İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/771 E. 2026/55 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/771
Karar No
2026/55
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/771 Esas KARAR NO :2026/55

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/10/2025 KARAR TARİHİ:26/01/2026 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... E. ... K. SAYILI DOSYASI DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Taraflar arasında 01/09/2023 tarihinde Bakım ve Destek Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 2. Maddesinde davacı tarafından davalının faaliyetlerinde ihtiyacı olan teknolojilere ilişkin; bakım, destek ve danışmanlık hizmetleri vereceğinin kararlaştırıldığını, bu hizmetlerin de davalı lokasyonunda bulunan mevcut ağ ve ağ güvenliği donanım ve altyapısı için sözleşmenin 4. Maddesinde belirtilen koşullar içerisinde tedarik edilmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından davacıya sözleşmede yer alan hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, yine sözleşmenin on iki ay süre ile düzenlendiğini ve tarafların sözleşme süresinin bitiş tarihinden otuz gün öncesinde sözleşmenin fesih edildiğine dair yazılı bir bildirimde bulunmadıkları takdirde sözleşmenin süresi otomatik olarak bir yıllık süre ile devam edeceğinin yazılı bulunduğunu, sözleşmenin 9.1. Maddesinde sözleşmenin fehsine ilişkin yazılı bildirimin noter vasıtasıyla olması halinde geçerli olacağının kararlaştırıldığını, davalının 09/08/2024 tarihinde gönderdiği e-posta ile 01/09/2024 tarihi itibariyle tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeyi feshettiğini ve ayrıca davalının bildirimi de sözleşmenin on iki aylık sürenin dolmasından 23 gün önce gerçekleştirdiğini, davalının sözleşmede yazılı şekilde fesih yapılmaması sebebiyle sözleşmenin 01/09/2025 tarihine kadar uzadığını, davalının KDV talebinde bulunamayacağını çünkü 6.4. Maddede sözleşme bedeline KDV dahil olmadığının kararlaştırıldığını, cezai şart alacağının hesaplanmasında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde fesih öncesi geçerli olan en son tarihli sözleşme bedeli ise tam aylık hizmete denk gelen 60.000,00-TL+%20 KDV=72.000,00-TL ve tam yıllık hizmete denk gelen 720.000,00-TL+%20 KDV=864.000,00-TL olduğunu, tüm bu nedenlerde müvekkilince davlıya .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 16/10/2024 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarnamede sözleşmenin yıllık KDV dahil bedellerine denk tutardaki cezai şart alacağının ihtarnamenin tebliği tarihi itibariyle 2 takvim günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek; haksız olarak feshedilen sözleşmenin 8.2. maddesinde belirlenen cezai şart tazminatının tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000-TL'nin; .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 18/10/2024 tarihinden itibaren, TCMB tarafından ilan olunan "Bankalarca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları" uyarınca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte veya sayın mahkeme aksi kanaatte ise 18.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Tarafların dava konusu sözleşme süresinde sürekli iletişim halinde olduğunu, daha önce müvekkili şirketinde çalışan ...'in firmalardan bir takım maddi destekler aldığı şeklinde iddialar nedeniyle müvekkili şirketten ayrıldığını, hizmetin ifasında aksaklıklar yaşandığından yönetsel olarak davacı ile çalışmama kararı aldıklarını, bu hususta müvekkili şirket müdürünce davacı yanla mail üzerinden iletişime geçildiğini ve aksaklıkların bildirildiğini ancak davacının tarafları ile iletişime geçmediğini, bahsi geçen mailde cezai şarttan bahsedilmediğini ve mailde imza süreci için ofise gelmelerini beklediklerini bildirdiklerini, diğer yandan davacının iyiniyetli olmadığını, davacının sözleşme öncesinde sözleşme taslağını müvekkiline gönderdiğini ancak daha sonradan müvekkili açısından değişiklikler yaptığını, sözleşmenin bu suret ile baskı altında imzalandığını, davacının sözleşmenin usulüne aykırı olarak feshedildiğini iddia ettiğini ancak müvekkili yetkilisince gönderilen e-mailde sözleşmenin süresi sonunda sona ereceğinin bildirildiğini, sözleşmeye ilişkin olarak sözleşmenin 8. maddesinde feshe ilişkin düzenlemeler bulunduğunu ancak bu maddelerin hukuk tekniği açısından kavram karmaşası yaşattığını, sözleşmenin TBK/393 vd. maddelerinde düzenlenen hükümlerle çeliştiğini, ayrıca davacının tazminat talep edemeyeceğini çünkü tazminatın ortada bir zarar olduğu durumlarda talep edilebileceğini, bu nedenle ortada bir zarar var ise ispatlaması gerektiğini, son olarak davacının sözleşmenin 8.3. maddesinde cezai şart düzenlenmediğinden cezai şart talep edemeyeceğini iddia ederek; davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Davacı Vekilinin Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında 10.10.2022 tarihli "Bakım ve Destek Sözleşmesi" akdedildiğini, iş bu sözleşmenin 2. Maddesinde davacı tarafından davalı tacirin faaliyetlerinde ihtiyacı olan ve detayları sözleşmenin EK-1’inde belirtilen bilgi teknolojilerine ilişkin; bakım, destek ve danışmanlık hizmetlerinin, davalı lokasyonunda bulunan mevcut donanım ve yazılım altyapısı için Madde 4’te belirtilen koşullar içerisinde tedarik edilmesi karşılığında, davalı tarafından davacıya işbu sözleşme’de yer alan hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, sözleşmenin EK-1', incelendiğinde davacı tarafından davalıya sunulan ticari hizmetlerin "Sanallaştırma ..." ve "Yedekleme ..." olduğunun görüldüğünü, sözleşmenin 8.1. Maddesi uyarınca sözleşmenin 12 ay süre ile düzenlendiğinin ve sözleşmenin bitiş tarihinden 30 gün öncesinde sözleşmenin fesih edildiğine dair yazılı bildirimde bulunulması gerektiğinin kararlaştırıldığını, aksi halde sözleşmenin bir yıl süre ile uzatılmış sayılacağını, davalının e-posta yolu ile 11/09/2024 itibariyle tek taraflı irade beyanı ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin bir yıl süre ile 10.10.2024 tarihine kadar uzadığını, davacının fesih gerekçesindeki olarak gösterdiği belgeleri tarafları ile paylaşmadığını, ayrıca fesih bildiriminin sözleşmenin aksine noter vasıtasıyla sağlanmadığını ve 29 gün önceden bildirim yapıldığını, diğer yandan sözleşmenin 6.4. Maddesinde sözleşme bedeline KDV'nin dahil olmadığının kararlaştırıldığını, bu nedenle cezai şart alacağının hesaplanmasında taraflar arasındaki ticari-sözleşmesel ilişkide fesih öncesi geçerli olan en son tarihli sözleşme bedeli ise tam aylık hizmete denk gelen 65.000,00-TL+%20 KDV=78.000,00-TL ve tam yıllık hizmete denk gelen 780.000,00-TL+%20 KDV=936.000,00-TL'nin esas alınması gerektiğini, son olarak tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilince davalıya .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve cezai şart bedelinin taraflarına ödenmesinin ihtar edildiğini ancak ödemenin yapılmadığını iddia ederek; haksız ve hukuka uygun olmayarak feshedilen sözleşmenin 8.2. maddesinde belirlenen cezai şart tazminatı tutarının davalıdan tahsili adına HMK m.109 kısmi dava olarak 100.000-TL'nin .... Noterliği ... yevmiye numaralı ve 16.10.2024 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 18/10/2024 tarihinden itibaren, TCMB tarafından ilan olunan "Bankalarca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları" uyarınca bankalarca Türk Lirası mevduatına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte veya mahkeme aksi kanaatte ise 18/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: -.