İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/810 E. 2025/917 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/810
- Karar No
- 2025/917
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/810 Esas KARAR NO: 2025/917 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/11/2024 KARAR TARİHİ: 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari faaliyeti kapsamında davalı tarafça müvekkilinden ihraç etmek üzere mal satın aldığını ancak satın alınan mal bedelini ödemediğini, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya satışı yapılarak teslim edilen mallara ilişkin ---- bedelli faturalar ihraç kayıtlı satış faturası olup, -------- bedelli fatura ürünler üzerine yapılması talep edilen baskıya ait klişe bedeli faturalar düzenlendiğini, Davalı tarafın fatura bedellerini ödememesi nedeni ile------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, borçlu şirketin 16.07.2024 Tarihinde takibe esas borca, faize, faiz oranına, yetkiye ve bütün ferilerine itiraz etmiş ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmuş olduğunu, takibe konu alacağın tahsili amacı ile ticari dava arabuluculuk başvurusu yapılmış, arabuluculuk süreci "görüşme yapılarak anlaşamama" şeklinde olumsuz sonuçlanmış olduğunu beyanla; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik davalı tarafın --------sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin 185.022,03 TL asıl alacak ile devamına , asıl alacağın 03.07.2024(takip tarihi) Tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa madde 2/2.fıkra uyarınca ticari temerrüt faizi (avans faiz oranınca) ile tahsiline, davalı tarafın haksız yere takibin durmasına sebebiyet vermesi ve alacağın likit olması nazara alınarak %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında karton bardak satın alınması için bir anlaşma gerçekleştiğini, taraflar kutusunda 3000 tane ürün olmak üzere toplamda 162 kutu karton bardak teslim edilmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak iş sonunda davacı anlaşmaya uygun davranmadığını, 122 kutu teslim etmiş, 40 kutu eksik kaldığını ve müvekkili şirketin mağdur olmuş olduğunu, anlaşma sürecinde davacı şirketin fabrikasına müvekkili şirket yetkilisi ----- arkadaşı ---- ziyarette bulunduğunu, ziyaret sürecinde ---- isimli şahıs eşlik ettiğini ve kendisini fabrika sahibi olarak tanıttığı,----- mahkemede dinlenmesini talep ettiklerini, anlaşma sağlandıktan sonra karton bardaklar için yapılması gereken ödemenin ----- ilettiği dekonta yapılmış olduğu, dekontun ve yine ödemenin ellerine ulaştığına dair davacı şirket yetkilisi ----- görüşmeler yapıldığı, görüşmelerinin ekte sunulmakta olduğunu, müvekkili şirket borçlu olmayıp, davacı şirketin karton bardakları eksik teslim ettiğini ve müvekkili şirketin üstüne düşen ödemeyi yaptığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle,------ esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------esas dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Mahkemece Bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak yapılan değerlendirme ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, tarafların usul ve yasaya uygun tutulmuş olduğu ve birbirlerini teyit ettiği tespit olunan ticari defterlerindeki kayıtları ve müstenidatları ile dayanakları üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde, yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, 6100 sayılı HMK” nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, İcra Tazminatı Talepleri ve taleple bağlılığın takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 185.022,03 asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı şirketin davalı şirketten; takip dayanağı yapılan 3 adet faturaya dayalı açık ------- alacak bakiyesinin bulunduğu" şeklinde rapor sunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -----yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ----- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan 185.022,04-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının eksik teslim edilen faturaya konu mallar için iade faturası kesmediği, davacı tarafından kesilen faturaları defterine kaydettiği, bu hali ile davacının faturaya konu malları teslim ettiği ve fatura bedeline hak kazandığına kanaat getirildiği, davalının eksik mal teslim olgusunu ise ispat edemediği kanaati ile davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının ------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 185.022,03 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 12.638,85-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.213,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.425,84-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.213,01-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.640,61-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 325,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.325,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025