İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/892 E. 2026/280 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/892
Karar No
2026/280
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/892 KARAR NO : 2026/280

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/10/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı tarafından, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü - ... E. sayılı dosya aracılığı ile başlatılmış bulunan icra takibine karşı, yetki itirazında bulunulmuş ise de, bu yetki itirazının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, zira icra takip dosyasının incelenmesi ile de görüleceği üzere, söz konusu takip alacağının nedeninin; 08.03.2024 tarihinde "Güngören/İstanbul"da meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, HMK’nin 16. maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilecek olup, bir dava için bu şekilde birden fazla yetkili mahkeme/icra dairesi bulunması halinde, davacı/takip alacaklısı, bu mahkemelerden/icra dairelerinden herhangi birisini tercih etmek hususunda bir seçimlik hakka sahip bulunduğunu belirterek Bakırköy .... İcra Müdürlüğü - ... E. sayılı dosyadan başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı, sigortalısının tabelasının zarar gördüğünü, poliçe kapsamında ödeme yaptığını, halefiyet ilkesi gereği rücu hakkı olduğunu iddia ederek huzurda görülen itirazın iptali davasını açtığını, davacının, dava dilekçesinde dayanak icra takibine yönelik yetki itirazlarının haksız olduğunu, davanın esasının haksız fiil olduğunu, dolayısıyla, yetkili icra dairesinin ve mahkemenin haksız fiilin vuku bulduğu yer icra dairesi ve mahkemesi olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın iş bu iddialarına itiraz ettiklerini ancak, mahkememiz aksi kanaatte olacak olsa bile davalı şirketin, davacının sigortalısına yönelik haksız bir fiili olmadığının ortada olduğunu, bu sebeple görev ve husumete itiraz ettiklerini belirterek görev, Husumet ve dava şartı yokluğu itirazlarımızın kabulüyle davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçluların ... Limited Şirketi ve ... olduğu, takibe konu alacağın 13.327,07 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Deliller :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, ... bank'ın yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava,ZMSS'ye dayalı olarak olay yeri terk nedeniyle rücuen tazminat amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,08/03/2024 tarihinde davalının maliki oldudğu ... plaka sayılı aracın ... Ltd. Şti'ye ait tabelaya verdiği zararın davacı tarafça tazmin edilmesi nedeniyle sürücünün olay yeri terk nedenine dayalı olarak sigortalı davalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nin 1301/2 maddesi, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde ve sürcünün olay yerini terki halleri sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. ZMMS Genel Şartlar B.4.f maddesinde, Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb.kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için olay yerini terkin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi sebeplere dayanmaması gerekmektedir. Olay yeri terk hususunu ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya, terkin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi sebeplere dayandığını ispat yükü de davalıya düşmektedir. Somut olayda; davacı tarafça 08/03/2024 tarihinde sigortalı davalının maliki oldudğu ... plaka sayılı aracın ... Ltd. Şti'ye ait tabelaya çarparak zarar verdiği ancak olay yerini terk ettiği iddiası ile dava dışı ... Ltd. Şti'ye ödenen bedelin rücu talep edilmiş olup kaza anında aracın davacı nezdinde ZMSS bulunduğu, davacı tarafça olay yeri terk iddiasına dayanılmış ise de dosyada 09/03/2021 tarihli kaza tespit tutanağının düzenlendiği ve sürücü imzasının bulunduğu,kuralın amacının kusur durumunun ve kazanın oluşunun belirlenmesine engel olmak olduğu, sigortalı araç sürücüsü tarafından tutanak imzalandığından kusur durumunun belirlenmesine engel olmanın söz konusu olmadığı,davacı tarafça iddiasına ilişkin kamera kaydının da sunulmadığı dolayısıyla iddianın ispata muhtaç olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 615,40.-TL peşin harcından mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 3-Davacı tarafından yapılan 47,50 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.327,07.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı 2026 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 50.000,00-TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/03/2026

Katip .... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/892, K. 2026/280, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-892-e-2026-280-k-26744607d8ee