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası -Asıl dosyaya davacı vekili tarafından sunulan; 01/09/2023 tarihli Bakım ve Destek Sözleşmesi, mail yazışmaları; 72.000,00-TL bedelli 3 adet fatura sureti, .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -Birleşen dosyaya davacı vekili tarafından sunulan; 10/10/2022 tarihli Bakım ve Destek Sözleşmesi, mail yazışmaları; 78.000,00-TL bedelli 4 adet fatura sureti, .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi -Davalı vekili tarafından sunulan; mail yazışmaları -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanakları -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dosya yönünden dava, usulüne uygun olmayan fesihten doğan cezai şart istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen dava dosyaları kapsamında, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ayrı ayrı akdedilen bakım ve destek sözleşmesi kapsamında davalı tarafça mail yoluyla gerçekleştirilen bildirim usulünün sözleşmeye uygun olup olmadığı, noter ihtarı yerine yazılı bildirimin geçerlilik şartına vücut verip vermediği, fesih geçersiz ise davacının cezai şart talep edip edemeyeceği ve miktarına ilişkindir. Feshin gerçekleştirildiği zaman itibariyle taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl dosya kapsamındaki bakım ve destek sözleşmesi 01/09/2023 tarihinde 12 ay süre için imzalanmıştır. Sözleşmenin Süre ve Fesih başlıklı 8. maddesi; 8.1. İşbu sözleşme taraflarca imzalandığı tarihten itibaren on iki (12) ay süre ile geçerlidir. Taraflar sözleşme bitiş tarihinden otuz (30) gün öncesinde, sözleşmenin fesih edildiğine dair yazılı bir bildiri yapılmadığı takdirde, iş bu sözleşme 6.1 maddesi gereğince kendiliğinden birer yıllık süreler ile devam edecektir. 8.2. Taraflardan herhangi biri sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshetmek istediği takdirde, tazminat olarak karşı tarafa bir (1) yıllık KDV dahil bakım bedeli kadar tutarı, ayrıca peşinen ödemeyi kabul eder. Sözleşmenin ihbarlar ve Tebligat başlıklı 9. maddesi; 9.1. İşbu sözleşmeye ilişkin olarak yapılacak (fesih bildirimi haricindeki) her türlü ihbar, talep ve diğer bildirimler, Tarafların aşağıda belirtilen adreslerine iadeli taahhütlü posta yahut elden teslim suretiyle veya tarafların aşağıda belirtilmekte olan numaralarına faks gönderilmesi suretiyle yapılacaktır. İş bu sözleşmenin feshine ilişkin bir bildirim noter vasıtası ile yapılmakla geçerli bir tebligatın hükümlerini doğuracaktır." şeklinde düzenlenmiştir. Birleşen dava konusu sözleşme de 10/10/2022 tarihli olup yukarıda bahsedilen maddeleri aynı şekilde ihtiva etmektedir. 6102 sayılı TTK'nun "Tacir olmanın hükümleri" başlıklı 18/3. maddesinde;"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmü düzenlenmiştir."TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır." (Y. 11. HD. 06.04.2021 T. 2020/4077 E. 2021/3351K.) Fesih bozucu yenilik doğuran, tek taraflı irade beyanıdır ve karşı tarafa varmakla sonuçlarını doğurur. Tacirler arasındaki fesih bildirimi TTK 18/3 maddesinde düzenlenmiş ve fesih beyanı içeren ihtar veya ihbarların bildirim şekilleri geçerlilik değil de ispat şartı olarak belirlenmiştir. Bunun yanında taraflar sözleşmede ihbar veya ihtar usullerini düzenleyebilir ve bu şekilde bildirim usullerini geçerlilik şartı olarak kararlaştırabilirler. TBK 23. maddesi; "Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır." şeklindedir.

Anılan yasal, sözleşmesel ve içtihadi düzenlemeler de gözetilmekle birlikte somut olaya gelindiğinde; Uyuşmazlığın çözümünde davalıdan sadır beyanın sözleşmeyi feshe yönelik olup olmadığı, hukuki niteliği ve geçerliliğe yönelik şekil şartının bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Davalı yan asıl davadaki 01/09/2023 tarihli Bakım ve Destek Sözleşmesinin yenilenmeyeceğini 09/08/2024 tarihinde; 10/10/2022 tarihli sözleşmenin yenilenmeyeceğini ise 11/09/2024 tarihinde gönderdiği e-mail ile davacı yana bildirmiştir. Davacı yan sürelerin 23 ve 29 günlük süreler ile bildirimin noter kanalıyla yapılmamasından dolayı cezai şart talep etmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmelerde, hizmet süresi 12 ay olarak belirlenmiş, sözleşmelerin süresinin bitiminden itibaren bir yıl süreyle yenilenmemesi hali için de yazılı bir bildiri ile feshedilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyi takip eden ihbar ve tebligata dair maddede ise feshin noter aracılığıyla yapılması geçerlilik şartı olarak belirlenmiştir. 8. maddede yenileme ve sebep göstermeksizin fesih hali ele alınırken 9. maddede sadece fesihten bahsedilmiş ve aslında fesih ibaresine birden fazla anlam yüklenmiştir. Şöyle ki, 8 (1). maddede, henüz süresi başlamayan, taraflar arasında hüküm ifade etmeyen, yenilenmeyen sözleşmede, başlamamış dönemin fesih yoluyla sona eridirilmesinden söz edilmektedir. Burada olsa olsa sözleşmenin yenilenmeyeceğine, hukuki ilişkiye devam edilmeyeceğine, sözleşme süresinin sona erdiğine dair tek taraflı beyan söz konusudur. Buna karşın, 9. maddede, doğrudan sözleşmenin feshedilmesi ve usulünden bahsedilmektedir. Yine anılan madde geçişlerinde, yenilememeye yönelik aranan fesih beyanı "yazılı bir bildiri" iken devamında sözleşmenin tümden feshine yönelik "noter" bildirimine yerini bırakmıştır. Diğer bir deyişle, sözleşmenin 8. ve 9. maddelerinde farklı hukuki sonuca yönelen her iki irade beyanından fesih olarak söz edilmiş, yerine getirme usulünde bu suretle kavram karmaşası ve çelişki oluşmuştur. Dosya kapsamından sözleşmelerin davacı yan tarafından önceden hazırlandığı, davalı yanın sunduğu değişiklik talebine rağmen (8. maddeki yenilemenin karşılıklı anlaşmaya dayalı olmasına dair) müzakerenin sonuçsuz kaldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla birden fazla sözleşmede aynen geçen ilgili hükümler genel işlem koşulu niteliğinde olup hükmün açık ve anlaşılır olmaması, gün bakımından öngörülen sürelerin nasıl hesaplanacağının belirli olmayışı düzenleyen davacı aleyhine ve davalı lehine yorum yapılmasını gerektirmiştir. Bu kapsamda davalının, hukuki niteliği fesih olmayan, yenilememe iradesine dair yazılı bildirimlerinin geçerli olup davalı lehine sonuç doğurduğu, bu bildirimi fesih diye nitelendirip 30 günlük önele bağlayan sözleşme hükmünün ise davacı aleyhine yorumlanması gerekip tek taraflı belirlenen süreye itibar etmemek gerektiği anlaşılmıştır. Bunun yanında davacının bu davadan muradı usulüne uygun fesih yapılmamasından kaynaklı beklenen menfaatidir. Diğer bir deyişle davacı aslında bildirimler süresinde ve usulünce yapılsaydı sözleşmenin 6.1 maddesindeki ücret için haklı beklentiye girmeyeceğini iddia etmektedir. Davacının makul süre öncesinde sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bilinmesinde menfaati bulunmakla beraber yazılı bildirim ile bu menfaat sağlanmıştır. Sözleşmenin niteliği, süresi ve içeriği karşısında bildirimlerin 23 ve 29 gün öncesinde yapılması da makul ve yeterlidir. Yine feshe yönelik kavram karmaşası ve sürelerin hesabındaki belirsizliğin, aleyhine yorum yapılacak davacıdan sadır olduğu, kaldı ki süre başlangıç ve bitişinde tereddüt olsa da bildirimden itibaren süreyi, bir günlük farkla, 29 veya 30 gün saymanın davacının beklenen menfaatini etkileyemeyeceği, aksinin hakkın kötüye kullanımına vücut vereceği anlaşılmış, açıklanan gerekçelerle, asıl ve birleşen davaların reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve birleşen davanın reddine, 2-Asıl Dava Yönünden (.... ATM'nin ... E.); Alınması gereken 732,00-TL maktu harcın 1.707,75-TL peşin harçtan düşümü ile artan 975,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Birleşen Dava Yönünden (.... ATM'nin ... E.); Alınması gereken 732,00-TL maktu harcın 1.707,75-TL peşin harçtan düşümü ile artan 975,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Birleşen ve asıl dava yönünden arabuluculuk görüşmeleri tek dosya üzerinden sağlanmış olmakla; 6325 sayılı kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/771, K. 2026/55, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-771-e-2026-55-k-4751a5a3f4d9