İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/918 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/918
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/918 Esas KARAR NO :2026/10
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:10/12/2025 KARAR TARİHİ:12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 03.05.2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan ..., 502 Sokak, No:6 .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 17.281,94-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 17.281,94-TL hasar bedeli ile 1.969,43-TL işlemiş faiz olarak toplam 19.251,37-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davanın itirazları yersiz olup reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 5.488,08-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... 4646 Sayılı Kanuna göre, İstanbul genelinde doğalgaz dağıtım ve satış faaliyetini yürüten, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, icra ödeme emri ve dava dilekçesini takiben yapılan araştırma da 03.05.2025 tarihinde, ..., 502. Sokak, No:6 ... adresinde çalışma yapılmadığı cevabının verildiğini, dava konusu adres için ... kayıtlarında bir çalışma kaydının bulunmamakta olduğunu, İBB Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğü ve İlçe Belediyesine yazılacak yazı ile 03.05.2025 tarihinde, ..., 502. Sokak, No:6 ... adresi için çalışma ruhsatı alınıp alınmadığının ruhsatsız çalışma yapılması suretiyle de bir çalışma olup olmadığı sorulması ile ... Yapı Denetim ve Koorsinasyon Müdürlüğü yazısı çerçevesinde çalışma yapılmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın usul ve esastan reddine, yargı masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, haksız fiil nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, hasarın davalının kusurundan kaynaklanan bir sebebe bağlı olarak meydana gelip gelmediği ve zarardan davalının sorumlu olup olmadığı konusundadır. Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Müdürlüğü' nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Dava konusu hakkın (mesela alacağın) gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkündür. Dava konusu yapılan hakkın ve buna karşı ileri sürülen savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları konusunda mahkemeye kanaat verilmesine ispat denir. Davacı davasında ne kadar haklı olursa olsun davasını dayandırdığı vakıaları ispat edemez veya ispat eder de davalı bunun aksini ispat ederse davayı kaybeder. Deliller ise ispatın konusu olan maddi vakıaların ispatında kullanılan vasıtalardır. İspat yükü ise 6100 sayılı HMK m. 190/1 ve 4721 sayılı TMK m. 6 hükümleri uyarınca kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı tarafça dosyaya sunulan hasar tespit tutanağında adresin ..., 502 Sokak, No:6 .../İstanbul olarak yazıldığı bu konuda ... Belediye Başkanlığı' na yazılan müzekkere cevabında, dava konusu ..., 502 Sokak, No:6 .../İstanbul adresinde herhangi bir doğal gaz altyapı kazı çalışmasının bulunmadığı belirtilmiştir. ... Belediye Başkanlığı' nın mahkememize sunmuş olduğu 18/08/2025 tarihli cevabi yazısı, davalı vekilinin, müvekkili şirketin dava konusu yerde belirtilen tarihte kazı çalışmasının bulunmadığını belirtmesi, davacı vekili tarafından dava konusu yerde kazı çalışmasının davalı tarafından yapıldığı/yaptırıldığı iddia edilmiş ve buna ilişkin hasar tespit tutanağı formu, hasar süreci bilgilendirme formu, bir adet sadece boruların göründüğü bir fotoğraf sunmuş ise de, söz konusu formların tek taraflı olarak davacıya bağlı çalışanlar tarafından tutulduğu, davalıya ilişkin herhangi bir çalışanın tutanakta yer almadığı, tutanak ve formda hasarın sebebinin ve ne şekilde oluştuğunun dahi belirtilmediği, fotoğrafta kazı çalışmasının kim tarafından yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı tarafından dava konusu bölgede kendileri tarafından kazı çalışmasının yapılmadığının savunulduğu, anlaşılmış olup yukarıda da ifade edildiği üzere hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun kanıtlanması HMK 190. ve TMK 6. maddelerine göre davacıya ait olup, davacıya ait kablolarda meydana gelen zararın davalı şirket tarafından meydana getirildiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL' den düşümü ile bakiye kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 5.488,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, verilen (6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesi uyarınca) KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı.12/01/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır