İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/372 E. 2025/372 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/372
Karar No
2025/372
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/372 Esas - 2026/143 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/372 Esas KARAR NO : 2026/143

...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20.05.2025 KARAR TARİHİ : 10.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.03.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.03.2025 tarihinde, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın kuzey çevre yolunu takiben İvedik istikametinden ... istikametine seyir halinde iken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip sağ ikinci şeridden sol şeridine savrulması ve orta bariyerlere çarpmasıyla aynı istikamette seyir halinde olan ... plakalı aracı ile sağ üçüncü şeridde seyir halinde iken sağ şeridden gelen ... plakalı araca çarpmamak için manevra yaptığı esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip takla atması sonucu iki araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı araçta yer alan müvekkilinin yaralanıp... kaldırıldığını, sağ el parmaklarında tendon kesisi ile beraber hareket kısıtlılığı oluştuğunu, müvekkilinin yaşadığı trafik kazası sebebiyle hem kaza anında hem de sonrasında büyük korku ve üzüntü yaşadığını, manevi tazminat talebi ile ilgili olarak davalı sigorta şirketine 10.04.2024 tarihinde başvuruda bulunduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını belirterek davanın kabulüne, 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, KTK md. 97 uyarınca müvekkili şirkete kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iyileşme süresi dolduktan sonra maluliyetin tespiti için ... tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiğini, maluliyet tazminat hesabının ZMMS Genel Şartları A.5/C maddesi ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 22.03.2025 tarihinde meydana gelen ve davacının yolcu olarak seyahat ettiği ... plakalı araç ile davalıya kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmasına bağlı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası, ilgili hastanelerden tedavi evrakları celp edilmiş, ... araştırması yaptırılmış, davaya konu trafik kazasında tarafların kusur durumuna, davacının maluliyet durumuna yönelik bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Davalı sigorta şirketinden celp edilen "Genişletilmiş Unikasko Sigorta Poliçesi" incelendiğinde; ... plakalı aracın 25.07.2024-2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğu ve poliçede 1.000.000,00-TL limitli manevi tazminat teminatına yer verildiği görülmüş, buna göre poliçenin 22.03.2025 tarihli dava konusu trafik kazasını kapsadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince yetki itirazında bulunulmuş ise de HMK md. 16 gereğince haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği ve zarar görenin yerleşim yeri itibariyle Ankara mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazı reddedilmiştir. Bunun yanında davalı vekilince zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davaya konu trafik kazası 22.03.2025 tarihinde meydana gelmiş olup KTK md. 109 gereğince dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı defi de kabul edilmemiştir. Davacının maluliyet durumunun tespitine dair ... tarafından düzenlenen 13.01.2026 havale tarihli maluliyet raporunda; "Tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 1 (bir) ay süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğu, 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazete yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri kullanılarak kişinin engellilik oranının %3 (yüzde üç) olduğu ve sürekli olduğu...." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu nazara alınarak hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 26.06.2025 tarihli kök, 21.01.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...mülkiyetinin dava dışı ...’e ait olup olay tarihinde ... Sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plaka sayılı ... aracın ... sürücüsü ... meydana gelen olayda % 25 ( yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, mülkiyetinin dava dışı ...’e ait olup olay tarihinde ... Sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plaka sayılı ... aracın ... sürücüsü ... meydana gelen olayda % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Dosyaya mübrez kayıt ve belgeler kapsamındaki teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşumunda, davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranda kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Müterafik kusur olgusu bakımından ise, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmadığının ve bu durumun zararın artmasına neden olduğunun kabulüne olanak verir mahiyette bir delil bulunmamakla, davacıya müterafik kusur izafesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kaza tarihi, davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 kusuru ile meydana gelen kazanın oluş şekli, kaza neticesinde davacının %3 oranında daimi iş göremezliğe, 1 aya kadar geçici iş göremezliğe neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının boyutu, tarafların kusur oranları ile sosyal ve ekonomik durumları da göz önüne alınarak, davacının kendi yaralanması sebebiyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde olarak 100.000,00-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt durumu bakımından ise; Kasko Sigortası Genel Şartları md. B.3.3.4.1. gereğince davacı tarafından davalıya yapılan 10.04.2024 tarihli hasar ihbarından itibaren 45 gün sonrasına göre 26.05.2025 tarihinde davalının temerrüde düşeceği sonuç ve kanaatine varılmış, hükmolunan manevi tazminat miktarına ilgili temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 100.000,00-TL manevi tazminatın 26.05.2025 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli harç 2.000,00-TL olmakla davacı tarafından yatırılan 615,40-TL harçtan düşümü ile bakiye 1.384,60-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 150,00-TL tebligat gideri, 33,40-TL müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti toplam 5.414,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından sarf edilen gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10.03.2026

... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/372, K. 2025/372, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-372-e-2025-372-k-6a9da8d6ec67