakanlığı Birim Fiyatlarının çok üstünde olması ve bu iş kalemlerine fiyat farkı verilmesi, yüklenicini sebepsiz zenginleşmesi ve kamu zararına yol açmaktadır. Sonuç olarak taraflarca hakediş kabul edilerek imza altına alınmış ve muhasebe işlemleri yapılmış olmakla davacını iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade ederek belirtilen tüm nedenlerle davanın reddini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 6102 Sayılı TTK'nın 16/2.maddesi; " Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. (2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. " hükmünü içermekte olup aynı yasanın 19/2.maddesi ise "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmünü içermektedir. Dava; davacının, davalı ... ...'ndan olan alacak iddiasına ilişkin alacak davası ilişkin olup, davacı şirket tacir ise de, davacı ..., TTK'nın 16/2. maddesi uyarınca tacir değildir. Ayrıca dava konusu TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava türlerinden de değildir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Nitekim, ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Tüm bu açıklamalar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın niteliği gereği mutlak ticari davadan söz edilmesinin mümkün olmadığı, davacının tacir olmadığı, bu hali ile nispi ticari davanın varlığından bahsedilmesinin de mümkün olmadığı, dava konusunun ticari iş niteliğinde olması, diğer bir ifade ile, ticari iş karinesinin davayı ticari dava haline getirmeyeceği açık olup, bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde genel nitelikli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, karar kesinleştiğinde dosyanın daha önce görevsizlik kararı veren ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın istinaf yoluna gidilmeksizin kesinleşmesi halinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesince daha önce görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin, 6100 sayılı HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca görevli mahkemesince takdir edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2026

Katip ... ¸ e-imzalıdır

Hakim ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/931, K. 2026/251, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-931-e-2026-251-k-0b32e8b73fb0