İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/883 E. 2026/49 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/883
Karar No
2026/49
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/883 Esas KARAR NO :2026/49

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/12/2025 KARAR TARİHİ:23/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 10/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş., akaryakıt dağıtım hizmeti sağlayan ...'nin bayisi olduğunu, müşterilerine taşıtmatik hizmeti ve ... istasyonlarının tümünden taşıtmatik yoluyla motorin ve benzin sattığını ve satış bedellerini tahsil ettiğini, dava dışı ..., ticari faaliyeti kapsamında kullandığı araçlara davalıdan taşıtmatik ile yakıt aldığını, bu amaçla ticari ilişkinin bulunduğu dönemde davalı tarafından akaryakıt satıldığını, bunun karşılığında müvekkili şirket tarafından da akaryakıt bedelleri ödendiğini, ilgili sözleşme kapsamında akaryakıt bedellerinin zamanında ödenmemesinin teminatı olmak üzere davalı tarafça teminat senedi verilmesi talep edildiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... tarafından akaryakıt bedellerinin vadesinde ödenmemesine karşılık olarak takibe konu teminat senedi düzenlenerek davalıya verildiğini, takibe konu senet teminat senedi olduğunu, davalı tarafından dava dışı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti ve müvekkili ... aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosya ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu senedin teminat senedi olması ve dava dışı ... ile müvekkili ...'ın davalı şirkete hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle takibe itiraz edildiğini, ... yönünden senedin teminat senedi vasfını haiz olması nedeniyle takip iptal edildiğini ancak ... yönünden takibin devamına karar verildiğini, öncelikle teminatsız aksi halde mahkemece belirlenecek teminat mukabilinde .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyada başlatılan icra takibinin ... yönünden durdurulması için İİK 72. maddesi doğrultusunda tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkili ...'ın davalıya borçlu olmadığının tespitine ve .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyada başlatılan takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 02/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibine konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup gerçeği yansıtmadığını, takibe konu kambiyo senedi kayıtsız şartsız ödeme taahhüdünü içerdiğini, davacı tarafından imza inkarında da bulunulmadığını, imzası ikrar edilmiş belge niteliğine sahip olduğunu, davacının iddiaları haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı hukuka aykırı bir şekilde müvekkili alacaklının alacağını sürüncemede bırakmaya çalıştığını, teminat senetlerinde; senedin (teminatın) hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerine yazılması ve senedin bilgilerinin ilgili sözleşmede yer alması ve senedin açıkça teminat senedi olduğu da ilgili sözleşmede yer aldığını, senet üzerinde sadece teminat senedi ibaresi tek başına senede teminat senedi olma durumunu kazandırmadığını, senedin üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı olmamakla ve davacı tarafından da senedin teminat senedi olduğuna dair içerisinde dava konusu senedin bilgilerinin yer aldığı bir sözleşme sunulmadığını, takibe konu senet TTK'de öngörülen tüm unsurları taşıdığını ve kayıtsız şartsız borç ikrarını içermekte olduğundan kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, müvekkili senette iyiniyetli yetkili ve meşru hamil olduğunu, davacıların tazminat taleplerinin ve davalarının reddi gerektiğini, davacının kefalete ilişkin iddiaları yerinde olmadığını, davanın reddini, kötü niyetli davacının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, ... İcra Müdürlüğünün 2025/... 23/05/2024 tanzim tarihli, 02/05/2025 ödeme vade tarihli, 100.000,00 TL tutarlı Senet aslı, ticaret sicil kaydı, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/... esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava .... İcra Müdürlünün 2025/... esas sayılı dosyasına 23/05/2024 tanzim 02/05/2025 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli, lehtarı ... A.ş. olan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır . Davacı taraf takibe dayanak senedin teminat senedi olduğunu ve kambiyo vasfında bulunmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise davacının kambiyo senedinde ... olduğunu , teminat senedi şahsi defisini alacaklı/davalıya karşı ileri süremeyeceğini senedim kambiyo vasfını yitirmediğini, senedin üzerinde yazan teminat senedi ibaresinin ayrı bir sözleşmeye atıf yapmamış olması nedeniyle de kambiyo senedinin teminat senedi olarak nitelendirilemeyeceğini savunmuştur Takibe dayanak icra takip dosyasının incelenmesinde alacaklının ... A.Ş , borçluların ... Ltd Şti i toplam alacak miktarının 94.026,15 TL olduğu , kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yoluyla takibin başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizin 17.12.2925 tarihli ara kararı gereği icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Takibe dayanak kambiyo senedi mahkememizce celp edilmiş, yapılan incelemede tanzim tarihinin 23/05/2024 tanzim yerinin İstanbul borçlunun ..., ... ..., Vade tarihinin 02/05/2025 bedelinin 100.000,00-TL olduğu bononun lehtarının ... A.