İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/871 E. 2026/6 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/871
Karar No
2026/6
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/871 Esas KARAR NO:2026/6

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/11/2025 KARAR TARİHİ:08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 28/11/2025 tarihli dava dilekçesi ile; 30.11.2025 keşide tarihli H1-... seri numaralı 750.000 TL bedelli ... ... Şubesi'ne ait çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, davaya konu çekteki keşideci imzası ile müvekkili şirket yetkilisi ... 'ın imzasının birbiri ile alakasız olduğunu, keşideci yerine atılan imza benzetilmeye bile çalışılmamış olup çıplak gözle bakıldığında dahi çekteki imza ile müvekkili şirket yetkilisinin imzası arasında en ufak bir benzerlik dahi olmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, bilirkişi incelemesi yapıldığında imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının görüleceğini, imza herkese karşı ileri sürülebilir bir defi olup bu sebeple dava konusu çekteki imza müvekkiline ait olmadığı için müvekkilinin ilgili çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek henüz vadesi gelmemiş olan ... A.Ş. ... Şubesine ait 30.11.2025 keşide tarihli H1-... seri numaralı 750.000 TL bedelli çek hakkında; İİK 72. madde çerçevesinde öncelikle teminatsız şekilde, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat mukabilinde yargılama neticesi verilecek kararın kesinleşmesine kadar, çekin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerine konu edilmesinin durdurulması amacıyla tensiple birlikte hem ödemeden men kararı hem de olası icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile 30.11.2025 keşide tarihli H1-... seri numaralı 750.000 TL bedelli çek yönünden davacı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. Vekili 15/12/2025 tarihli cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket bir faktoring şirketi olup davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu çekin de, bu faktoring sözleşmesi kapsamında ve ilgili mevzuata uygun şekilde müşteri ... San. ve Tic. Ltd. Şti. nden tevdi alınmış ve kendisine finansman sağlanmış olduğunu, müvekkili şirketin davacının iddiasının aksine gerekli araştırmaları yapmadan ve teyit almadan işlem yapmamakta, faturayla tevsik edilmemiş hiçbir alacağı temlik almamakta, bu kapsamda, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5. Maddesi uyarınca, gerekli istihbarat çalışmaları yapıldıktan sonra faktoring işlemi yapılmış, fatura ile tevsik edilen dava konusu çekler devralınmış olduğunu, istihbarat çalışmaları kapsamında, müvekkili şirket tarafından, çek no, vade ve çek bedeli tek tek teyit edildiğini, davacı şirketin muhasebe yetkilisi ... bey ile cep telefonundan görüşme sağlanmış, ... bey tarafından, dava konusu çekin kendilerinin olduğu, çekin davalı ... şirketine verildiğini, servis hizmeti aldıklarını, faturanın teslim edildiği bilgisi verildiğini, aynı zamanda <...@gmail.com> mail adresi üzerinden yapılan teyit yazışmasında da çekin davacı şirket tarafından teyit edildiğini, istihbarat teyit ekran görüntülerinin dilekçe ekinde olduğunu, hal böyleyken, davacı tarafın borçtan kurtulmak amacıyla imza inkarında bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, çekler üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve müvekkili şirket iyi niyetli yetkili hamil olup bile bile davacının zararına hareket etmediğini, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesi mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin çekleri takip yetkisi bulunduğunu, çekin vekaleten ciro edilmiş olma ihtimalinin de araştırılmasını talep ettiklerini belirterek öncelikle HMK. 391 ve İİK 72 maddesine aykırı tedbir kararına karşı itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, haksız davanın reddine, davacı aleyhinde %20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, arabuluculuk ücreti, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar vekili vekaletnamesini sunmuş ancak cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davaya konu edilen 30/11/2025 keşide tarihli 750.000,00 TL bedelli çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına), Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/301 Esas 2023/1320 Karar Sayılı Kararında ".... Davalı şirket faktoring şirketi olup dava konusu çek de faktoring işlemine konu edilmiş olup, HMK'nın 266.maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazanmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu ile buna ilişkin yönetmelik ile BDDK genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp faktoring şirketlerinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracığıyla biirkişi inccelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde kara verilmesi doğru olmamıştır...." yönünde karar vermiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/301 Esas, 2023/130 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada; dava konusu çekin faktoring ilişkisi kapsamında alındığına dair davalı cevap dilekçesi göz önünde bulundurularak çekin faktoring işlemine konu edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde 6361 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, yukarıda ifade edilen içtihat ile HSK 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı Kararı gereğince davaya bakmala görevli olan İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesi ve teminatın nemalandırılması talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden HMK'nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde açıklanan nedenlerle mahkememize tevzi olan işbu davanın esasının kapatılmasına, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davaya bakmakla görevli mahkemelerin İstanbul 6, 7, 8, 9 nolu Ticaret Mahkemelerine ait olduğu görülmekle dosyanın İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Davacı vekilinin teminatın nemalandırılması talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Davalı ... ... A.Ş. vekilinin ihtiyati tedbire itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-Mahkememiz dosyasına yatırılan nakdi teminatın dosyanın görevli mahkemeye tevzi edilmesini müteakip görevli mahkemece talep edilmesi halinde Uyap sistemi üzerinden aktarılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın mahiyeti gereği KESİN olmak üzere karar verildi. 08/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/871, K. 2026/6, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-871-e-2026-6-k-0217d85e2d5a