İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/835 E. 2026/130 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/835
Karar No
2026/130
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/835 Esas KARAR NO : 2026/130 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 17/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili Banka ile dava dışı / asıl kredi borçlusu --------- Sırketı arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden, dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı ---------- Şirketi ile birlikte dava dışı -------- , ---------, --------- --------ş , ---------ş ise işbu kredi sözleşmeleri kapsamında kredi müşterisi olan asıl kredi borçlusuna kullandırılan ve kullandırılacak krediler sebebiyle imzalanmış olan kefaletnameler ile müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girildiğini, borçluların kredi hesapları --------- Noterliğinin 18.07.2025 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilmiş ve usulü dairesinde tebliğ edilmiş ancak müvekkil alacağı ödenmediğini, müvekkiline borçlular dava dışı --------- Sırketı Ve --------- , ----------, ----------, ---------ş , ----------ş hakkında --------- Esas sayılı dosyası ile konkordato davasında verilmiş geçici mühlet kararı olduğundan bu borçlular hakkında takip yapma hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı borçlu --------- Şirketi hakkında işbu icra takibi yapıldığını, bu sebeple ---------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------Esas sayılı dosyasına yatırılan peşin harcın H.M K.md 29 gereği iş bu dava harcından mahsubuna,--------Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına borçlu taraflarca vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihi itibariyle 8.604.856,19 TL alacağımız üzerinden takibin devamına, icra takibinin açıldığı tarihten, tahsil tarihine kadar geçecek süre için, Türklirası anapara alacağımız üzerinden hesaplanacak % 165 temerrüt faizi ve % 5 B.S.M.Vergisinin borçludan tahsiline, zaman kazanmak amacıyla, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle borçluların, %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmelerine, masraf ve avukatlık ücretinin borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle :Taraflar arasında meydana gelecek uyuşmazlıkların çözümünde tahkim yolu öngörüldüğünü, davacı ile ---------Ş. Arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin “Uyuşmazlıkların Çözümü” başlıklı 6.11. maddesi uyarınca, taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceği kararlaştırıldığını, Söz konusu maddeye göre, tahkim yeri ---------, tahkim mercii ---------olacak ve tahkim yargılamasında -------- hukuku uygulanacağını, yine müteselsil kefil sıfatını haiz Müvekkil Şirket ile Davacı arasında imzalanan Kefalet Sözleşmesi'nin "Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hüküm" başlıklı 4. maddesi uyarınca Genel Kredi Sözleşmesi ile paralel olacak şekilde şekilde taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceği kararlaştırıldığını, bilindiği üzere, tahkim anlaşması/sözleşmesi, tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın hakem eliyle görülmesini sağlayan bir yol olduğunu, İşbu yargı yolu, 6100 sayılı hukuk Muhakemeleri Kanunu ("HMK")'nun ilgili 412. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır." Tahkim iradesi ile mahkemelerin yetkisi bertaraf edilmiş olur. Geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığı için gereken şartlar: tahkim iradesinin açık ve kesin bir biçimde varlığı, sözleşmenin yazılı şekilde yapılması (Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir. HMK md. 412), tahkime konu olan uyuşmazlığın belirli veya belirlenebilir olması ve tahkime elverişli olması gerektiğini, Tahkim anlaşmasının en önemli geçerlilik şartlarından biri tahkime elverişlilik ilkesi olduğunu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve HMK'nin 408. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, --------- bulunan taşınmaz mallar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradelerine tabi olmayan uyuşmazlıklarda tahkim anlaşması yapılabilmesi mümkün değildir. “Tahkime elverişlilik” başlıklı bu düzenlemeden, öz itibarıyla kamu düzenine ilişkin ve tarafların irade serbestisine konu olmayan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığı sonucu çıkarılmakta olduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, vekalet ve yargılama giderlerinin davacı'nın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Davalı yan tahkim ilk itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.11 sayılı uyuşmazlıkların çözümü başlıklı madde de taraflar arasındaki uyuşmazlıkların ---------- Tahkim Merkezinde çözümleneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tahkim anlaşmasını HMK 116 md gereğince ilk itiraz olarak ileri sürdüğü, sözleşmede yer alan bu tahkim şartının kayıtsız ve şartsız olduğu, tarafların tahkim iradesinin tereddütsüz olduğu ve geçerli bir tahkim anlaşması niteliğinde olduğu anlaşılmakla, HMK md. 413 maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 103.925,16-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 103.193,16 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, 3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00- TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/835, K. 2026/130, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-835-e-2026-130-k-d5c728d8f033