İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/888 E. 2025/860 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/888
- Karar No
- 2025/860
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/888 Esas KARAR NO : 2025/860
DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 10/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin 100.000 TL sermaye ile ... Mahallesi ... Caddesi No:63A Bayraklı İzmir adresinde ... San. Ve Tic. A.ş.'nin tek yetkilisi olarak kuruluşunu gerçekleştirdiğini, 28.09.... Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile kuruluş ilanının yapıldığını, aynı amaç doğrultusunda ... Mahallesi ... Caddesi No:63A Bayraklı İzmir adresinde kaim işyeri hakkında 11/04/2022 tarihli aylık kira bedeli 40.000,00 TL olan 10+5 yıllık kira sözleşmesi yapıldığını, işbu kira sözleşmesi uyarınca depozito bedeli, emlak komisyon bedeli, peşin kira bedellerinin de yine müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili ile ilgili şirketin faaliyetine geçebilmesi için ayrıca tıbbı malzeme, ekipman ve makinalar aldığını, işbu estetik merkezinin faaliyete geçmesi için de davalıya para gönderildiğini ve açılması planlanan güzellik merkezinde kullanılmak üzere 2 adet klima alındığını, fakat açılması planlanan güzellik ve estetik merkezinde tadilat işlemlerinin uzaması nedeniyle bu klimaların davalının iş yerinde muhafaza etmesinin istendiğini davalının da bunu kabul ettiğini, fakat iş yeri ruhsatı için kiralanan taşınmazda deprem yönetmeliğine aykırılıklar olduğu ve daha sonra diğer prosedürler nedeniyle açılması planlanan estetik merkezin açılamadığını, davacı müvekkilinin ise işbu dava konusu klimaların iadesini talep ettiğini, davalı tarafın bunu kabul etmediğini, bunun üzerine davacı müvekkilinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ile lazer ve estetik cihazların satın alınması amacıyla ... hesabına 230.000 TL ödeme yaptığını, işbu açılması planlanan güzellik merkezinin açılamaması nedeniyle davacı müvekkilinin ödemiş olduğu paranın iadesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, fakat davalının işbu bedelin, iadesi talebiyle ilgili başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalı taraftan icra takibine konu faturalar ve cari hesap gereği 50.780,00TL alacaklı olduğunu, bu bedelin tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; Kordon Vergi Dairesinden davacı ... için 01.01.1994 - 08.03.1995 tarihleri arasında Kocamustafapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünde faal mükellefiyet kaydının bulunduğu, ... vergi kimlik numaralı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vergi kimlik numaralı ... Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi olduğu, bahsi geçen şirketlerin bilanço esasına göre defter tuttuğu ve ilgili şirketlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sıfatına haiz olduğu bildirilmiş, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabında, ...'nin gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Kemeraltı Vergi Dairesi yazı cevabında davalı ...'ın potansiyel vergi kimlik numarası almış olduğunu herhangi bir faaliyetinin bulunmadığının bildirildiği,Kordon Vergi Dairesi yazı cevabında herhangi bir vergi kaydına (Potansiyel Mükellef) rastlanılamadığı bildirilmiş, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden ...'ın ticari işletme kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Kordon Vergi Dairesi yazı cevabında davalı ...'ün 19/04/2023 tarihi itibariyle .... vergi kimlik numarasında kayıtlı olarak faaliyetine devam etmekte olduğu, mükellef serbest meslek kazancı gelir unsurundan gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, mükellefin faaliyet konusu itibariyle serbest meslek kazancı elde etmekte olduğundan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177. maddede belirtilen hadlerden bağımsız olarak VUK 210. madde hükümlerine göre serbest meslek erbabı olarak serbest meslek kazanç defteri tutmakla yükümlü olduğu ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı ...'ün ticari işletme kaydına rastlanılmadığı bildirilmiş olmakla, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 10/10/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır