İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/852 E. 2026/663 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/852
- Karar No
- 2026/663
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/852 Esas KARAR NO :2026/663
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/11/2025 KARAR TARİHİ:20/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 840.000.000,00 TL bedelli, 31/12/2025 keşide tarihli çekin taraflar arasındaki ticari ilişkinin yalnızca güvence altına alınması amacıyla teminat olarak 08/01/2025 tarihinde kurum müdürüne verildiğini, bu çekin ödeme vasfı taşımadığını, sadece ticari bir güven unsuru olarak tanzim edildiğini, dolayısıyla çekin devir veya tahsil edilebilirliğinin temel borç ilişkisinin doğması şartına bağlı olduğu hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde sabit olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasındaki cari hesap kayıtlarının incelendiğinde dava konusu çekin düzenlendiği ve davalıya teslim edildiği tarih itibariyle dahi müvekkili şirketin davalıdan 12.261.695,88-TL tutarında alacaklı olduğunu, çekin taraflar arasındaki şifahi sözleşmede açıkça belirtildiği üzere sadece teminat niteliğinde olup herhangi bir ödeme vasfı taşımadığını, bu hususun savcılık ifadeleri ve taraflar arasındaki mutabakatta sabit olduğunu, ancak davalının müvekkiline olan güven ilişkisini kötüye kullanarak kendisine teminat olarak verilmiş olan bu çeki, sözleşmeye ve hukuka aykırı şekilde ciro etmek suretiyle üçüncü kişilere devrettiğini, gerek davalı şirket yetkili ... İş'in savcılık ifadesi, gerek müvekkili şirket yetkilisi ... ve ...'ün beyanları birlikte değerlendirildiğinde çekin yalnızca davalı üzerinden yürütülen reklam panolarına ilişkin sürecin devamını sağlamak amacıyla teminat olarak düzenlendiğinin açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkili şirket tarafından ciro edilmiş ise de bu durumun tek başına müvekkili şirket bakımından borç veya kambiyo sorumluluğu doğurmayacağını, müvekkili şirketin davacıdan çek bedelini talep edenin talep etme iradesi bulunan veya bu yönde herhangi bir girişimde bulunan taraf olmadığını, dava konusu çekin TTK. 780. maddesinde yer verilen zorunlu unsurları ihtiva ettiğini, bilindiği üzere kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, bu nedenle ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının dilekçesinde çekin esasın müvekkili şirkete değil ...'a verilmek üzere düzenlendiğinin en başından itibaren bildiğini ve çeki düzenlediği esnada bu kişiye verildiğinin bildiğini ifade ettiğini, bu durumda davacının davasını müvekkili şirkete değil adı geçen kişiye yöneltmesi gerektiğini, çekin müvekkili şirkete cirolandığı tarih itibariyle davacıyla müvekkili şirket arasında devam eden bir kira ilişkisi bulunmakta olup davacının iddia ettiği gibi 840.000.000,00-TL tutarlı ihaleye yönelik bir sözleşme bulunmadığını, ciro işleminin her somut olayda otomatik olarak kambiyo sorumluluğu doğuran bir işlem olmadığını, dava konusu çekin düzenlenmesi, ciro edilmesi ve ihale süreciyle bağlantılı fiiller hakkında ceza yargılamasının devam ettiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının ... ....'ne ait ... seri numaralı çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitinin, dava konusu çekin hukuken geçersizliğinin ve iptalinin istemine ilişkindir. Mahkememizin 16.04.2026 tarihli celsesi, 1 nolu ara kararı ile duruşma gününden haberdar olmalarına rağmen taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK m. 150 uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 150/5. maddesi hükmü gereğince; işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve Mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Hukuksal durum bu olunca da davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 150. maddesi gereğince 16/04/2026 tarihi itibariyle işlemden kaldırıldığının; 17/07/2026 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli 732,00-TL harcın, peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/07/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır