İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/730 E. 2026/638 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/730
- Karar No
- 2026/638
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/730 Esas KARAR NO : 2026/638 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/08/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ---------Ş. tarafından, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu ileri sürülerek, bu itirazın iptali ile takibin devamına ve ayrıca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Dava konusu taşınmazın mesken değil ticari nitelikte bir işyeri olduğu, bu hususun kaçak elektrik tespit tutanakları ve tahakkuk hesap detaylarından anlaşıldığı, bu nedenle uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği belirtilmiştir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı ve bu duruma ilişkin son tutanağın dosyaya eklendiği ifade edilmiştir. Dilekçede, davalının 19.03.2020 tarihli ve ---------- seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı ile belirlenen adreste, sayaçtan geçmeden veya sayaçlara müdahale edilmek suretiyle, perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi tükettiğinin görevli personel tarafından tespit edildiği, bu tespitlerin tutanak altında imzası bulunan çalışan beyanlarıyla da doğrulanacağı ileri sürülmüştür. Kaçak şekilde tüketilen elektrik enerjisine karşılık düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediği, davalının müvekkil şirket kayıtlarında belirli müşteri, sözleşme ve tesisat numaraları ile kayıtlı olduğu, alacaklı olunduğunun şirket defter ve kayıtları, faturalar, kaçak tespit tutanakları, tanık beyanları ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit hale geleceği belirtilmiştir. Ayrıca, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine ayrıntılı biçimde yer verilerek; sözleşmesiz kullanım, ölçüm sistemlerine müdahale, eksik veya hiç ölçülmeden elektrik tüketimi gibi fiillerin kaçak elektrik tüketimi sayıldığı, kaçak kullanım tespit edilmesi halinde elektriğin kesileceği ve Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağı düzenlemelerine dikkat çekilmiştir. Davalının bu mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı, karşılıksız yararlanma kastıyla elektrik enerjisi tükettiği ve buna ilişkin bedelleri ödemediği, dolayısıyla hukuka aykırı bir kullanımın söz konusu olduğu ileri sürülmüştür. Kaçak elektrik tespit sürecinin, tüketim miktarının hesaplanmasının ve faturalandırmanın yönetmelikte öngörülen usule uygun şekilde yapıldığı, tüketim bedelinin ilgili dönemde uygulanan tarifenin 1,5 katı esas alınarak belirlendiği, gecikme zammı ve buna bağlı KDV tutarlarının da icra takibine dahil edildiği ifade edilmiştir. Yargıtay içtihatlarına atıfla, elektrik aboneliğini iptal ettirmeyen abonenin sayaçtan ve tesisattan kaynaklanan kaçak kullanımlardan dolayı dağıtım şirketine karşı sorumluluğunun devam ettiği, fiili kullanıcıya rücu hakkı bulunsa dahi alacaklı şirkete karşı sorumluluğun sürdüğü vurgulanmıştır. Bu çerçevede, tespit edilen kaçak kullanımlar nedeniyle davacının uğradığı zararın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Son olarak, dava konusu alacağın ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, davalının borcun tamamına haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğu, bu nedenle İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiği belirtilmiştir. Netice itibarıyla, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı tarafından el yazısıyla kaleme alınan cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından, hakkında kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla açılmış bulunan davaya ilişkin savunmaların ileri sürüldüğü görülmektedir. Beyanda, dava konusu borç ile davalının herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, söz konusu işyerinin yaklaşık dört yıl önce kapatıldığı ve bu tarihten sonra vergi kaydının sonlandırılarak işyerinin üçüncü bir kişiye devredildiği ifade edilmiştir. Devir sonrasında işyerinde kimlerin faaliyet gösterdiği ve elektrik kullanımının kimler tarafından gerçekleştirildiğinin bilinmediği, buna rağmen borcun kendisine yöneltildiği belirtilmiştir. Davalı tarafından, işyerinin devredilmesinden sonraki döneme ait elektrik tüketimleri ve olası kaçak kullanımlar bakımından sorumluluğun kendisine yüklenemeyeceği, devir tarihinden sonraki borçların hukuken yeni kullanıcıya ait olması gerektiği vurgulanmıştır. Kendisine yöneltilen taleplerin haksız olduğu, borcun muhatabının kendisi olmadığı halde, avukatlar aracılığıyla yüksek meblağlı ödeme talepleriyle karşı karşıya kalındığı, bu durumun baskı ve yıldırma amacı taşıdığı ileri sürülmüştür. Ayrıca, asıl sorumlunun kim olduğunun vergi dairesi ve resmi kayıtlar üzerinden kolaylıkla tespit edilebileceği, buna rağmen davanın yanlış kişiye yöneltildiği ifade edilmiştir.Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmıştır. 06/01/2026 tarihli bilirkişi raporu özetle, "İddia edilen kaçak elektrik kullanımı hadisesi ile ilgili olarak; iddia, savunmalar, dosyaya sunulan delil niteliğinde her türlü belge, resimler ve yaptığımız keşif hep birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit ve değerlendirme yoluna gidilmiştir. Kaçak elektrik kullanımının tespitine esas alınan 19/03/2020 tarihli --------- seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının; yetkili dağıtım şirketi personeli tarafından yerinde, mevzuatta öngörülen şekil ve usule uygun olarak düzenlendiği, tutanak içeriğinin dosyadaki diğer belge, fatura ve keşif bulguları ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Dosyada yer alan çok sayıda müteakip kaçak elektrik tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ilk tespitin münferit olmayıp, devam eden ve süreklilik arz eden bir kaçak elektrik kullanımının parçası olduğu, bu durumun mükerrer kaçak kullanım kabulünü teknik ve mevzuat yönünden desteklediği kanaatine varılmıştır. Abonelik almadan mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen Davalı tarafın kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmiştir. Tutanaklarla sabit olan kullanımın 26/03/2019 ile 19/03/2020 tarihleri arasında kaçak elektrik kullanımı yapıldığını işaret ettiği kanaatine varılmıştır. Kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, tarafımca yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 24.558,19 TL olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Dava açılış tarihi ve kaçak elektrik kullanım tespit tarihinin göz önüne alınmasıyla dava tarihine kadar olacak borç değeri, gecikme zammı dahil olarak 76.077,71 TL olacağı hesap edilmiştir." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davanın kabulüne, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, icra dosyası celbedilmiş, davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunduğu, keşfe iştirak etmediği, 2 nolu duruşmaya gelerek savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı takip dosyası, Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, keşif icra edilmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır. Davacı----------Ş. Tarafından,--------- Mah, -------- Sok. No:---------/Dükkan -------- adresinde davalı --------- adına kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilerek davacı tarafından 19/03/2020 tarihinde ---------- seri numaralı kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit tutanakları tutulduğu anlaşılmıştır.İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan, (kaçak elektrik) fatura alacağına dayalı, takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için takip dayanağı belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür. Tüm deliller toplandıktan sonra keşif icra edilerek bilirkişi incelemesine karar verilmiş, dosyamız, bilirkişi elektrik elektronik mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamına göre rapor düzenlenmesi istenilmiş olup mezkur bilirkişi tarafından 06/01/2026 tarihli bilirki raporunu dosyaya sunmuş, sunulan bilirkişi raporunda; "Kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, tarafımca yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 24.558,19 TL olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde tespitlerde bulunduğu, davalının bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmadığı, diğer yandan dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra dosyası, Kaçak Elektrik Tüketici Tutanağı, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, kaçak elektrik kullanımına dayalı alacaklı olduğu kanaati oluştuğu, bilirkişi tarafından hesaplanan faiz alacağı hep bir arada değerlendirilerek davacının davasının kabulü ile davalının --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasından, 22.604,47 TL üzerinden yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. Alacağın likit ve belirlenebilir olmadığı değerlendirmeleri ile yasal şartları oluşmayan icra inkâr tazminatının reddine karar verilmiştir. Davada hükmolunün miktarın 2026 yılı kesinlik sınırı olan 50.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının--------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Yasal şartları oluşmayan icra inkâr tazminatının reddine, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.544,11 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 928,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç, 4.361,50 TL Keşif harcı, 2.500,00 TL keşif araç gideri ve 615,40 TL başvurma harcı 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.192,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 19.285,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 22.604,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2026