İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/900 E. 2025/1063 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/900
Karar No
2025/1063
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/900 Esas KARAR NO : 2025/1063

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında 01.05.2023 tarihinde imzalanmış olan Taşınmazın Satılması Hakkında Aracılık Hizmetleri Sözleşmesine göre sözleşmede belirtilen ve tapuda İstanbul İli ... İlçesi ... ada 1 parselde kayıtlı ... Caddesi ...Büyükçekmece/İstanbul adresinde bulunan iki adet bağımsız bölüm villa nitelikli gayrimenkulün bir adedi 15.000.000 TL den toplamda 30.000.000 TL bedel ile satış ve pazarlamasına aracılık etmek üzere anlaşma sağlandığını, müvekkili sözleşme imzalanmasına müteakip derhal villaların satış ve pazarlanmasına aracılık etmek üzere tellallık faaliyetlerine başlamış olduğunu, gayrimenkullere ilişkin satış ilanları vermiş olduğunu, ilanlar ve afişler bastırmış olduğunu, sosyal medya reklamları verdiğini ve gayrimenkulün satımına aracılık etmek üzere birçok müşteri getirdiğini, müvekkili tarafından yapılan bu gayrimenkul tellallık faaliyetlerine rağmen davalı, sözleşmenin 5.1,5.2, 5.3, 5.4,5.5,5.6,5.7,5.8 maddelerine aykırı eylemlerde bulunarak gayrimenkulün satışına ilişkin müvekkilinin faaliyetlerini engellemiş olduğunu, satış, ilan ve afişlerini kaldırdığını, gayrimenkulün satış ve pazarlamasına ilişkin kendi afiş ve ilanlarını asmış olduğunu, satış için gelen müşterilerle satış aşamasında sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini artırmış olduğunu ve sözleşmeye açıkça muhalif olarak başkaca gayrimenkul tellalları ile satış ve pazarlama faaliyetleri yürütmek üzere sözleşme imzaladığını, davalı şirketin sözleşme şartlarına aykırı davranışı TTK md 18/2 "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." amir hükmüne de uygun olmadığını, davalı şirketin, villaların satımı hususunda anlaşmış olduğu ve kabul ettiği hükümlere öncelikle basiretli tacir olması sebebiyle uygun davranma mecburiyetinde olduğunu, 01.05.2023 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin 6.maddesi uyarınca 300.000 TL satıcı hizmet bedeli ile alıcı hizmet bedelinin 25.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkiline verilmesine, davanın kabulüne, yargılama masrafları ile harç ve giderlerle vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar, 13/05/2025 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak dosya üzerinden inceleme yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. HMK 2/1. maddesine göre, "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." HMK'nın 1.maddesine göre görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesinde , bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. Maddesinin ikinci fıkrasında , bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. Maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. Maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. Maddesi hükmünce de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. Maddesinde de önce 17. Maddeye gönderme yapılarak , Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2024/1599 Esas, 2025/258 Karar sayılı ilamında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda davacı, otoyol geçiş hizmeti nedeniyle alacak talebinde bulunmuş olup dosya kapsamına ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, ticari işletme kaydının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu , taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." (aynı yönde İstanbul BAM 37.HD. 2023/3154 Esas, 2024/999 Karar, İstanbul BAM 37.HD. 2023/1889 Esas, 2024/371 Karar sayılı ilamları) Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış, VUK 176-177. Maddesi gereğince davacının işletmesinin tacir işletmesi mi esnaf işletmesi mi sınırlarında kaldığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, vergi dairesi tarafından verilen müzekkere cevabında davacının ikinci sınıf tüccar sayıldığı ve işletme hesap özeti tuttuğu bildirilmiştir. Bilindiği üzere VUK 176-177. Maddesi gereğince işletme esasına göre ticari defter tutulması durumunda ilgili kişi tacir olarak kabul edilemeyecek olup, tacir olanların bilanço esasına göre defter tutmasının gerektiği, işletme esasına göre defter tutanların ise VUK 176-177. Maddesi gereğince esnaf statüsünde olduğu anlaşılmakla davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafça 01/05/2023 tarihli taşınmazın satılması hakkında aracılık hizmet sözleşmesine dayalı olarak tazminat davası ikame edilmiş olup, Kağıthane Vergi Dairesi Müdürlüğünün 01/10/2025 tarihli cevabi yazısından, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın tacir olması gerektiği, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Büyükçekmece 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Büyükçekmece 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karar altına alınmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme tespit edildiğinde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/10/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/900, K. 2025/1063, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-900-e-2025-1063-k-a0f2a4ef22d5