İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/83 E. 2026/138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/83
- Karar No
- 2026/138
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/83 Esas KARAR NO : 2026/138
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmamasına rağmen davalı tarafından kötüniyetli olarak müvekkil aleyhine ... 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 26.03.2024 tarihinde 256.867,98 TL cari hesap alacağı için ve ... 30. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında 28.03.2024 tarihinde davalıya teminat olarak verilmiş 50.000 TL bedelli bono için iki ayrı icra takibine girişildiğini, ... 16. İcra Dairesi'nin takibinin ekindeki cari hesap ekstresine göre tüm cari hesabın takibe konu edildiğini ve davalının elinde teminat amaçlı bulunan bonoyu da takibe konu ederek cari hesap takibinden sonra yapılan bono takibinde cari hesap takibinden bahsedilmeyerek müvekkilini aynı miktar için iki kez borçlandırıldığını, cari hesap ekstresinin 4. sayfasının 12. ve 13. satırlarında 11.03.2021 tarihli, sırasıyla 100.297,94 TL ve 99.889,46 TL bedelli iki adet satış faturası gözüktüğünü, bu hareketlerin doğru olduğunu ve toplamının 200.187,40 TL olduğunu, ancak aynı sayfanın 14. satırında bu iki faturayı tam olarak kapatacak şekilde 200.187,40 TL ödeme kaydı gözüktüğünü ve müvekkiline bu tarihte ve tutarda yapılan bir ödeme olmadığını, bunun davalının kendi kendine yaptığı bir işlem olduğunu ve cari hesapta müvekkil aleyhine 200.187,40 TL tutarında gerçek dışı bir borç yaratıldığını, ayrıca sunduğu teslimat fişlerinden 06.05.2022 tarihli, ... sayılı ve 3.946,33 TL tutarlı ürün teslimi ile 09.11.2021 tarihli, ... sayılı ve 6.275,95 TL tutarlı ürün tesliminin davalının cari hesap ekstresinde gözükmediğini, davalının mükerrer takip yaparak, kendi kendine ödeme kaydı oluşturarak ve teslim edilen malları cari hesaba işlemeyerek kötüniyetli davrandığını, kendileriyle yapılan görüşmelerde muhasebesel hata yapıldığını kabul etmelerine rağmen icra takibinden vazgeçmeye yanaşmadıklarını, arabuluculuk görüşmesinden de sonuç alınamadığını belirtilerek, müvekkilinin dava konusu ... 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ve ... 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve takiplerin iptaline karar verilmesini, davalının kötüniyetinin sabit olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı şirket ile ürün satın alma konusunda anlaşmaya varıldığını, avans ödemesi yapıldığını, davacının iki adet fatura düzenlediğini ancak ürünlerin davalı şirkete sevk irsaliyesi ile teslim edilmediğini, bu nedenle iade faturası düzenlendiğini, davacının cari hesap alacağının dışında, 20.02.2022 tanzim, 20.07.2022 vadeli 50.000,00 TL bedelli bono sebebiyle de borcunun bulunduğunu, bu bononun vadesinde ödenmemesi sebebiyle ... 30. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının davacıya bu ödemeyi gerçekleştirdiğini, davacı tarafından icra takibine konu bu kambiyo senedinde bulunan imzaya itiraz edilmediği gibi ödemesinin yapıldığına dair bir belge sunulmadığını, davalı firma tarafından davacı tarafa yapılan ödemelerin banka aracılığı ile gerçekleştirildiğini, davacının teslimat fişi olarak sunduğu belgeleri kabul etmediğini, davalı şirketçe icra takip konusu ödemelere karşılık teslim alınan bir ürün olmadığını, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, cari hesapta yer alan faturalara konu ürünlerin davalı şirkete teslim edilmediği gibi davalı şirket tarafından yapılan avans ödemesinin de iade edilmediğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının borçlu olduğunun tespit edileceğini belirtilerek, davacının alacağını sürüncemede bırakılması amacıyla açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile tüm alacak miktarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 30. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası, ... 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... 30.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından davacı taraf aleyhine başlatılan ... 30. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı ve ... 16. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyalarından kaynaklı olarak İİK 72. Maddesi uyarınca davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya borcunun bulunmamasına rağmen davalı tarafın kötüniyetli olarak iki tane icra takibi başlattığını, ... 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takibinin cari hesaba dayalı olduğunu, davacı tarafa yapılan ödeme olmamasına rağmen cari hesapta davacı aleyhine 200.187,40 TL tutarında bir gerçek dışı borç yaratıldığını, ... 