İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/835 E. 2026/735 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/835
Karar No
2026/735
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/835 Esas KARAR NO : 2026/735

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 05/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı borçlu arasında 14.02.2024 tarihinde “...” akdedildiğini, müvekkili davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmişse de davalı borçlunun aldığı hizmete karşılık ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili davacının ....Noterliği 18.02.2025 tarihli ihtarnamesi ile borcun ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin 19.08.2025 tarihinde davalı borçlu şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasi ile icra takibi başlattığını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı/borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, alacağı likit olduğu dikkate alınarak hükmolunacak borç miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde müvekkili şirketin kira bedelini ödememesi nedeniyle mağduriyet yaşadığı iddiasının dayanağını belirtmediğini, davacının tüm taleplerinin somutlaştırılması gerektiğini, davacının işbu itirazın iptali davası açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, kaldı ki icra takip tutarının tamamı için değil de, bir bölümü için harç yatırılmışsa, bu durumun kısmi dava olarak nitelenemeyeceğini, mahkeme itirazın iptaline karar verecek ise, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, HMK madde 119 gereğince işbu davanın dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, SDDK’nın 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca müvekkili sigorta şirketinin temdit yetkisi kaldırıldırıldığını, müvekkili sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmak hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece müvekkili şirketin sorumlu olduğuna yönelik hüküm kurulacaksa dahi müvekkili şirketin mevcut durumu göz ardı edilmemesi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini,

işbu davadan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple mahkemece aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini bildirip, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini, davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri, ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kuruluna müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ (VKN:...)'nin temdit yetkisinin kaldırılıp kaldırılmadığının, Mahkememiz davacısı ... ... (VKN:...) ile imzalanan lisans ve danışmanlık sözleşmesinin kurum denetimi kapsamında olup olmadığının ve ... SİGORTA A.Ş. Tarafından ... ROBOTİK VE YAPAY ZEKA TEKNOLOJİLERİ A.Ş.'ye yapılacak ödemelerin kurumun onayına bağlı olup olmadığının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi ile ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... E. Sayılı dosyasının tüm ekleri ile birlikte UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 02.09.2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişkin 14/02/2024 tarihli Lisans ve Danışmanlık Sözleşmesi’ne dayanmaktadır. Davacı sözleşme gereği ücret alacağına ilişkin düzenlediği fatura alacağının tahsilini istemektedir. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, kayıtların uyumlu olduğu, davacının düzenlediği faturaların defterlerde kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan 532.000 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı, bir sigorta şirketi olup yeni sözleşme yapma ve temdit yetkisi kaldırılmıştır. Davalı şirketin hukuki durumuna ilişkin yapılan araştırmada SEDDK tarafından verilen cevapta, davacı ile yapılan sözleşmenin kurum denetimi kapsamında olmadığı bilgisine ulaşılmıştır. Davalının lisanslarının iptal edilmesi, mevcut borcunu ödememesi için bir sebep olmamakla birlikte davacının muaccel alacaklarını talep etmesine de engel değildir. Davacının, davalıya yaptığı ihtarname 19/08/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup, ihtarda 3 günlük ödeme süresi verilmiştir. Bu kapsamda davalının 23/08/2025 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile taleple bağlılık uyarınca %16,75 üzerinden işlemiş faiz hesaplanmış, sonuç olarak davacının 1.485,17 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 533.485,17 TL’lik kısmının iptaline, takibin 532.000,00 TL asıl alacak ve 1.485,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 533.485,17 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-106.697,04 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 36.442,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.994,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.447,71 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.994,66 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 657,90 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.267,96 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 17.670,24 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 85.357,63-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 18.045,79-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 150,51 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4.449,49 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı için KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.10.2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/835, K. 2026/735, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-835-e-2026-735-k-5240159f3468