İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/853 E. 2026/280 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/853
Karar No
2026/280
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/853 Esas KARAR NO : 2026/280

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin, aralarında ticari alım satım ilişkisi bulunan firmalar olduğunu ve bu ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete teslimi gerçekleşen birtakım ürünler için müvekkili şirketçe 10 adet e-fatura düzenlenmiş olduğunu, iş bu faturaların ekte sunulmuş olduğunu, iş bu 10 adet fatura bedellerinden, toplamda 41.789,47-TL tutarında ödenmeyen bakiye fatura borcu bulunduğunu, bu hususa ilişkin müvekkili şirketin cari hesap ekstresinin ekte sunulmuş olduğunu, ekte sunmuş oldukları faturalar ve cari hesap ekstresinin, davalı tarafın müvekkili şirkete 41.789,47-TL tutarında borcu olduğunu göstermekte olduğunu, davalı tarafa, cari hesabın bu miktarda borç gösterdiğinin müvekkili şirketçe bildirilmişse de; aradan geçen süreçte davalı tarafın, müvekkiline olan borcunu ödememiş olduğunu, müvekkili şirketin tüm girişimlerine rağmen davalı tarafça ödeme gerçekleşmeyince, ödenmeyen e-faturalar nedeni ile 41.789,47-TL asıl alacak tutarının ödenmesi amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla taraflarınca icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak bu defa da, davalı/borçlu tarafından söz konusu takibe yapılan itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, davalının, icra dosyasında takibe konu borca itiraz ederken hiçbir somut belge sunmamış olup yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın, açıkça kötü niyetli davranmakta ve müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını engellemeye çalışmakta olduğunu, taraflarınca bu hususta Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi gereğince dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup yapılan arabuluculuk toplantısında taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu nedenle anlaşmama son tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, ayrıca takip talebinde ve ödeme emrinde yer alan, takip tarihine kadar işlemiş 2.581,70-TL tutarındaki faiz yönünden itirazın iptali talepleri bulunmadığını beyanla; fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli, alacak da likit olduğundan davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan işbu davanın, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasına konu icra takibine dayanmakta olduğunu, takipte talep edilen alacak kalemlerinin, likit ve açık nitelikte olmayıp, ihtilaflı ve teslimi gerçekleşmemiş faturalara dayanmakta olduğunu, davacı tarafın dayandığı belgelerin, tek taraflı düzenlenmiş olup, davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığını, bu nedenle, HMK m. 199 ve TTK m. 21 uyarınca, ticari defterlerin karşılıklı ibrazı ve bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış olmasının, alacağın ihtilaflı olduğunu ve davalı tarafça borcun kabul edilmediğini açıkça göstermekte olduğunu, faturaların hukuki geçerliliğinin tartışmalı olduğunu, davacı tarafın sunduğu faturaların, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını ve teslim iradesiyle desteklenmemiş olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup, hesapta yer alan kalemlerin bir kısmının ihtilaflı olduğunu, TTK m. 89 gereği, cari hesapta yer alan kalemlerin kesinleşmesi için mutabakatın şart olduğunu, davalı şirketin, davacı tarafın iddia ettiği borcu hiçbir aşamada ikrar etmemiş olduğunu, TBK m. 6 uyarınca, borç iddiasında bulunanın, borcun varlığını ispatla yükümlü olduğunu, bu ilkenin, Yargıtay kararlarında da yerleşik içtihat haline gelmiş olduğunu, davacı tarafın, ödeme emrinde faiz talep etmiş, ancak dava dilekçesinde bu kalemden feragat etmiş olduğunu, bu çelişkinin, takipteki alacağın net olmadığını ve kötü niyetli takip yapıldığını göstermekte olduğunu, davacı tarafın, icra takibinde 41.789,47 TL talep etmiş, ancak bu tutarın hangi kalemlerden oluştuğunun açıkça belirtilmemiş olduğunu, HMK m. 119/1-e gereği dava dilekçesinin eksik olduğunun ve davanın reddi gerektiği sonucunu doğurduğunu, ticari davalarda, HMK m. 222 ve TTK m. 82 uyarınca, tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak incelenmesi ve bilirkişi marifetiyle değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususun, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da defaatle vurgulanmış olduğunu beyanla; davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli takipte bulunması nedeniyle, İİK m. 67 uyarınca davacı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine toplam 44.371,17 üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 15/12/2025 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi .... 06/02/2026 tarihli raporunda özetle; dava konusunun, davacının davalıya 41.789,47 TL asıl alacak ve 2.581,70 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 44.371,17 TL alacağı olduğu iddiası ile icra takibini başlatmış olduğunu, davacının 2023-2024-2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelenmiş olduğunu, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığını, defter kayıtlarının birbirilerini doğrular nitelikte olduğunu ve dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterlerinin lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılmış olduğunu, davalı tarafın incelemeye gelmemiş, defter belge sunmamış yerinde inceleme talebinde de bulunmamış olduğunu, davacının kayıtlarında, davalının davacıya takip ve dava tarihi itibariyle 74.555,60 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarının 41.789,47 TL olduğunun görülmüş olduğunu, davacının takipte 2.581,70 TL işlemiş faiz talep etmiş, ancak davacının dava dilekçesinde bu işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin olmadığını beyan etmiş olduğunu, davacının 2024 yılında davalıya 19 belge ile KDV hariç 73.030,35 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğunu, davalının da aynı şekilde 2024 yılında 19 belge ile KDV hariç 73.030,35 TL tutarında davacıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, yine davacının 2025 yılı şubat ayında davalıya 3 adet belge ile KDV hariç 23.791,64 TL satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğunun, davalının da aynı şekilde 3 adet belge ile KDV hariç 23.791,64 TL davacıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduklarının tespit edilmiş olduğunu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık olduklarının tespit edilmiş olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde tarafların tüm ticari defter ve belgelerine delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, defter kayıtlarının birbirilerini doğrular nitelikte olduğu ve dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davacının kayıtlarında, davalının davacıya takip ve dava tarihi itibariyle 74.555,60 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarının 41.789,47 TL olduğunun görülmüş olduğu, davacının 2024 yılında davalıya 19 belge ile KDV hariç 73.030,35 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğu, davalının da aynı şekilde 2024 yılında 19 belge ile KDV hariç 73.030,35 TL tutarında davacıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, yine davacının 2025 yılı şubat ayında davalıya 3 adet belge ile KDV hariç 23.791,64 TL satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğu, davalının da aynı şekilde 3 adet belge ile KDV hariç 23.791,64 TL davacıdan alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduklarının tespit edilmiş olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık oldukları tespit edilmiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinini de yer aldığı görülmüş ise de dava değerinin işlemiş faiz hariç bedel üzerinden harçlandırıldığı anlaşıldığından bu hususta ayrıca inceleme yapılmamıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 8.357,89 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak üzerinden iptali ile takibin asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 8.357,89 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 2.854,64 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.239,24 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.122,00 TL olmak üzere toplam 9.352,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 41.789,47 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/03/2026

Katip ... ¸

Hakim .... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/853, K. 2026/280, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-853-e-2026-280-k-b16803640c27