30. İcra Dairesinin...E. Sayılı icra takibinin bonoya dayalı olarak başlatıldığını, davalının elinde teminat amaçlı olarak bulunan 50.000 TL bedelli bonoyu icra takibine konu ettiğini ve mükerrer olarak iki kez borçlandırdığını belirterek icra takiplerinden kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti ve davalı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacı tarafla ürün satın almak konusunda anlaşmaya vardığını ve davacıya avans ödemesi yapıldığını, buna karşılık davacı tarafından iki adet faturanın düzenlendiğini ancak ürünlerin davacı tarafından teslim edilmediğini, ürünler teslim edilmediği için iade faturasının düzenlendiğini, cari hesap ekstresine göre davalının 256.867,98-TL alacağının bulunduğunu, buna ilişkin icra takibi başlatıldığını, cari hesap alacağının dışında 20.02.2022 tanzim, 20.07.2022 vadeli 50.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı olarak da davacının borcunun bulunduğunu ve bononun vadesinde ödenmemesi sebebi ile icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddi ile davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 06/08/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. ... 30. İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 50.000,00 TL asıl alacak ve 18.572,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.572,00 TL borcun ödenmesi amacıyla 26/03/2024 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 21/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. ... 16. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 256.867,98 TL borcun ödenmesi amacıyla 26/03/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 29/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 16/06/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dosya kapsamında yapılan incelemede, her iki taraf da icra takibine dayanak yapılan borç ilişkisini ortaya koyabilecek ticari defterlerini sunmamış, ayrıca incelemeye gelmemiştir. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu borç ilişkisine dair karşılıklı ticari kayıtların varlığı veya uyumu denetlenemediği, ancak dosyaya sunulan banka dekontlarına göre; davacı ...’e ait hesaplara, davalı ... A.Ş. tarafından 07.03.2022, 10.05.2022, 23.09.2022 ve 21.10.2022 tarihlerinde olmak üzere toplam 92.500,00 TL ödeme yapıldığı belgelenmiştir. Bu ödemelerin “borç olarak verilen” açıklamasıyla gönderildiği ve IBAN’a doğrudan transfer olarak gerçekleştiği, taraflar arasında gerçekleştiği ileri sürülen ürün teslimi, iade faturası veya sevk irsaliyesi gibi mal hareketine ilişkin somut ve denetlenebilir belgeler dosyada mevcut olmadığı, tarafların bu hususta karşılıklı iddiaları bulunmakta olup, belgelerle desteklenmediğinden maddi durum açıklığa kavuşturulamadığından davacının ... 16. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasında ve ... 30. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasında davalı yana borçlu olup olmadığı tespit edilememiş olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 16/10/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Davacının itirazları kapsamında, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasının ekinde bulunan cari hesap ekstresi incelendiğinde; Sunulan ekstrede muhasebesel anlamda herhangi bir hesap koduna yer verilmediği, bu nedenle davalının davacı ile arasındaki cari ilişkinin muhasebe kayıtlarında hangi hesap altında (örneğin 120 Alıcılar, 320 Satıcılar gibi) takip edildiğinin anlaşılamadığı, ayrıca, cari hesap ekstresi dosyaya parçalı biçimde ibraz edilmiş olup, tarih ve açıklama kısımları bir sayfada, borç-alacak-bakiye bölümleri ise ayrı bir sayfada sunulduğu, bu nedenle bilgiler bütünlük arz etmemekte ve kayıtların birebir, kronolojik biçimde incelenmesine olanak vermediği, mevcut belgeler üzerinden yapılan sınırlı incelemede, davalı cari hesabında 50.000 TL tutarında bir borç kaydının bulunduğu, bu tutarın takibe konu bononun bedeliyle miktar itibarıyla örtüştüğü görülmekle birlikte, cari hesap açıklama kısımlarında "bono", "senet" veya benzeri bir ibareye rastlanmadığı, dolayısıyla takibe konu bononun cari hesaba dahil edilip edilmediğinin açık biçimde tespit edilemediği, bu itibarla, mevcut belgeler kapsamında cari hesap ile takibe konu bono arasında doğrudan bir bağlantı kurulamadığı, kayıtların bütünlüğünün bozulmuş olması nedeniyle mükerrer takip ihtimalinin somut olarak belirlenemediği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesine göre, kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “İspat Yükü” başlıklı 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Menfi tespit ve istirdat davaları 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçlu, menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir. İspat yüküne ilişkin yukarıda açıklanan genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/02/2019 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı) Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. İhdas nedeni belirtilen senedin talil edilmesi halinde bu iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gereklidir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Menfi tespit davasında kural olarak; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır. Takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur. Davacı taraf aleyhine başlatılan ... 30. İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı ve ... 16. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyalarından kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş olup ... 16. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyasının cari hesap alacağına istinaden başlatılmış olduğu, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıda olup alacaklının hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak zorunda olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesinde ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı ancak Mahkememizce belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını Mahkememize sunmadığı, icra takibine dayanak olan cari hesap ekstresinin tek başına davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği Mahkememizce kabul edilerek davalı tarafından davacı taraf aleyhine başlatılan 256.867,98 TL cari hesap alacağından kaynaklı ... 16. İcra Dairesi'nin...esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı ... A.Ş'ye İİK 72. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı taraf ... 30. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra takibine konu teminat amacıyla verildiği ve davalı tarafından mükerrer takip yapıldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuştur. Bononun teminat senedi olması için hangi ilişkinin teminatı olduğu bono üzerinde yazılması ve ayrı bir sözleşme düzenlenip, bu sözleşmede teminat bonosu olduğu iddia edilen bononun tüm unsurları ile birlikte belirtilmesi gerekmektedir. İcra takibine konu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, keşidecisinin davalı olduğu, imzası inkar edilmeyen bono üzerinde teminata ilişkin bir kayıt olmadığı, teminat iddiasının keza yazılı belge ile ispat edilemediği, ... 16. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine konu cari hesap ekstresi açıklama kısımlarında "bono", "senet" veya benzeri bir ibareye rastlanmadığı, takibe konu bononun cari hesaba dahil edilip edilmediğinin açık biçimde tespit edilemediği, bu nedenle mükerrer takip yapıldığı iddiası davacı tarafça ispatlanamadığından davacının ... 30. İcra Dairesinin... E. Sayılı icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden; İcra ve İflas Kanunun 72. maddesinin 5.fıkrasına göre; “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebi yönünden; İİK. 72/4 Maddesinde;'' (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez,'' hükmü düzenlenmiş olup Davalı lehine kötüniyet tazminatının koşullarından biri ihtiyati tedbir kararının uygulanması olduğundan Mahkememizce davacı lehine verilen ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı taraf aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a.) Davalı tarafından davacı taraf aleyhine başlatılan 256.867,98 TL cari hesap alacağından kaynaklı ... 16. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı...A.Ş'ye İİK 72. Maddesi uyarınca BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b.)Davacının ... 30. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti isteminin koşulları oluşmadığından reddine, c.)Davacı ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.546,65-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 5.557,71-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.988,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 2.841,48-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 758,52-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 5.557,71-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.173,11-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 270,00-TL posta giderinden ibaret toplam 7.270,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 5.738,21-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yatırılan 75,00-TL posta giderinden ibaret toplam 75,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 15,80-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*