İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/693 E. 2025/693 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/693
- Karar No
- 2025/693
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/693 Esas - 2025/787 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/693 KARAR NO : 2025/787
BAŞKAN :.... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP : ....
DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Menfi Tespit / Tüketici Kredisinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 12/09/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 KARAR Y.TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, yaklaşık iki yıldır davalı banka ... nezdinde müşteri olarak bankacılık faaliyetlerinden yararlandığını, 12/08/2025 tarihinde .... numaralı telefondan aranan müvekkili, davalı şirketten aradığını söyleyen şahıslarca dolandırıldığını, müvekkiline ait banka tarafından bilinebilecek bir takım bilgileri dile getirerek müvekkilinin güvenini kazandığını, akabinde adına sanal kart oluşturması halinde bazı imkanlardan faydalanabileceğine dair bilgilendirmelerde bulunulduğunu, herhangi bir kimlik veya şifre paylaşımında bulunmayan müvekkili, dolandırıcı şahısların bu yönde bir talepte bulunmaması ve söz konusu sanal kart işlemiyle ilgili oldukça bilgili davranması üzerine şüphelendiğini, müvekkili adına bilgisi ve rızası dışında oluşturulan sanal kart üzerinden yapılan harcamalara ilişkin 312.431,26-TL tutarındaki kredi kartı borcunun ve varsa işlemiş faiz ve ferilerinin tahsili amacıyla davalı banka tarafından herhangi bir icra takibi başlatılmasının ya da bu yönde herhangi bir tahsilat işlemi yapılmasının müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacağını, müvekkilinin sosyal ve ekonomik durumu ile borcun yüksek meblağı dikkate alındığında HMK’nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak, dava süresince anılan kredi kartı borcuna ilişkin herhangi bir tahsilat işleminde bulunmasının önlenmesi için kredi ödemesinin tedbiren teminat alınmaksızın durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın konusu itibariyle Tüketici Mahkemeleri'nin görev alanına girdiğini, ayrıca yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davanın husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davacının kendisi tarafından yapılmadığını iddia ettiği dava konusu işlemlerin, davacı yanın, 3. kişilerin talimatı ile, tüm bilgi ve şifreleri doğru girmesi suretiyle gerçekleşmiş olduğunu, müvekkili bankaya yükletilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, davacının, 5464 sayılı Kanun kapsamında kusurlu olduğunu, işbu kanun kapsamında, dava konusu işlemlerden sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; bankacılık işlemleri uyarınca sanal kart üzerinden gerçekleştirilen ödemeler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... soruşturma sayılı dosyası 6. Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 7. Dava, tüketici kredisi sözleşmesinden ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 8. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesi "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" şeklinde düzenlenmiştir. 9. Aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde ise "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olak üzere her türlü sözlşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. 10. 6502 sayılı TKHK m. 2 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, bu kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tüketici işlemlerinde taraflardan birisi daima tüketici, sözleşmenin karşı tarafı ise gelir elde etme amacıyla bu işi yapan satıcı, sağlayıcı, imalatçı, ithalatçı hizmet veren, banka, yüklenici, taşıyıcı, sigortacı veya bunlar gibi gelir elde etme amacıyla bu işleri yapan gerçek veya tüzel kişilerdir. 11. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-f maddesi uyarınca ise bankacılıktan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. 12. Somut olayda uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, dava 6502 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Bu durumda, davaya konu olay yönünden 6502 sayılı yasanın uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. 13. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. 14. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. 15. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı kanunun 49. maddesine göre; "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir." 16. Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". 17. Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. 18. Bu açıklamalar sonucunda taraflar arasındaki ilişki bankacılık işlemi, davacı ise ticari ve mesleki amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumda olup taraflar arasında tüketici ilişkisi bulunduğundan dava tarihi itibariyle bu tür davalara tüketici mahkemesi görevli olduğundan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca, işbu davanın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu halde uyuşmazlığı çözümünde tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI. HÜKÜM 1-Davanın, Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile HMK m. 114/1-c ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Görevli Mahkemenin, .... Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE 3-HMK m. 20/1 hükmü uyarınca Mahkememiz kararı "kesin nitelikte" ise tebliğ tarihinden, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) hafta içerisinde "Dava Dosyasının Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın görevli olan .... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA, 5- İhtiyati tedbir talebi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair dosya üzerinden, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/11/2025
Başkan.... E-İmza Üye .... E-İmza Üye .... E-İmza Katip .... E-İmza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"