İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/694 E. 2025/594 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/694
Karar No
2025/594
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/694 Esas KARAR NO :2025/594

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/10/2025 KARAR TARİHİ:08/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi ...ile davalı şirketin sahibi ve yetkilisi ... arasında var olan sözlü anlaşmanın sona erdiğini, ... ile ...arasında, .... ... Sanayi A.Ş. Genel Müdürü ... ile tanıştırma ve bir toplantı ayarlanması konusunda sözlü bir anlaşma yapıldığını ancak bu anlaşmanın hiçbir zaman yazılı hale getirilmediğini, herhangi bir tarih veya resmiyet kazandırılmadığını, haciz işlemleri ve sonradan düzenlenmiş sahte sözleşmelerde adı geçen şirket, Türkiye’de bulunan ... olduğunu, ... Sanayi A.Ş. ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu şirketle bugüne dek herhangi bir hizmet alışverişi ya da faturalandırma yapılmadığını, bununla birlikte, aynı ismi taşıyan ve Amerika Birleşik Devletleri, Kaliforniya eyaletinde mukim olan “....” unvanlı farklı bir şirket daha mevcut olduğunu, bu iki şirket arasında yalnızca isim benzerliği bulunduğunu, hukuki, ticari ya da mali hiçbir bağları olmadığını, ... A.Ş.’nin hizmet aldığı şirket, ABD Los Angeles vergi dairesine kayıtlı ve vergi numarası ...-...-1 olan .... adlı Amerikan şirketi olduğunu, müvekkili şirketin bu hizmet ilişkisine dahiliyeti olmadığını, .... ... Sanayi A.Ş. ile tasarım, reklam ve sosyal medya hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla yapılan asıl sözleşme, Amerika’daki .... ile düzenlendiğini, ...’in aracılık ettiği tanıştırma neticesinde de söz konusu sözleşme ... ... A.Ş. ile .... (ABD) arasında akdedildiğini, müvekkili şirketin bu süreçte hiçbir rolü olmadığını, müvekkili ... ile ... arasında hiçbir ticari ilişki ya da faturalandırma olmadığını, dolayısıyla, Amerika’daki bir şirketin müşterisiyle ilgili asılsız iddialar üzerinden, müvekkilinin bilgisi dışında hazırlanan sebep unsuru sakat olan asılsız bir sözleşme ile Türkiye’deki bağımsız bir şirkete icra takibi açılması icra takibinin gerçeğe aykırı olduğunu, ..., aynı ismi taşıyan ancak farklı ülkelerde faaliyet gösteren iki bağımsız şirket olduğunu, ...’in ABD merkezli “....” ile geçmişe dayalı bir sözlü anlaşması olduğunu, bu kapsamda yalnızca bir tanışma toplantısı organize ettiğini, bu hizmet karşılığında, yaklaşık 3 yıl boyunca kendisine minnettarlık göstergesi olarak ödeme yapıldığını, fatura talep edilmediğini, 2023 yılında bu ödemeler ... adlı şirket aracılığıyla faturalandırılmaya başlandığını fakat bu durum ... ve ... arasında düzenlenen sahte sözleşmeden bağımsız bir süreç olduğunu, sahte sözleşmede iddia edildiği gibi başka bir müşteriyle çalışma veya verilen bir hizmet söz konusu olmadığını, gerçekte yapılan tek şey, yalnızca bir tanışma toplantısından ibaret olduğunu, ayrıca ...’in markalaşma ve pazarlama konularında ne bilgi birikimi ne de danışmanlık verecek altyapısı olduğunu, ... de ticaret unvanından ve şirket esas sözleşmesinde belirtilen faaliyet alanları dahilinde reklam, tasarım, pazarlama alanlarıyla ilgili bir alakaları bulunmadığını, yaklaşık beş yıllık sürecin sonunda, .... kurucusu ..., ...’e telefonla ulaşarak bu sürecin sona erdiğini, tek bir toplantı ve tanıştırma için fazlasıyla ödeme yapıldığını, dolayısıyla artık bir ödeme yapılmayacağını bildirdiğini, başlangıçta yapılan sözlü anlaşma yine sözlü olarak feshedildiğini, buna rağmen, davalı şirket yetkilisi ... ile müvekkil şirketin o dönemki temsil ve ilzama yetkili müdürü ... arasında geçmişe dönük olarak düzenledikleri sahte bir sözleşme ile haksız kazanç elde etmeye yöneldiğini, müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi ..., davalı şirketin yetkilisi ...'e aralarındaki sözlü anlaşmanın sona erdiğini bildirmesi üzerine ... ve ... aralarında müvekkili borçlandırıcı, geçmiş tarihli ve sahte bir sözleşme düzenlediklerini, müvekkili şirketin, limited şirket olarak kurulduğunu, şirketin 05.07.2019 tarihinde tescil olan müdürler kurulu kararı ile, aksi karar alınınca kadar ... ... müdür olarak münferiden tek imza yetkilisi atandığını, ardından şirketin 25.04.2025 tarihinde tür değiştirdiğini, yönetim kurulu üyesi olarak ...'i seçtiğini, 05.07.2019 ila 25.04.2025 tarihi arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürün ... olduğunu, 2025 yılının ilk beş ayındaki işlemlerde gerekli takibi yapmaması ve beklenen performansı göstermemesi nedeniyle ... tüm tazminat ve bonus hakları (30.000 USD) ödenerek 30.06.2025 tarihinde işten çıkarıldığını, ... işten ayrıldıktan sonra sahte sözleşme ile alacaklı konuma getirdiği abisine ait şirketçe 14.07.2025 tarihinde .... İcra Dairesi ... sayılı takip dosyası, 21.07.2025 tarihinde ise ... Dairesi 2025/... sayılı takip dosyası olmak üzere 2 ayrı icra takibi ikame edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ve sahibi ..., bu sahte sözleşmeden açılan icra takipleri sonrasında haberdar olduğunu, müvekkili şirket ile ... isimli firma arasında düzenlenmiş görünen sahte sözleşmede, müvekkili şirket adına yetkisiz temsilci ...’in, ... firması adına ise ...’in imzası yer aldığını, ..., kardeşi ...’in %50 paya sahip olduğu ... firması ile sözleşme düzenleyerek, ... firmasını müvekkili şirket karşısında alacaklı duruma getirdiğini, bu kumpas kapsamında sözleşmeye göre ödemesi gereken faturaları ödemeyerek müvekkili şirket aleyhine 48.000 $ değerinde cezai şartın doğmasına neden olduğunu, sahte sözleşmede sözleşme tarihi olarak 30.09.2022 tarihi belirtilmiş olsa da, aslında sözleşmenin, müvekkili şirkete karşı icra takipleri ikame edebilmek amacıyla 2025 yılında düzenlenip eski tarihli olarak imzalandığını, bu sebeple ..., müvekkili şirket adına sahte sözleşmeye imza attığı tarihlerde işten ayrılmış olması sebebiyle yetkisiz temsilci konumunda olduğunu, yetkisiz temsilcinin davacı müvekkili şirketi borç altına soktuğunu, ... ve ..., müvekkili şirketin güvenini kötüye kullandığını, sahte imzalar ile sahte belgeler ürettiğini, ticari teamülleri hiçe saydığını, hukuken var olmayan bir borcu varmış gibi göstererek icra tehdidiyle haksız menfaat sağladıklarını, müvekkili şirketçe; ..., ... ve ... Sanayi A.Ş. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/... Soruşturma numaralı dosyada şikayetçi olunduğunu, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; müvekkili... Ticaret Ltd. Şti.’nin .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespit edilmesini ve takibin iptalini, .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası kapsamında davalıya ödenen 36.221,07 TL bedel açısından istirdat taleplerinin kabulünü ve davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davacıya haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığı açıkça ortada olduğundan İİK 67/2 maddesi uyarınca davalı taraf hakkında %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, HMK m. 389, 209 ve İİK m. 72/2 uyarınca adi belgenin sahte olarak düzenlenmesi dolayısıyla sahtelik iddiası söz konusu olduğundan teminatsız olarak icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve mevcut olan hacizlerin kaldırılmasını, Mahkeme aksi kanaatte ise HMK m. 389, 209 ve İİK m. 72/2 uyarınca adi belgenin sahte olarak düzenlenmesi sebebiyle uygun görülecek bir teminat karşılığında icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve mevcut olan hacizlerin kaldırılmasını, Mahkemenin aksi kanaati hasıl olursa, İİK m. 72/3 gereği uygun görülecek bir teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dosya borcunun tamamı icra kasasına yatırıldığı takdirde mevcut olan hacizlerin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafa borçlu olup olmadığının tespitinden ibarettir. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; tarafların ve dava konusunun aynı olduğu anlaşılmıştır. HMK 166/1 maddesindeki düzenleme ile; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." denilmiştir. HMK 166/4 maddesine göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu haliyle aynı olaydan kaynaklanan davaların taraflarının aynı olduğu, aynı nedene ve konuya dayalı olduğu, birbirine benzer sebepten doğduğu sabittir. Bu yüzden Mahkememizin işbu dava dosyası ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, dava konularının ve nedenlerinin aynı olduğu, taraflarının aynı olduğu, ayrıca delillerin birlikte toplanması ve değerlendirilmesinin usul ekonomisi gereği olduğu anlaşıldığından Mahkememiz dosyasının HMK 166/1 maddesi gereğince ilk açılan dava olan İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Davacı vekili tarafından açılan DAVANIN bağlantılı olması nedeniyle HMK 166/1 maddesi gereğince daha önce açılan İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2- Birleştirme kararının HMK 166/3 maddesi gereğince derhal birleşen dosyaya bildirilmesine, 3-Yargılamaya birleştirilen dava dosyası üzerinden devam edilmek üzere dosyanın birleşen dosyaya gönderilerek esasın bu şekilde kapatılmasına, 4-Birleştirme kararının birleşen dosya üzerinden mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun birleştirilen dosyada değerlendirilerek karara bağlanmasına, 6-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda esas hüküm ile birlikte İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 08/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/694, K. 2025/594, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-694-e-2025-594-k-91d452d68f66