İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/82 E. 2025/938 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/82
- Karar No
- 2025/938
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/82 Esas KARAR NO : 2025/938
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin .... cihazı satın almak üzere davalı şirkete başvurduğunu ve davalı şirketin göndermiş olduğu tekliflere istinaden deneme amacı ile 1 adet cihaz sipariş ettiğini, davalı şirket tarafından gönderilen ilk cihazın arızalı çıkması neticesinde bu arızalı cihazın 15.03.2024 tarihinde davalı şirkete iade edildiğini, akabinde davalı şirketin ikinci bir cihaz gönderdiğini ve 29.03.2024 tarihinde bu cihaz için davalı şirket tarafından 800 EURO + KDV bedelli bir adet fatura düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin müvekkili şirket tarafından 18.04.2024 tarihinde davalı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu deneme sonucu .... cihazının uygun olmadığını tespit etmesi üzerine, bu cihazın iadesine karar verildiğini ve davalı şirket ile mutabık kalındığı üzere 07.05.2024 tarihli irsaliye ve fatura ile cihazın davalı şirkete iadesinin gerçekleştiğini, ancak davalı şirketin 07.05.2024 tarihli faturaya istinaden iade bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, davalı şirketin söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığını, devam eden süreçte ödeme yapılmaması nedeni ile yasal yollara başvurulacağının davalı şirkete bildirilmesi üzerine davalı şirketin bu hususta servis hizmetini verdiğini ifade ederek müvekkili şirkete ödemesi gereken tutarın tam karşılığına denk gelecek şekilde ''Yol Servis Bedeli'' açıklamalı, 26.11.2024 tarihli, .... numaralı, 816 EURO tutarlı, satış tipi ticari fatura düzenlediğini, bu faturanın müvekkili şirket tarafından sistem üzerinden reddedildiğini, bunun üzerine davalı şirketin bu sefer yine ''Yol Servis Bedeli'' açıklamalı, 27.11.2024 tarihli, .... numaralı, 782,94 EUR tutarlı, satış tipi temel fatura düzenlediğini, ancak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete özel bir servis hizmeti verilmediği gibi bu hususta müvekkili şirkete yapılan herhangi bir ücret bilgilendirmesi de bulunmadığını, davalı şirket tarafından düzenlenen bu iki faturaya karşı İzmir ..... Noterliği 02.12.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, yine aynı ihtarname ile müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş olan 07.05.2024 tarihli, .... numaralı, 816 EUR tutarlı, satış tipi temel fatura bedelinin de ödenmesi yönünde ihtarda bulunulduğunu, söz konusu ihtarnamenin davalı şirkete 02.12.2024 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiğini, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından, borcunu ödemeyen davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme yapmadığını, borçlu olduğu halde icra takibine haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğini, davalının itirazı uyarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının işbu davaya konu takibe haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiğini, davalının yegane amacının kötüniyetle takibi durdurup zaman kazanmaya çalışmaktan başka bir şey olmadığını beyanla, davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Dairesinin .... E. Sayılı takibin devamına, likit alacağı ödememek adına haksız ve kötüniyetle itiraz eden davalının takibe konu alacağın %20’sinden az olmayan icra inkar tazminatı ödemesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete bahse konu hizmeti sağladığını ispat etmesi gerektiği gibi dosya kapsamında alacağın varlığının ispatı açısından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının müvekkili şirketin faturalara itiraz etmediğini belirtmesinin, alacağın varlığını tek başına ispat edecek bir husus olmadığını, davacının icra takibinin dayanağı fatura olduğunu, faturaya konu hizmetlerin verildiğinin teyidi gerektiğini, bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında tesis edilen ticari ilişki kapsamında mutabık kalınan edimsel yükümlülükleri zamanında, tam ve eksiksiz olarak müvekkilinin yerine getirdiğini, mevcut iddiaların haksız olduğunu, taraflar arasından belirlenen şekilde hizmet sağlanmadığını, dolayısıyla işbu tarih itibariyle müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği herhangi bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamında yer alan fatura bir bütün olarak incelendiğinde; fatura üzerinde yer alan eksiksiz teslim eden ve eksiksiz teslim alan kısımlarının boş olduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen faturanın davalı müvekkili şirkete hangi tarihte ve ne şekilde teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında yer almadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu faturanın davacı şirket tarafından düzenlenmesi akabinde davalı müvekkili şirkete hangi tarihte ve ne şekilde teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında yer almadığını, anılan faturaya dayalı olarak davacı şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı müvekkili şirket tarafından anılan icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini ve itiraz içeriğinde takibe ve takibe dayanak konu belge içeriğinde yer alan borca itiraz edildiğini, bu bağlamda dava konusu faturaya davalı müvekkili şirket tarafından itiraz edilmediğinden bahisle içeriğinin kabul edildiği yönündeki beyanın eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hatalı olarak beyan edildiğini, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, yargılamaya ve hükme esas alınamayacağını, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak, hukuka ve usule aykırı olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davalı şirketin alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 816,00-EURO asıl alacak, 0,85-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 816,85-EURO alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir. Mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı ... gönderildiği, davalı tarafından itiraz edilmediği, taraflara ait 2024 yılına ait hizmet alımında-satımında tarafların 1 Adet iade KDV Hariç 23.719,49TL faturaların yer aldığı, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2023-2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafça kanuni süresinde itiraz edilmediği, davacı ... Madencilik tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki hizmetinin davalının bilgisi dahilinde taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde, hizmet satımı -alımı olduğu, yine tarafların ticari defter ve belgelerinde ödemelerin olduğu, davacı yanın davalıdan kaydı olarak 816,00EURO tutarında alacaklı olduğu, alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı, ancak mahkemece işlemiş faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise Ticari işlerde TTK 1530 md. Uyarınca sözleşmede faiz öngörülse dahi faiz istenebileceği belirtildiğinden TTK 1530/4 md gereğince; davacı tarafın davalı taraftan 0,85Euro faiz talep edebileceği, davacı tarafın 31.12.2024 tarihinde cari hesap bakiyesinin 816,00EURO olduğu, davacı tarafın davalı taraftan 0,85Euro faiz talep edebileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça faturadan kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 816,00-EURO olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın icra takibi başlatılmadan önce davalı tarafa usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü görülmekle işlemiş faiz talep etmekte haklı olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 816,00-EURO asıl alacak ve 0,85 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 816,85 EURO üzerinden İPTALİNE, asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 6.007,26-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.051,78-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.436,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.036,31-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.140,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza