İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/911 E. 2026/411 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/911
Karar No
2026/411
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/911 Esas KARAR NO : 2026/411

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2020 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirket tarafından ticari satımdan kaynaklanan alacağı nedeni ile davalı aleyhinde Bakırköy ...... İcra müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket takibe itiraz ettiği takibin durdurulduğu, arabuluculuk sürecinde anlaşamadıklarını, müvekkil şirketin alacağı fatura, ticari defter kayıt belgelerle sabit olduğu, davalının itirazı tamamen alacağı geciktirmeye yönelik kötü niyetli olarak yapıldığını, davalının vermiş olduğu 60.000,00TL lik çek de karşılıksız çıktığı iade edildiği, müvekkili şirketin alacağı likit belirli olduğundan itirazında haksız olan davalı şirketin %20 den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının .... Plastik Ve Sünger Sanayi Ticaret Anonim Şirketi borçlunun .... Tasarım Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 173.484,43TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari alacak istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle, ticari satımda kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, 60.000 TL 'lik çekin karşılıksız çıktığını, icra takibine itirazın iptali ile kötüniyet tazminat talebinde bulunduğu, Davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde aradaki ticari ilişkiden kaynaklı bir takim ticari satış işlemleri gerçekleştirildiğini, bunların bedellerinin ödendiğini, faturalar konusunda davacı yan ile davalı arasında ihtilaf bulunmadığını, çekin karşılıksız kaldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın bir takım işler eksik ve ayıplı ifa ettiği, bu işlerin bedelinin talep edildiği, davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ayıptan ari şekilde emtia teslim edip etmediği, teslim edilmiş ise satım bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, emtianın ayıplı olması halinde süresinde bu durumun tespit edilerek satıcıya ihbar edilip edilmediği, taraflar arasında icra takibine konu faturalar nedeniyle Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebine ilişkin olduğu, Mali müşavir ......'den kaldırma kararından önce rapor alındığı, raporun denetime elverişli olduğu, davacı 2016-2017-2018-2019-2020 yıllarına ilişkin ticari defterinin lehine delil teşkil ettiği, davalının 2016-2017-2018-2019-2020 yılı ticari defterinin lehinde delil teşkil ettiği, 2018 yılı ticari defteri yevmiye kapanışının davalı tarafça bilirkişi raporundan sonra sunulduğu, davacı ticari defterinde davalıdan 173.484,43 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterlerinin 2016-2017-2018 yılları bakiyelerinin aynı olup bu yıllara ilişkin mutabakatsızlığın olmadığı, 2019 yılında davacı kayıtlarında 13 adet faturanın olduğu, ocak ayı 6 adet fatura miktarının, şubat ayı bir adet faturanın, mayıs ayı iki adet fatura toplamının toplamı olmak üzere 9 adet faturanın BA ve BS sınır üstünde olduğu, 2019 yılı mart ayı, 2019 yılı 7. Ve 10. Aylar faturasının ba -bs sınırı bildirim dışında kaldığı, tarafların 2019 yılı BA ve BS kayıtlarında 9 adet karşılıklı fatura bildiriminin olduğu, davacı kaydında 30.04.2019 tarihli ASN çekin iadesinin davalı hesabına borç olarak düşüldüğü, davacı defterinde toplam 173.484,43 TL alacağın bulunduğu, davalı defterinde ise 113.484,39 TL olarak davacıya borcunun bulunduğu, tarafların birbirleri ile alım satım mal teslimi konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, farkın 60.000TL'lik çekten kaynaklandığı, Mahkememizce yapılan ilk yargılamada davanın tam kabulüne karar verildiği bu kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin DOSYA NO: ....., KARAR NO: .... sayılı ilamında; "Davalı vekili, soyut olarak emtiada ayıp bulunduğunu savunmuş ise de emtiada ayıp bulunduğuna ilişkin somut bir tespit ile bu durumun satıcıya bildirildiğine ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Tarafların tacir olması nedeniyle TTK'nın 23.maddesine göre işlem yapılması gerekmektedir. Davacı vekili Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile 173.484,43 TL cari hesap alacağın tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, itiraz ve itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davacı ve davalının ticari defterlerinde inceleme yapılması için karar verilmiştir. Tarafların ibraz ettiği ticari defterler mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenerek alınan raporun incelenmesinde; davacı tarafından satılarak teslim edilen emtia bedeli konusunda her iki tarafında ticari defterinin bir birini doğruladığı, her iki taraf defterine göre davacının teslim ettiği mal ve hizmet karşılığı 173.484,39 TL alacaklı olduğu, ancak davacı defterinde kayıtlı olan 60.000 TL bedelli çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı tarafından davalıya teslim edilmesine ilişkin davalı defterinde kayıt bulunmadığından, davalı defterine göre alacak miktarının 113.484,39 TL olduğu belirlenmiştir. Bu kayıtlara göre, davacını satım konusu emtiayı davalıya teslim ettiği, emtiayı temsil eden faturaların da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca mahkemece getirtilen tarafların BA ve BS formları bir birini doğrulamaktadır. Davalının, davacıdan satın aldığı faturaları alarak ticari defterlerine kayıt etmesi ve bu faturaları ilgili vergi dairesine bildirmesi karşısında, artık emtianın teslim edilmediğinin savunulması mümkün değildir. Satım sözleşmesine konu bir eşyada ayıp ve eksik bulunması halinde izlenecek yol TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup, alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davalı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı).TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davalı tarafından ödeme amacıyla verilen ve bankaya takas aracılığıyla ibraz edilen çek bedelinin davalı tarafından elden ödenip ödenmediği ihtilaf konusudur. Çek bir ödeme vasıtası olup kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinde de davalı satın aldığı emtia için 60.000 TL bedelli çek vermiştir. Ancak kıymetli evrakın verilmesi başlı başına borcun ödendiği anlamına gelmez ayrıca kıymetli evrak borcunun ödenmesi de gerekmektedir. Çekte muhatap bir banka bulunduğu için kural olarak çek bedelinin bankada hazır edilmek suretiyle ödenmesi gerekmektedir. Davalı ..... Şubesine ait ..... seri nolu keşidecisi davalı ..... Tasarım San Ve Tic Ltd Şti olan 30.04.2019 keşide tarihli 60.000 TL bedelli çeki, satım bedelinin ifası amacıyla davacıya teslim etmiştir. Çekin lehtarı davacı şirket olup çekin muhatap bankaya takas aracılığıyla ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı anlaşılmıştır. Dava konusu çekin karşılığında banka hesabından para ödenmediği anlaşılmaktadır. Çekin keşidecinin veya muhatap bankanın elinde olması kural olarak çek bedelinin ödendiğini göstermektedir. Bu itibarla çek aslının muhatap bankada veya takas bankasında bulunup bulunmadığının belirlenmesi, çek aslı bankada bulunuyorsa bu durumun ödemeye karine teşkil ettiği; çekin davacı tarafından bedelsiz olarak bankaya verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmaması halinde, çekin bankada bulunmasının keşidecinin ödemesine karine teşkil ettiği dikkate alınmalıdır. Zira bir kambiyo senedinin borçlu elinde bulunması ödemeye karine teşkil edeceğinden davacının iddiasına konu çeklerin alacaklı tarafından kendisine geri verildikten sonra bankaya iade edilip edilmediği, başka bir anlatımla çeki bankaya iade edenin borçlu olup olmadığı hususları yeniden araştırılarak yapılacak inceleme sonunda tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere" kararın kaldırılmasına karar verdiği, Kaldırma kararından sonra bankalara yazı yazıldığı, gelen yazı cevaplarından uyuşmazlık konusu 60.000TL bedelli çekin dava dışı ..... KİMYA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ (VKN: .....) tarafından 27/11/2018 tarihinde ibraz edildiği, 07/05/2019 tarihinde takastan karşılıksız olduğundan ödenmediği ve 09/05/2019 tarihinde müşteriye iade edildiği tespit edildiği, ..... Şirketi'nin davacı şirketten sonraki ciranta yani yetkili hamil olduğunun anlaşıldığı, Somut olayın incelemesinde, taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı ticari defterinde davalıdan 173.484,43 TL alacaklı olduğu, davalı defterinde ise 113.484,39 TL olarak davacıya borcunun bulunduğu, tarafların birbirleri ile alım satım mal teslimi konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, farkın 60.000TL'lik çekten kaynaklandığı, BAM kaldırma karar içeriğinde dikkate alınarak çeki ibraz eden kişinin davacı taraf olmadığı, dava dışı Ürosan şirketi olduğunun tespit edildiği, Kaldırma kararında belirtildiği üzere; çekin keşidecinin veya muhatap bankanın elinde olmasının kural olarak çek bedelinin ödendiğini gösterdiği, çek aslının muhatap bankada bulunduğu, çek aslının bankada bulunması sebebiyle bu durumun ödemeye karine teşkil ettiği; çekin davacı tarafından bedelsiz olarak bankaya verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığından 60.000TL bedelli çekin davacının 173.484,43 TL'den mahsup edildiği, davacı bankanın, davalıdan talep edebileceği alacağın 113.484,43 TL olduğunun tespit edildiği davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığından ayıp definin ileri süremeyeceği gibi BAM kaldırma kararında da ayıp savunmasının soyut olduğunun değerlendirildiği, davalı defterinde de borç miktarının 113.484,43 TL olduğu, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin, 113.484,43 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, Devamına karar verilen 113.484,43 TL alacağa takipte belirtilen %10 avans faiz oranını aşmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2- Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile 113.484,43 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-davalının kötüniyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından reddine 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.752,12.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 2.095,27 TL peşin harcın ve 867,42 TL icra peşin harcının mahsubu ile eksik kalan 4.789,43.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 54,40.-TL başvurma harcı ile 2.095,27.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 236,8 TL posta masrafı ve 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.036,80.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 678,17.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 50.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 32,70.-TL'sının davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 10-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 863,41.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/911, K. 2026/411, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-911-e-2026-411-k-6d06cfcfd47c