İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/885 E. 2025/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/885
Karar No
2025/740
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/885 Esas KARAR NO : 2025/740

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyasında sadece ...- ... mali kayıtları üzerinden değerlendirilme yapılarak geçici mühlet raporu tanzim edildiğini, komiser raporu gereği şirketin satış faaliyeti olmadığı ve geçici mühlet içinde zarar edildiği iddiası ile talebi reddedilmiş ise de; yerinde yapılacak ticari faaliyete hakim bilirkişiler tarafından inceleme yapıldığında aslında üretimin devam ettiği ve ihracat aşamasında faturaların kesileceği dikkate alınmadan mali kayıtların hatalı değerlendirildiğinin görüleceğini, ihracatçı firmaların üretim bittiğinde ihracat beyannameleri ile fatura kesmesi gerektiği nazara alınmamış, devam eden ancak teslim aşamasına gelmeyen üretim (şirket faaliyeti) yok sayıldığını, hatta şirketin sadece ... ...’de yurtdışı projelerinden olan ..., ... firmasından ...-USD avans gelir elde ettiğini, bu yapılan işin üretimi devam etmekte ihracat aşaması tamamlandığında faturası kesilerek gelir olarak da mali verilere yansıtılacağını, bu veriler yansıtılmadığı için müvekkili şirketin aslında ticari faaliyetinde herhangi bir değişiklik olmadığı ve faaliyet zararı oluştuğu şeklinde eksik ve hatalı değerlendirme sebebi ile konkordato talebinin reddedildiğini, halbuki sadece ... ... döneminde yapılan iş avansı tahsilatının faturası kesilmediği için cari hesaplara yansıtılmasa dahi avans hesaplarına yapılan kayıtlarının dikkate alınmadan yapılan bu mali değerlendirme hatalı olduğunu, gelinen noktada verilen hatalı karar sebebi ile ... mali verileri esas alınarak yeni bir ön proje ile işbu başvuru hazırlandığını, hatalı değerlendirmenin aksine; şirketin lunapark makineleri üreticisi firması olduğunu, bu üretime ilaveten yurtiçi ve yurtdışı satışlarına devam edildiğini, bu kapsamda süregelen projeler ile yeni alınacak projeleri de mevcut olduğunu, sektörün oluşan ve yerleşen çalışma prensipleri ile de görüleceği üzere üretilen lunapark makinelerinin üretim süreçleri uzun olup imalata dayalı olduğunu, dolayısıyla makinelerin tamamen bitmeden önceki uzun süreci ekonomik olarak ticari faaliyete yansıtılacak nitelikte olmadığını, bu imalatın bir şekilde ticari kayıtlara yansıtılması işin tamamının olmasa dahi bölünebilir parçalarından biri yada birkaçının tamamlanması ve faturalarının kesilmesine bağlı olduğunu, örneğin işbu yurtdışı projelerinden olan ... işinin toplam bedeli ... USD olup; ön ödemesi olan ... USD ... ...’ de alındığını, işin teslim tarihi ise ... ... olduğunu, ön ödeme olan ... USD nin tahsili ile üretim hızlı olarak başlamış ise de; ihraç edilen malların faturalarının sevk ve ihracat beyannamesi ile beraber kesildiği hususu değerlendirilmeden hatalı olarak sanki faaliyet yokmuş gibi yapılan hatalı değerlendirme ile müvekkili şirketin ticari faaliyetinin olumsuz etkilenmesi, faaliyetinin kesintiye uğramaması adına davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK.’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasını, Davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasını, davacılarının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesi, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesini, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkili şirkete ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesini, söz konusu hesapların konkordato projesi kapsamında ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesapların konkordato projesi kapsamında ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve Mahkemeniz tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasını, davacı şirketlere ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasını, işbu dava tarihinden önce icra takipleri başlamış ve ihtiyati haciz/haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapıldığından dolayı; davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesini, davacı şirketlerin alacaklılarınca haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirket yetkilisine teslimine, İİK 289'uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; 7101 sayılı kanunla değişik İİK'nın 285.maddesi uyarınca açılan adi konkordato talebine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Davacı şirket yönünden talebin incelenmesinde; Davacılar tarafından Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlanan .../... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde geçici mühlet döneminde komiser heyetinin sunduğu raporda " Komiser heyeti tarafından ibraz edilen ... tarihli nihai raporda özetle; Şirketin faaliyetinin ... ... ..., ... ..., ... ..., ..., ..., Vb. Diğer ... ... ... ... İle ... ...nın İmalatı olduğu, Şirket ön projesinde, adi borçlarını konkordato tasdik kararından itibaren projenin mahkemece tasdikinden sonra 36 ayda 3 aylık eşit taksitler halinde yıllık %20 faiz ile ödemeyi hedeflediği, Şirketin geçici mühlet tarihinden önce başlayıp devam eden ve yeni alınan projeler raporumun .../...-... bölümünde belirtildiği, Şirketin ... tarihi itibari ile Özkaynağının; kaydi bilançosunda ... TL, rayiç bilançosunda ... TL olduğu, kaydi ve rayiç bilançosuna göre borca batık olmadığı, Şirketin ön projesinde ... yılı için; a) Net Satış ... TL hedeflediği, Şirketin sekiz aylık hedeflemiş olduğu net satış tutarı (.../12*8=) ... TL olması gerektiği. Ancak geçici mühlet tarihi olan ... tarihinden önce ... TL olan net satış 3 aylık mühlet içerisinde aynı kaldığı, b)Dönem Karı ... TL hedeflediği, Şirketin sekiz aylık hedeflemiş olduğu dönem karı (... /12*8=) ... TL olmasına rağmen (- ...) TL zarar ettiği, şirketin geçici mühlet dönemindeki nakit akım tablolarının komiserliğe verilmediği, Şirketin Stoklar hesabında bulunan İlk Madde ve Malzeme ve Yarı Mamüller malzemelerinin rayiç değerinin ... TL olduğu, şirketin ... geçici mühlet tarihi itibari ile kaydi alacağının ... TL olduğu, ... tarihi itibari ile herhangi bir tahsilat yapılmayarak yine ... TL olduğu, şirket yetkilisinin beyanında alacak olarak alınacak miktarın ... TL olduğunu beyan ettiği, şirketin ... geçici mühlet tarihi itibari ile ... TL, ... tarihi itibariyle toplam borçları ... TL (uygulanacak %20 faiz dahil) olduğu, Şirketin maddi duran varlıklar hesabında bulunan 4 adet taşıtın rayiç değerinin ... TL, makine tesis ve cihazların rayiç değerinin ... TL, 1 adet binanın rayiç değerinin ise ... TL olmak üzere, şirketin aktifinde bulunan toplam ... TL'lik duran varlığı olduğu, Şirketin geçici mühlet tarihi ... itibari ile toplam kaynağının ... TL, borcunun ise ... TL olduğu, ... TL kaynak fazlalığının bulunduğu, Şirketin geçici mühlet tarihinden önce başlayıp devam eden ve yeni alınan projelerinin raporda detaylı olarak değerlendirildiği, şirketin defter kayıtlarına kaydedilmesi gereken kayıtlarına belgeleri sağlıklı bir şekilde kaydedilmediği, bu yönü ile alacak ve borçlarının tespit edilmesinde komiserliğin zorlanıldığı, ön projeye esas fiili durum ile defter kayıtlarının uyuşmadığı, şirketin ön projesinde ... yılı için hedeflediği net satışa ulaşmadığı, geçici mühlet içinde satış gerçekleşmediği, geçici mühlet dönemi içi şirketin zarar ettiğinin bildirildiği" mütalaa edilmiş, yapılan yargılama sonucunda "mahkememizce alınan konkordato komiser heyeti raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından ibraz edilen konkordato projesindeki hedeflenen ciro ve karlılığa ulaşılamadığı, geçici mühlet tarihinden itibaren net satışın 3 aylık mühlet içerisinde aynı kaldığı, şirketin zarar ettiği, geçici mühlet dönemindeki nakit akım tablolarının komiserlere verimediği, şirketin defter kayıtlarına kaydedilmesi gereken kayıtların ve belgelerin sağlıklı bir şekilde kaydedilmediği, ön projeye esas fiili durum ile defter kayıtlarının uyuşmadığı, ön projede ... yılı için hedeflenen net satışa ulaşılmadığı, geçici mühlet içinde satışın gerçekleşmediği, geçici mühlet döneminde şirketin zarar ettiği bu hali ile projenin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ... tarihinde davanın reddine karar verildikten sonra ... tarihinde istinaf hakkından feragat edilmesi üzerine de iş bu dava ... tarihinde mahkememizde ikame edilmiştir. Yargıtay ...HD'sinin ... tarih .../... Esas ve .../... Karar sayılı ilamında " Öte yandan talep eden şirket tarafından Rize ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında, Rize ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında, Rize ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında, Rize ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında konkordato talep ettiği, bu davaların bir kısmının esastan bir kısmının usulden reddine karar verildiği ve kararların kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu süreçte Rize ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında, talep eden şirketin ... tarihinden ... tarihine kadar tüm tedbirlerden yararlandığı, süreç nazara alındığında tasdik edilen projenin borçlunun malvarlığıyla orantılı olmamasının yanı sıra talep eden borçlu şirketin konkordato isteminde iyi niyetli olmadığı da ortadadır. Bu nedenle talep eden şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile konkordato talebinde hakkın kötüye kullanımı durumunda talebin reddi gerektiği vurgulanmıştır. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih .../... Esas ve .../... sayılı karar sayılı dosyasında davacı şirket yönünden 3 ay süre ile geçici mühlet verildiği ve geçici mühlet döneminde yapılan inceleme sonucunda konkordato projesindeki hedeflenen ciro ve karlılığa ulaşılamadığı, geçici mühlet tarihinden itibaren net satışın 3 aylık mühlet içerisinde aynı kaldığı, şirketin zarar ettiği, geçici mühlet dönemindeki nakit akım tablolarının komiserlere verimediği, şirketin defter kayıtlarına kaydedilmesi gereken kayıtların ve belgelerin sağlıklı bir şekilde kaydedilmediği, ön projeye esas fiili durum ile defter kayıtlarının uyuşmadığı, ön projede ... yılı için hedeflenen net satışa ulaşılmadığı, geçici mühlet içinde satışın gerçekleşmediği, geçici mühlet döneminde şirketin zarar ettiği bu hali ile projenin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği iddia edilmişse de istinaf yoluna başvurmaksızın mahkememize yeni bir proje sunarak dava açtığı, daha önce verilen geçici mühlet dönemi içerisinde ... Asliye Ticaret Mahkemesince görevlendirilen komiser heyetine geçici mühlet dönemindeki nakit akım tablolarının verimediği, şirketin defter kayıtlarına kaydedilmesi gereken kayıtların ve belgelerin sağlıklı bir şekilde kaydedilmediği, ön projeye esas fiili durum ile defter kayıtlarının uyuşmadığı gibi ... tarihinde konkordato istemi reddedilen şirketin yeniden geçici mühlet almak için ... tarihinde mahkememize başvurmasında aradaki süre zarfında şirketin mali yapısında da bir değişiklik beklenemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava açılarak yeniden geçici mühlet istenmesi hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirildiğinden davacı şirket yönünden geçici mühlet ve konkordato isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... yönünden yapılan incelemede ise: Konkordato isteminin nedenini, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin bankalardan kullandığı kredilere verdiği kefalet ve ipotek borçlarına dayandırmıştır. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla mal varlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir. TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre davacının iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, her ne kadar ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin mali durumlarının bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendisinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirketlere müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiği, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsa da TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken dava açmasında hukuki yararı olmadığı gibi borçlarının sadece şirketin borçlarına olan kefaletten kaynaklandığı, ödemenin de proje gibi şirketin borçlarının ödenmesine bağlı olduğu, ticari bir faaliyetinin olmadığı anlaşılmakla, gerçek kişi davacı yönünden de geçici mühlet kararı verilmesine ve konkordato reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların geçici mühlet ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE 2-Alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025

Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/885, K. 2025/740, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-885-e-2025-740-k-cbdff852b439