İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/708 E. 2026/137 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/708
- Karar No
- 2026/137
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO :... KARAR NO :...
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 2- ... 3- ...
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 10/02/2025 tarihinde taşıma işi için taşıma komisyoncusu ... ile görüşüldüğünü ve gerekli anlaşmanın sağlandığını, akabinde komisyoncu tarafından yönlendirilen araç maliki Bülent Kahraman ve araç sürücüsü ...'ın müvekkili şirkete ait Organize Sanayi bölgesindeki Melikgazi/Kayseri adresindeki mukim fabrikasından, İstanbul iline ... plakalı araç ile gönderilmek üzere; 14 adet 116 cm en 220 boy kertmı cm duvar paneli,4 adet 116 cm en 354 boy düz 6 cm tavan paneli ve 2 adet 100-190'cm net geçişli alüminyum kasa soğut oda kapısı niteliğinde toplam ağırlığı 595 kg olan emtiaları ambalajlı, etiketli, tam ve sağlam şekilde taşıma senedinin teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin taşıma sürecinde gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi neticesinde tamamen hasarlandığını, ürünlerin hasarlı olması nedeniyle gönderilen tarafından teslim alınmadığını taşıyıcı tarafından tekrar müvekkilinin Organize Sanayi bölgesindeki Melikgazi/Kayseri adresindeki iş yerine getirildiğini, akabinde taraflarınca taşıma konusu malların telef olduğunun tespit edilmesi amacıyla Kayseri 9.Sulh Hukuk Mahkemesi ...değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, dosya kapsamında sunulan 13.03.2025 tarihli bilirkişi raporu ile de taşıma konusu emtiaların kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, taşıma konusunda emtialarda meydana gelen zarardan taşıyıcı, taşıma işlemi komisyoncusu ve araç malikinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyanla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş. Numaralı dosyasında yaptırılan tespitlere daha öncesinde yaptıkları itirazları yinelediklerini, davacı şirketin kötüniyetli hareket ettiğini, davacı şirket tarafından müvekkilinin bir şirketi varmış ve nakliye işlerini şirketi vasıtasıyla yapıyormuş gibi, olmayan bir şirket üzerinden tespit yaptırıldığını, müvekkilinin yalnızca bir komisyoncu olup taşıma işleri ile Somut olay kapsamında, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline ait iş yerinin faaliyet olarak Kara Yolu Yük Nakliyat komisyoncularının faaliyetleri kapsamında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin komisyonculuk faaliyeti yaptığı için somut olayda meydana gelen durumla ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, komisyoncunun, iş sahibi ve taşımacı taraf ile bir araya geldiğinde devreden çıkacağını beyanla davanın müvekkili açısından reddine, davacı aleyhine, icra takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Bülent Karaman ve Yusuf Karaman vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, yetki yönünden de itirazda bulunduklarını, müvekkilinin ikametgahının Nevşehir ili olduğunu, yetkili mahkemenin de Nevşehir mahkemeleri olduğunu, müvekkillerinin kasıtlı ve pervasız bir hareketi bulunmadığını, hatta meydana geldiği iddia edilen hasar ile müvekkillerinin eylemi arasında nedensellik bağı dahi olmadığını, ayrıca ortada bir hasarın da olmadığını, müvekkillerinin, taşıma faaliyetini iki kez gerçekleştirdiğini, malları gönderilene taşıdığını, gönderilenin malları teslim almadığını ve malları tekrar davacıya geri getirmek mecburiyetinde kaldığını, davacının, müvekkillerinin iki kez gerçekleştirdiği taşıma faaliyetinin ücretini ödemediğini, ortada bir alacaklı ve mağdur varsa o da müvekkillerinin kendisi olduğunu, müvekkillerine taşıma ücretinin ödenmesi gerektiğini beyanla davanın usulden reddine, davacının itirazın iptali talebinin reddine ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibine konu alacağın %207sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklanması ve eser sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya konu uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Kayseri Defterdarlığı'nın 17/07/2025 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın ikinci sınıf tüccar olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/07/2025 tarihli yazı cevabında, davalı ...n'ın mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Acılgöl Mal Müdürlüğü'nün 25/07/2025 tarihli yazı cevabıyla, Yusuf Karaman'ın mükellefiyet kaydına rastlanmadığı, ...n'ın birinci sınıf esnaf olduğu bildirilmiştir. Vergi dairelerinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davalıların 1. sınıf tacir olmadığı, VUK 177. Maddesinde belirtilen sınırları aşmadığı, esnaf olduğu ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı ve davacının tacir olmadığı dikkate alındığında TTK'nın 4. maddesine göre, nisbi ticari dava da olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca göreve ilişin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyamızın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır