İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/763 E. 2026/486 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/763
- Karar No
- 2026/486
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/763 Esas KARAR NO : 2026/486
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının; müvekkiline .... esas numarası ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış olduğunu, söz konusu dava ekine arabuluculuk son anlaşamama tutanağı eklemiş olduğunu, bu tutanağın hukuka aykırı olup, arabuluculuk süreci de hukuka aykırı ve eksik gerçekleşmiş olduğunu, söz konusu tutanağını kesinlikle kabul etmediklerini, arabulucunun düzenlediği tutanağa, müvekkiline ulaşmak için .... Kargo aracılığı ile davet mektubu yolladığını yazmış olduğunu, bu arabuluculuk sürecine aykırı olduğunu, burada arabulucunun PTT aracılığı ile iadeli taahhütlü mektup ile tebligat yapması gerekli olduğunu, kaldı ki müvekkilin e tebligat adresi bulunmakta olduğunu, E tebligat adresi olana normal tebligat yapılamaz yapılsa bile geçerli olmayacağını, ayrıca ... Kargo'nun kesinlikle müvekkilini aramadığını, ... kargoda eksik işlemler yapılmış olduğunu, davalının, müvekkiliyle arabuluculuğa konu iş için her zaman ... numaralı telefondan görüşülmüş olduğunu, karşı taraf bilerek bu numarayı vermeyerek arabuluculuk sürecine katılmalarını engellemiş olduğunu, davalı; arabulucuya eksik bilgiler vererek süreci sakatlamış ve kötüniyetli davranmış olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile arabuluculuk tutanağının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava, arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... ticari dava şartı arabuluculuk toplantı tutanağının iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Davacı yan işbu dava ile arabuluculuk sürecinde arabulucunun müvekkiline PTT aracılığıyla tebligat yapması gerekirken arabulucunun müvekkiline ulaşmak için kargo aracılığıyla davet mektubu yollamış olduğunu, kaldı ki müvekkilinin e-tebligat adresinin bulunduğunu ifade ederek arabuluculuk sürecine katılımlarının engellenmiş olduğunu ifade ederek arabuluculuk tutanağının iptali isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlığa emsal teşkil edecek nitelikteki Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, .... Karar sayılı kararında; "Kanun’da arabulucunun bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlayacağı ifade edilmiş ise de tarafları toplantıya davet için özel bir usul öngörülmemiştir. Bu anlamda toplantıya davetin 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadığı açıktır." denilmek suretiyle arabuluculuk toplantısına davetin 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmadığı açıkça ifade edilmiştir. Bu bakımdan davacının usulüne uygun tebligat ile arabuluculuk sürecinden haberdar edilmediklerine yönelik itirazlarının arabuluculuk tutanağının iptalini gerektirmeyeceğinin açık olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda bilgileri verilen mezkur Yargıtay kararının devamında da; "Değerlendirme bölümünün 2 ve 3 üncü maddelerinde de ifade edildiği gibi, dava şartı olarak arabuluculukta zorunlu olan unsur, arabuluculuğa başvurmaktır. Arabuluculuğa başvuran tarafın, arabulucunun araştırma ve davet yükümlülüğünü usulüne uygun olarak yerine getirmemesinin sonuçlarına katlanmasını beklemek mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz şekilde sınırlandırılması sonucunu yaratır. Kanun’da açıkça arabulucuya başvuran tarafın elinde olması hâlinde karşı tarafa ait bilgileri büroya vermesi gerektiği ifade edildiğine göre, arabulucunun sorumluluğunu yerine getirmemiş olması sebebiyle arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini kabul etmek Kanun’da öngörülmeyen bir yükümlülüğün sonuçlarından başvuran tarafın sorumlu tutulması anlamına gelir. Böyle bir kabul şeklinin başvuranın hak aramasını aşırı derecede zorlaştıracağı ve hakkın özüne zarar vereceği açıktır. " denilmek suretiyle arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırmış olması ihtimalinde dahi arabuluculuk tutanağının iptalinin arabulucuğa başvuranın hak arama hürriyetinin ölçüsüz şekilde sınırlandırılması sonucunu doğuracağını açık bir şekilde ifade etmiştir. Somut olayda arabuluculuğa başvuran tarafça davacı şirketin adres ve iletişim bilgilerinin arabuluculuğa başvururken bildirilmiş olduğu, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulüne uygun yerine getirmemesi ihtimalinde dahi arabuluculuk tutanağının iptal edilebilmesinin mümkün olmadığı, bu bakımdan davacının davasının sübut bulmadığı kanaatine ulaşılmış ve ulaşılan bu kanaat doğrultusunda da davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır