İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/767 E. 2026/518 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/767
- Karar No
- 2026/518
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/767 Esas KARAR NO : 2026/518
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 24/10/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 25.07.2024 günü müvekkil firmanın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ... plakalı araç trafik kurallarına uygun şekilde seyir halindeyken, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç takip mesafesi kurallarına uymaması sonucu müvekkil şirkete ait araca çarptığını, kaza sonucu, müvekkili şirketin aracı muhtelif yerlerinden hasar görmüş ve trafiğe çıkmaya uygunsuz hale geldiğini, hasar gören aracın trafiğe çıkmaya uygun hale getirilmesi için tamir, onarım, parça değişimi, boyama vb. işlemler için servise götürüldüğünü, serviste kaldığı süre boyunca araç kullanılamadığını, davalının kusuruyla müvekkile ait aracın hasar görerek hareket kabiliyetini kaybetmesi sonucu müvekkili, müşterisini mağdur etmemek adına yedek araç tahsis ettiğini, yedi (7) gün boyunca onarım ve tamir için serviste bekleyen ve bu süre boyunca kullanılamayan araç yerine ikame bir araç müşterisine tahsis eden müvekkil firma, kazanç kaybına uğradığını, açıklanan bu nedenlerle; kusur oranı, zarar miktarı, onarım süresi ve başkaca tüm talep ve hakları yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla işbu belirsiz alacak davamızın kabulü ile 300-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın kaza tarihindeki günlük kiralama bedelinin bildirilmesi için İTO'ya müzekkere yazılmasına, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alındığında yargılamanın uzamasını engellemek maksadıyla Sayın mahkemenizden tensip zaptı ile birlikte kurulacak ara karar neticesinde dilekçeler aşamasından sonra dosyanın bilirkişiye tevdiine, arabuluculuk sürecinde anlaşamama tutanağı düzenlenmesi sebebiyle AAÜT m.16/2-c hükmü gereğince lehimize arabuluculuk taraf vekilliği vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir. Davalı Şirket Vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın huzurda açtığı davada eksper raporu ve sair delil göstermeden kazanç kaybı talep etmesi haksız olduğunu, davacı tarafın aracı kazada sadece sol arka taraftan çok kısmi hasar almış aracın yürüyen hiçbir aksamı hasarlanmadığını, söz konusu araç bir sebeple serviste kalmışsa bile bunun sebebi söz konusu kaza olmayıp bunun bedelinin müvekkilinden istenmesinin haksız olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle yetki itirazımız dikkate alınarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ye duruşmaya davet tutanağı ve dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, SBGM yazı cevabı, hasar dosyaları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 15/03/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava dosyası muhteviyatı incelendiğinde, dava konusu 25.07.2024 tarihli kazada ...plakalı araç sürücüsünün ASLİ KUSURLU (%100 oranında) olduğu,... plakalı aracın sürücüsünün herhangi bir KUSURUNUN olmadığı, Davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın hasarının makul onarım süresinin 3 gün olduğu, hasar tarihi itibariyle makul araç mahrumiyet bedelinin 3.000,00-TL olarak hesaplanabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen kazanç kaybının tahsili davasıdır. Dava konusu olaya ilişkin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; kazanın 25.07.2024 tarihinde saat 08:30 sularında ... ili, ... ilçesi, .. Mah....üzerinde, 2 araçlı maddi hasarlı trafik kazası şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilince yetki itirazında bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanun'un 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda davanın özü haksız fiilden kaynaklı zarar nedeniyle açıldığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dava konusu trafik kazasından kaynaklı tarafların kusur durumunun tespiti ile davacının kazanç kaybı talep edip edemeyeceği ile varsa bedelinin tespiti için hazırlanan 15/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; " Dosyada mevcut maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, sürücü beyanları, kroki ve araç fotoğrafları birlikte değerlendir (de, kazanın 25.07.2024 tarihinde ... ili ... il ... yan yol üzerinde aynı istikamette seyir halinde bulunan ... plakalı araç ile... plakalı aracın karıştığı 2 araçlı maddi hasarlı trafik kazası şeklinde meydana geldiği, tutanakta yer alan beyanlara göre ...plakalı araç sürür seyir halinde iken sağa dönüş manevrası yapmak üzere sinyal verdiği, aynı yönde arkasından gelen... plakalı araç sürücüsünün ise önündeki aracı yeterli ve güvenli takip mesafesinden izlememesi sonucu önündeki araca arkadan çarptığı anlaşılmaktadır. ... plakalı aracın sağ ön kısımları ile ... plakalı aracın sol arka pampon kısımlarına çarpması ile ... plakalı aracın arka tamponunun hafif hasar meydana geldi; tamponun onarımının mümkün olduğu görülmektedir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 107 maddesi uyarınca sürücülerin önlerinde seyreden araçları güvenli ve yeterli mesafeden takip etmek zorunda oldukları, aynı Kanunun 84/d maddesi uyarınca arkadan çarpma hallerinde arkadaki sürücünün asli kusurlu sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle olayın meydana gelmesinde ...plakalı araç sürücüsü ...'nin takip mesafesine riayet etmemesi ve önündeki aracın hareketlerini zamanında kontrol edememesi nedeniyle kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücünün ise kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç itibariyle, tüm sunulan bilgi ve belgeler neticesinde,...plakalı aracın onarımının mümkün olduğu, arka tampon kaporta boya ve elektrik işçilik ile hafif hasar olarak kabul edilecek hasarının onarımı için çok sayıda parça tedariği gerekmediği, hasar fotoları ve kazanın krokisi dikkate alınarak hasar durumuna göre aracın onarımının makul iş yoğunluğu dönemindeki servis şartlarında 3 gün süreceği, aracın onarımı süresince davacı tarafın araçtan mahrum kalacağı, 2023 model ... marka modeldeki araçların ve muadillerinin günlük kiralama bedelinin hasar tarihi 25.07.2024 itibariyle tarafımdan yapılan araştırmalar ile de belirlendiği üzere ortalama KDV Dahil 1.000-TL/gün bedelin makul olduğu, bu bilgilere istinaden dava konusu kazada hasar gören ... plakalı aracın talep edilebilecek Makul mahrumiyet bedelinin 1.000-TL x 3 Gün hesabı ile toplamda 3.000-TL bedelde olacağı," tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere aracın onarımının makul iş yoğunluğu dönemindeki servis şartlarında 3 gün süreceği, aracın onarımı süresince davacı tarafın araçtan mahrum kalacağı, makul mahrumiyet bedelinin toplamda 3.000,00 TL bedelde olacağı belirtilmekle yapılan tespitlere itibar edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın KABULÜNE, Dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan 3.000,00 TL zararın kaza tarihi olan 25/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 3.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 661,51 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 970,80 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.335,21 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.07/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır