İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/872 E. 2026/848 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/872
Karar No
2026/848
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/872 Esas KARAR NO : 2026/848

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Şirketi tarafından, davalı ... Şirketinden olan toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, söz konusu alacağın davalı şirkete ait üç adet e-faturadan kaynaklandığı, bu faturaların ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... TL bedelli olduğu ve davalının ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek icra takibini durdurduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça, davalının ödeme emrine yaptığı itirazların haksız ve mesnetsiz olduğu, alacağın halen tahsil edilmemiş bulunması nedeniyle itirazın iptali ve icra takibinin devamı için işbu davanın açılmasının zorunlu hâle geldiği, ayrıca dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı ileri sürülmüştür. Bununla birlikte davacı taraf, dava konusu alacağın e-faturalar ve e-fatura sistem kayıtları, e-irsaliyeler, tarafların ticari defter ve kayıtları ile icra dosyası, bilirkişi incelemesi ve arabuluculuk son tutanağı gibi delillerle ispatlanacağını belirtmiş ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptaline, icra takibinin ... TL asıl alacak üzerinden devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılması istenmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. tarafından açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle reddedilmesi gerektiği, davacının müvekkil şirketten satın aldığı malzemelerin eksik ve ayıplı şekilde teslim edildiği, bu nedenle müvekkil şirketin söz konusu malzemelerden beklediği faydayı sağlayamadığı ve üretim süreçlerinde ciddi sorunlar yaşadığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafça, davacının teslim ettiği ürünlerde ayıplar ve eksiklikler bulunduğu, ürünlerin paketleme talimatlarına uygun şekilde teslim edilmediği, ürünlerde ayıpların yanı sıra teknik ve nitelik bakımından da sorunlar bulunduğu ve bu durumun müvekkil şirketin faaliyetlerinde gecikmelere ve zararlara neden olduğu belirtilmiş, ayrıca ayıplı ürünlerin defalarca bildirilmesine rağmen davacı tarafından gerekli çözümün sağlanamadığı ve bu hususların tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, malzemelerin ayıplı ve eksik çıkması nedeniyle asıl zarara uğrayan tarafın müvekkil şirket olduğu, davacının talep ettiği alacağın hukuki ve fiili dayanağının bulunmadığı ve müvekkil şirketin uğradığı tüm zararlara ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğu belirtilmiştir. Ayrıca davacı tarafın, malzemelerdeki ayıpları zamanında bildirmediği ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. maddesi kapsamında ayıp ihbar ve seçimlik haklarına ilişkin yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmediği ileri sürülerek davacının taleplerinin bu yönüyle de kabul edilmemesi gerektiği savunulmuştur. Diğer taraftan, davacının icra takibinde talep ettiği herhangi bir borcun müvekkil şirket tarafından bulunmadığı ve bu nedenle davacının icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceği, aksine davacının haksız şekilde icra takibi başlattığı belirtilerek davacı aleyhine, talep edilen icra inkâr tazminatının reddedilmesi ve davalı lehine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Sonuç olarak davalı tarafça, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak takip başlatması nedeniyle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından e fatura suretleri, arabuluculuk tutanağı, delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyası sistem üzerinden dosya arasına alınmış, Defterdarlığa yazılan müzekkere yanıtları dosya arasına alınmış, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmıştır. Dava, satıma ilişkin faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı/davacı tarafından davalı/borçlu aleyhine ...-TL asıl alacak bedelli, örnek no;7 olan ödeme emri ile takip başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişiden alınan ... tarihli raporda özetle; davacının ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacı tarafından davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince takip/dava konusu alacağın dayanağı olarak davalı adına borç kaydedilen faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının ...-TL tutarında davalı taraftan bakiye alacağının kayıtlı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL. tutarındaki 3 adet faturanın davacı şirket adına alacak olarak kayıtlı olduğu, karşılığında ödeme yapıldığı ile ilgili bir kaydın olmadığı, dolayısıyla da taraflar arasında ticari ilişki gereğince davalı adına borç kaydedilen faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan alacağının olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamının incelenmesi sonucu; davacının davalıya ürün sattığı gerekçesiyle faturalara dayalı takip başlattığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, tarafların tacir olduğu, delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayandıkları, usulüne uygun tutulmuş olan ve delil niteliğindeki ticari defter ve kayıtların incelenmesinde dava konusu olan faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, herhangi bir itiraza uğramadığı, ispat yükü üzerine düşen davacı taraf iddiasını ticari defterlerle ispatlamış olup aksi davalı tarafça ispatlanamadığından davanın kabulüne, icra takibinin devamına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, alacak likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin aynen devamına, Haksız itiraz edilen ...-TL asıl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk masraf, ...-TL tebligat gideri, ...-TL bilirkişi ücreti olmak üzere ...-TL yargılama gideri ile peşin alınan ...-TL toplamı olan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... (E-İmzalı)

Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/872, K. 2026/848, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-872-e-2026-848-k-429ab246ecda