İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/923 E. 2026/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/923
Karar No
2026/625
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/923 Esas KARAR NO : 2026/625 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/12/2025 KARAR TARİHİ : 08/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin Türkiye çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında 06.11.2023 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının, Müvekkili Şirket’te Kıdemli Portföy Yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 31.08.2024 tarihinde sona erdiğini, davalının rekabet etmeme yükümlüğüne aykırı davranması üzerine taraflarınca ... 29. Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalının ihtara karşı cevap vermediğini, arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının...A.Ş.’de çalıştığına dair Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan davalıya ait sigorta dökümünün celp edilmesi ile davanın kabulünü, davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesi’ne aykırı davranması sebebiyle sonrasında artırmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL tutarındaki cezai şartın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın usulüne uygun yapılan tebligata cevap vermediği ve duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle, sözleşmede yer alan cezai şartın tahsili iddiasıyla açılmış tazminat davasıdır. Davacı taraf, davalı ile aralarında 06/11/2023 tarihli hizmet sözleşmesi bulunduğunu, iş akdinin 31/08/2024 tarihinde sona erdiğini ve davalı ile 06/11/2023 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesi bulunduğunu davalının rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek cezai şart talebinde bulunmuştur. 06/11/2023 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin incelenmesinde Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra 2 yıl boyunca işverenin faaliyetini sürdürdüğü iş kolu için geçerli olduğu, işverenin alarm ve görüntüleme sistemleri aracılığıyla bireysel ve kurumsal müşterilere elektronik hizmeti sunduğu ve çalışanın bu iş kolu dışında serbestçe çalışabileceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. TBK 445/1 maddesinde "- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz." hükmü bulunmakta olup taraflar arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde rekabet etmeme yükümlülüğünün 3 yıl olarak belirlendiği ve yer bakımından sınırlamanın ise Türkiye sınırları ile belirlenmiş olduğu görülmüştür. TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başkaca bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır.” (Yargıtay 11.H.D.' nin...E - ... K.sayılı, 16.06.2016 tarihli kararı) Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Dosya Ticaret ve Sözleşme Hukukçusu bilirkişiye tevdii ile; tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılıp, Taraflar arasındaki iş sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan rekabet yasağını ihlal ettiği iddiası ile cezai şart talep edip edemeyeceği hususunda rapor düzenlemelerinin istenilmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu raporda; SGK Uzun Vade Hizmet Dökümü belgesi de incelendiğinde dava dilekçesinde ifade edilen aynı faaliyet konusunda hizmet veren ... A.Ş.'de aynı pozisyonda çalıştığı iddiasını destekler nitelikte bilgilerin bulunmadığı tespit edilmektedir. Davalının davacı şirket dışında güvenlik hizmetleri alanında faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmadığı görülmektedir. Dosyanın mevcut hali itibariyle davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde aynı faaliyet konusunda hizmet veren başka bir firmada benzer bir pozisyonda çalıştığı iddiasının bu aşamada ispatlanamadığı kanaatine varılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde hukuka uygun şekilde rekabet yasağı düzenlemesini yapıldığı, Ancak dosyanın mevcut hali itibariyle davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde aynı faaliyet konusunda hizmet veren başka bir firmada benzer bir pozisyonda çalıştığı iddiasının bu aşamada ispatlanamadığı yönünde rapor ibraz edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve davalının SGK kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalının taraflar arasındaki 06/11/2023 tarihli rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığına yönelik davacı iddiasının ispata muhtaç olduğu, davalının yeni işinin davacının iş kolu ile aynı olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/07/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/923, K. 2026/625, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-923-e-2026-625-k-77edb7274552