ş. Olup kambiyo senedinin arka sayfasında "Teminat amacıyla , borç senedi yerine geçmez, borcun zamanında ödenmemesi durumunda geçerlidir" şeklinde yazının bulunduğu görülmiştür. 6102 sayılı Kanun’un 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, 777 nci maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bir kambiyo senedi olan bono üzerine bedel, faiz, protestodan muafiyet ve yetki şartı gibi kayıtların konulması kabul edilmekte ise de, illetten mücerretlik veya muayyenlik niteliklerini ortadan kaldıran kayıtların bono üzerine konulması onun kambiyo niteliğini ortadan kaldırır. Bu çerçevede belirlilik (muayyenlik) kambiyo senetlerinin temel unsurlarından biridir. Tedavül kabiliyeti de dikkate alındığında, bononun bütün unsurlarının açık, net, yoruma elverişli olmayacak biçimde belirgin olması gerekir. Poliçe ve bono keşidesi "şart kabul etmeyen" bir işlemdir (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, İkinci Baskı, 1997, s. 451). Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Örneğin "hisse devrinin teminatıdır", "...ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır", “eseri ... tarihinde tamamlayamamam hâlinde ödeyeceğim”, “inşaat bitiminde ödenecektir" şeklindeki kayıtlar. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan bu gibi hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği için hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; düzenleyen tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Bu hâlde 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca senet metninden anlaşılan (hükümsüzlük) def'i vardır. Bu def'i mutlak def'i olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Bu durumda kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibin 2004 Sayılı Kanun'un 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/607-K. 2023/626,T. 14.6.2023). Takip konusu bononun kambiyo senedi vasfı olmadığı icra mahkemesi nezdinde şikayet yolu ile ileri sürülmüş ve bu dava reddedilerek miktar bakımından kesin hüküm olması nedeniyle istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, takip konusu senedin arka yüzünde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan "Teminat amacıyla , borç senedi yerine geçmez, borcun zamanında ödenmemesi durumunda geçerlidir" şeklinde kayıt bulunduğu bononun kayıtsız şartız ödeme vaadini içermediği, bu nedenle takip konusu bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı, davacının bonoda aval veren olduğu, Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan dolayı batıl olduğu , TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebildiği, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3091 esas, 2021/965 karar sayılı içtihadı) . Sonuç olarak takip konusu bononun geçersiz olduğu anlaşılmakla davacının takibe konu edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının kabulü ile menfi tespit talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf menfi tespit davası devam ederken icra takibinde haciz işlemine devam ettiği anlaşıldığından asıl alacak üzerinden kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . ( ... BAM 16 HD 2024/267 Esas 2025/149 Karar) İHTİYATİ TEDBİR KARARINA YAPILAN İTİRAZ YÖNÜNDEN : Dava; İİK 72. Madde uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Davalı vekili ihtiyati tedbirin haksız olduğunu kaldırılması gerektiğini iddia etmiştir. HMK 389 madde de ihtiyati tedbir hususu düzenlenmiş, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen inkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, "uyuşmazlık konusu" hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine İİK 72/3 maddesi gereği takipten sonra açılan menfi tespit davalarında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Dosya kapsamı İİK 72/3 ve HMK 389. Madde hükümleri değerlendirildiğinde; icra veznesine yatan paranın alacaklıya bu aşamada ödenmesi durumunda davacı açısından ciddi bir zararın doğacağının açık olduğu ve İİK 72/3 ile HMK 389. Madde koşulları oluştuğundan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbire yapılan İTİRAZIN REDDİNE, 2-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlünün 2025/... esas sayılı dosyasına 23/05/2024 tanzim 02/05/2025 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli, lehtarı ... A.ş. olan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-Davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile takipteki asıl alacağının %20 si üzerinden hesap edilen 15.408,60-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri olan 77.043,00-TL üzerinden karar tarihi itibariyle alınması gerekli 5.262,81-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.315,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.947,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 1.315,71-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.931,11-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 97,90-TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/883, K. 2026/49, T. 23.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-883-e-2026-49-k-638202739603