İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/589 E. 2026/536 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/589
Karar No
2026/536
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/589 Esas KARAR NO : 2026/536

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari faaliyetleri kapsamında ... plakalı, ... şase numaralı ... marka ... model aracı davalı bayii ....’den 22.11.2022 tarihinde 548.893,02 TL'ye satın aldığını, aracın satın alındığı tarihten itibaren kronik arızalar (aracın gaz yememesi, çekişten düşmesi, bakıma alınmasına rağmen servis ve motor arıza ışıklarının yanmaya devam etmesi, kameralardaki görüntü gitmesi problemi) başlamış ve müvekkilin iade talebinde de belirttiği üzere bu arızalar, araç birçok kez servise götürülmesine rağmen kalıcı olarak giderilemediğini, araç defalarca servise bırakılmış ancak kullanılabilir hale getirilememiş, bu kronik arızaların sürüş güvenliğini etkileyecek nitelikte ve gizli ayıp niteliğinde olduğunu, yetkili servis müdahalelerine rağmen giderilemeyen bu arızalar nedeniyle müvekkili şirket mağdur edildiğini, aracın kullanılamaması nedeniyle müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinde ciddi aksama yaşandığı, nakliyede alternatif araç kiralanması ve sevkiyat organizasyonu gibi nedenlerle 200.000,00 TL’nin üzerinde nakliye masrafı oluştuğunu, kullanılamayan araç için kasko ve sigorta primleri ödenmiş, müvekkili şirket zarara uğradığını, yapılacak tahkikatla da tespit edileceği üzere araçtaki kronik arızaların davacı müvekkili şirket kullanımından kaynaklanmadığı, üretim hatası nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğratıldığı şüpheye yer bırakmayacak biçimde açık olduğunu, müvekkilinin aracı iade etmek istediğini, güncel araç bedelinin iadesi için davalı bayii ....’ye başvuruda bulunduğunu, bayii talebi ... ....’ye ilettiğini belirttiğini ancak ... ...'ın gönderdiği e posta ile “problemin giderildiğini, değişimi gerektirecek teknik çözümsüzlük bulunmadığını” iddia etmiş ve müvekkili şirketin değişim talebini haksız olarak reddettiğini, müvekkili defalarca davalılara mağduriyetin giderilmesi için başvurmuşsa da ne araç tamir edilebilmiş ne de zarar tazmin edildiğini beyanla müvekkiline ait ... plakalı ... marka ... model aracın her türlü kısıtlayıcı kayıt ve şerhten ari olarak misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde aracın güncel rayiç (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla aracın güncel bedeli taraflarınca belirlenebilir olmadığından şimdilik araç fatura bedeli olan 548.893,02 TL) bedelinin ödenmesi suretiyle iadesinin yapılmasını, aracın kullanılamamasından kaynaklı olarak davaya konu araç ile benzer niteliklerde bulunan ikame araç temininden doğan zararın tazmini kapsamında (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 5.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini, araç için yaptırılan zorunlu trafik sigortası Motorlu Taşıt Vergisi ödemesi vb. zararlarının tazmini kapsamında şimdilik 7.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu araçta ağır kusur ya da hile ile ayıbın gizlenme olgusu bulunmadığından, iki yıllık dava zamanaşımı süresi dava konusu malın 22.11.2022 tarihinde teslim edilmesi ile başladığını, 22.11.2024 tarihinde sona erdiğini, müvekkillerinden ... ... San. A.Ş.'nin davacı ile arasında herhangi bir satım akdi bulunmadığını, bu itibarla müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davanın her halükârda husumet yönünden müvekkili şirket lehine reddi gerektiğini, ticari garanti kapsamında müvekkili şirket sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olacağından ticari bir satım söz konusu olduğu için işbu davada davacının aracı satın alırken kabul etmiş olduğu ticari garanti esasları gereği hiçbir zaman için ayıpsız misli ile değişim ya da tazminat talep etme hakkının bulunmadığı gözden kaçırılması gerektiğini, dava konusu araçta üretim bandından sağlam bir şekilde çıktığını, son kontrolleri de yapılarak davacıya sorunsuz/ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini, bu bağlamda dava konusu araçta üretimden kaynaklı olduğu iddia edilen bir ayıp bulunmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmaması ve araçta giderilemeyecek herhangi bir teknik çözümsüzlük olmaması nedeniyle davacının işbu dava ile ileri sürdüğü taleplerin TMK m.2 ve TBK m.227 aykırı olması sebebiyle hukuken korunmaması gerektiğini, eğer ki araçta müvekkili şirketin kusurlu bir eylemi ya da fiili olmaksızın meydana gelmiş bir değer kaybı var ise bunun tespit edilerek müvekkili şirkete iadesi gerekeceğini aksi durum davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, kabul anlamına gelmemek üzere Mahkemece davanın kabulüne ve aracın değişimine karar verilmesi halinde ayrıca dava konusu aracın her türlü borçtan ve takyidattan ari bir şekilde müvekkili şirkete teslim edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının satın aldığı ... plakalı ... şase numaralı ... marka ... model aracın kronik arızalı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmaması halinde dava tarihindeki güncel bedelinin iadesi ve araç için yapılan masrafların tanzimine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Makine Mühendisilerinden (...) oluşan 3'lü bilirkişi tarafından alınan 10/12/2025 havale tarihli heyet raporunda; aracın inceleme sırasında motor arıza ışığı yanmadığı, bununla birlikte araç uygun ekipman ile OBD- (On-board diagnostics) bilgisayar ortamına bağlanmış ve ECU (Electronic Control Unit) hafızasındaki hata kodları okutulmak istenilmiş ise de aracı kullanan şoförden alınan bilgiye göre bir gün öncesinde aynı arızayı verdiği ve servise giderek hatayı sildirdiği zira bu şekilde aracın çekişten düşüyor olması nedeniyle kullanılamadığını belirttiği, buna ek olarak bu arıza ikazının çoğunlukla da aracı stop etmesi sonrasında kendiliğinden de silinebildiğini belirttiğini, motor arıza ikaz ve uyarılar birkaç tip olup bunlardan bir kısım sensör okuma ve kontrol hataları basit hata kabul edilmekte ve aracın yeniden çalıştırılması sırasında kendiliğinden resetlenebildiğini, ağır ve bu şekilde çalıştırılması teknik olarak risk oluşturacağı kabul edilen hatalarda ise bu hata kodunun ancak bilgisayar bağlantısı ile silinmesi gerektiğini, somut olayda taraflarınca yapılan çalışmada herhangi bir arıza koduna rastlanmadığını ancak sürüş sırasında ve belirsiz periyotta ortaya çıktığı belirtilen bu hatanın, araç üzerinde yapılan servis işlemlerinin detayı da irdelendiğinde yakıt enjeksiyon sisteminin kendisinde ya da yakıt enjeksiyon sisteminin yönetiminde bir sorun olduğu kanaati oluşturduğunu, zira servis formlarında da onarım için aracın yakıt enjektörlerinin değişimine gidildiği açık olduğunu, buna rağmen aracın aynı şikayet ile tekrar teknik servise götürüldüğü de ortada olduğunu, bunu müteakiben bu arızanın sürekli tekrarlanması şikayeti ile aracın değişimini talep edildiği, dava dilekçesi ekindeki e-posta trafiğinden görülmekte olup davalılar tarafından bu istediğin reddedildiği de görüldüğünü, tespit sırasında 15.196 km.de olduğu görülen aracın uzun soluklu sürüş yapılma imkanı bulunmadığından arıza ikası tespit sırasında mevcut olmamakla beraber aynı şikayetle teknik servise birden çok götürülen araç üzerinde yapılan işlemlerin bu arızayı gideremediği açık olduğunu, şu durumda araçta belirsiz periyotlar içerisinde tekrarlanan yakıt enjeksiyon sistemi arızası olduğu görüşü hasıl olduğunu, bununla birlikte yakıt enjeksiyon sistemi üzerinde yer alan özellikle enjektörlerin arızalanmasında yaygın olarak görülen en büyük neden yakıt kalitesi ve yakıt içerisinde istenmeyen unsurların bulunabilmesi olduğunu ancak somut olayda buna yönelik de bir tespit bulunmadığı, hatta enjektör değişimi sonrasında da arızanın tekrarlandığı anlaşıldığını, diğer taraftan davalılar vekilinin cevap dilekçesinde aracın garanti kapsamında olduğunu belirtmesine karşın garanti kapsamında yapılan onarımların da arızanın giderilmesini sağlamadığı da açık olduğunu ayrıca bu arızanın kullanım sırasında yarattığı çekiş gücü düşmesine bağlı olarak aracın gerektiği gibi hızlanamıyor olmasının da kullanımında risk oluşturduğu kanaati de hasıl olduğunu, sonuç olarak aracın ayıba konu edilen arızanın mevcudiyeti, arızanın garanti şartları içerisinde sunulmuş olduğu anlaşılan onarım hizmetleri ile de giderilememiş olduğu kanaati oluştuğundan aracın gizli ayıplı olarak kabul edilmesinin uygun olacağını, detay açıklamalar da dikkate alındığında aracın misli ile değişim talebinin takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere teknik anlamda taraflarınca da uygun bulunduğunu, taraflarına verilen görev çerçevesinde aracın ayıpsız emsalinin dava tarihindeki 2.el piyasa rayicinin 1.250.000,00 TL olacağını, taraflarınca verilen görev çerçevesinde davacının talep ettiği maddi tazminat taleplerine ilişkin hesaplama istenilmiş ise de nakliye faturaları ve sair vergi vb. harcamaların tespiti gerektiğinden mali müşavirlik uzmanlık alanına giren bu hususun heyetimizce değerlendirilmesinin mümkün görülmediğini bildirmişlerdir. Mali Müşavir bilirkişisi tarafından alınan ..... havale tarihli raporunda; davalı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiğini, davacı firmanın dava dosyasına ibraz etmiş olduğu servis formlarına göre ... plaka no.lu .... tescil tarihli, ... Marka tipi ... olan Ticari Kamyonetin tamir amaçlı servis bedelleri toplamı KDV Hariç tutarı 40.167,60 TL olmakla birlikte bu servis bellerine ilişkin davacı firma tarafından alınan faturaların toplamının KDV Hariç tutarının 24.549,59 TL olduğu nedeninin ise fatura alınması esnasında servis hizmeti veren firmanın skonto uygulamasından kaynaklandığını, davacı firma tarafından dava dosyasına ibraz edilen nakliye faturalarından ... plaka no.lu aracın serviste kaldığı süreler içerisinde davacı firmanın almış olduğu nakliye faturaları tespit edilmiş olup, bu nakliye faturalarının KDV hariç toplamının 71.304,73 TL olduğunu, ... plaka nolu araçla ilgili olarak 2022, 2023 ve 2024 yılları ile ilgili dava dosyasına sunulan kasko sigorta poliçe, Zorunlu mali sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçe bilgilerine göre sigorta giderlerinin toplamının 30.635,85 TL olduğunu, emsal özelliklere sahip araçların sahibinden.com sitesindeki verilerine göre emsal kamyonetin KDV hariç bedeline ilişkin tespitler sonucunda aracın serviste kalan süresi olan 44 gün ile 2024 /Mayıs ayındaki günlük ortalama kiralama bedeli olan 2.281,85 TL ile çarpıldığın da (44*2.281,85 TL) =100.402,00 TL (KDV Hariç) ulaşıldığı, her konuda olduğu gibi bu konuda ki takdir yetkisinin de münhasıran Yüce Mahkemenin uhdesinde olduğunu beyanla servis giderleri (fatura toplamı) + Nakliye Giderleri (fatura toplamı) + sigorta giderleri toplamı= 24.549,59 TL+ 71.304,73 TL+ 30.635,85 TL = KDV hariç 126.490,17 TL olduğu, nakliye masrafi olarak nakliye faturaları değil de aracın günlük ortalama kiralama bedelinin dikkate alınması halinde ise; servis giderleri (fatura toplamı)+ Günlük kiralama bedelleri toplamı+ sigorta giderleri toplamı = 24,549,59 TL+100.402,00 TL + 30.635,85-TL= KDV hariç 155.587,44 TL olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili celse arasında 13/05/2026 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen 548.893,02 TL aracın misli ile değişimin mümkün olmaması haline aracın güncel rayiç bedelini 701.106,98 TL arttırarak toplam 1.250.000,00 TL, dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL ikame araç temininden (araç mahrumiyetinden) doğan zarar bedelini 95.402,00 TL arttırarak toplam 100.402,00 TL, dava dilekçesinde talep edilen 7.000,00 TL maddi tazminat (araç için yaptırılan diğer giderler) bedelini 17.549,59 TL arttırarak toplam 24.549,59 TL talep ettiklerini bildirmiş ve talep edilen tutarlar yönünden noksan harcı ikmal etmiştir. Davalı ... ... vekili tarafından pasif husumet itirazında bulunulmuşsa da; bilindiği gibi ..... ayıptan dolayı sorumlu olan kişiler daha geniş olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada uygulanacak TBK'da ise sadece satıcının sorumluluğu mevcuttur. Ne var ki Yerleşik Yargıtay içtihatları ve taahhüt gereği garanti verenin de ayrıca sorumluluğunun olacağı tartışmasızdır. Nitekim emsal nitelike Yargıtay ......HD'nin ..... E. ..... K. Sayılı ilamında: "Oluşa göre davacının aracının misli ile değiştirilmesi veya aracın bedelinin tahsil talepleri hakkaniyete uygun değildir. Aracın satış bedelinden makul bir indirim yapılması gerekir. Bu makul indirim de davacının aracındaki gizli ayıbın giderilmesi için yaptığı 18.511,34 TL'den ibarettir. Davalı, davacı aracı bu davalıdan almadığından davacının aracı kendisine satan kişiden talep edebileceği bu miktardan araca verdiği garanti nedeniyle tazminat olarak sorumludur. Mahkemece davanın bu şekilde çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile bu hususa değinilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi, ..... tarih, ..... Esas, .... Karar sayılı ilamı).

İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı .... tarafından 22.11.2022 tarihinde satımı yapılan dava konusu ... plakalı ... şase numaralı ... marka ... model aracın ayıba konu edilen arızanın mevcudiyeti, arızanın garanti şartları içerisinde sunulmuş olduğu anlaşılan onarım hizmetleri ile de giderilememiş olduğu, aracın gizli ayıplı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, satılandaki gizli ayıp nedeniyle misli ile değişim şartları oluştuğu, bilirkişi tarafından ikame araç temininden (araç mahrumiyetine dayalı olarak) oluşan kazanç kaybının 100.402,00-TL, maddi tazminat (araç için yaptırılan diğer giderler) bedeli olarak 24.549,59 TL hesaplandığı, alınan bilirkişi raporunun teknik incelemeyi içerdiği ve denetime elverişli olduğu, davalı ....'nin satım sözleşmesine taraf olan bayi, davalı ... ... San. A.Ş.'nin ise garanti taahhüdünde bulunan ithalatçısı olması sebebiyle husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 1-Dava konusu ... plakalı ... şase numaralı ... marka ... model aracın tüm takyidatlardan ari olarak davacı tarafından davalılara iadesi ile; masrafları davalılar tarafından karşılanmak üzere ayıpsız mislinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, İİK. 24. maddesinin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 2-100.402,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 01/07/2025 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-24.549,59 TL maddi tazminat bedelinin 01/07/2025 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 93.922,94 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 9.578,66 TL peşin harç ve 13.913,00 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 70.431,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 9.578,66 TL peşin harç ve 13.913,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 24.107,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 25.941,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 210.493,22 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/07/2026

Katip ..... e-imzalıdır

Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/589, K. 2026/536, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-589-e-2026-536-k-158a80890321