İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/691 E. 2026/132 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/691
Karar No
2026/132
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/691 Esas KARAR NO : 2026/132

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/09/2025 KARAR TARİHİ:24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin kamu yararına faaliyet gösteren spor kulübü vasfını haiz ... ...'nün iştiraki olduğunu, Dava dışı ... A.Ş. (Futbol A.Ş.) ile borçlu ... arasında, intifa hakkı ... ...'ne ait ...'nda bulunan 14 koltuklu loca 95 için Loca Satış Sözleşmesi (EK-1) imzalandığını, Sözleşme'nin ilgili hükümleri uyarınca, sözleşme bedeline ilişkin fatura müvekkili alacaklı ... A.Ş. tarafından düzenlendiğini, ..., ödeme yükümlülüklerini sözleşmeyle kararlaştırılan vade ve bedellere uygun olarak yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal etmiş ve temerrüde düştüğünü, Borçlunun temerrüde düşmesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından borcun tamamı talep edilmektense locanın kullanıldığı 12 maça karşılık gelen bedel kıstelyevm usulü hesaplanarak faturalandırıldığını, Sözleşme bedelini ödemediği gibi bu faturaya yönelik borcunu da ödemeyen borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, İtirazı bertaraf edebilmek adına zorunlu dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili şirketin davalının 2023/2024 sezonu için satın alıp 12 maç kullandığı locayı sözleşme süresinin kalanında başka bir kişiye satamadığını, locanın boş kaldığını, bu sebeple her ne kadar huzurdaki davaya konu icra takibiyle talep edilen bedelin 12 maç için kıstelyevm usulü hesaplanmış olsa da sözleşme bedelinin kalanına yönelik haklarını da saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin muaccel para alacağının rehinle teminat altına alınmadığından ihtiyati haciz talep edebilmesi için kanunen aranan şartlar gerçekleştiğinden İİK m. 258deki yaklaşık ispat şartının sağlandığı kanaatinde olduklarından hem sözleşmeyle hem de faturayla varlığı ortada olan bu alacak sebebiyle müvekkili şirketin daha fazla zarara uğramaması adına ihtiyati haciz talep ettiklerini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, borçlunun .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, Borçlunun likit alacağın tahsili amaçlı takibe yaptığı itirazın kötü niyetli ve borcun tahsilini engellemeye yönelik olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından talep edilen alacakların talep etme süresinin geçtiğini, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketin adresinin İstanbul Anadolu adliyesi yetki sınırları çerçevesinde olduğunu, davanın İstanbul Anadolu Adliyesinde açılması gerektiğini, ayrıca her ne kadar taraflar tacir olsa da işbu davada bahsi geçen konu ticari dava niteliğinde olmadığından Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, dosyanın yetkisizlikle İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesinin gerektiğini, davacı tarafından müvekkilinin locaya girişinin engellendiğini, müvekkilinin locayı kullanamadığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davacı tarafından talep edilen faiz oranının yasal dayanağının olmadığını, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, davacı tarafından talep edilen alacak için icra inkar tazminatının istenemeyeceğini, zira icra inkar tazminatı istenebilmesi için alacağın likit bir alacak olması gerektiğini, ancak talep edilen alacağın likit olmadığını, dolayısıyla bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının davasının öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, aksi halde yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilerek İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde davacının davasının esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2026/257 esas 2026/237 karar ve 30/01/2026 tarihli karar ilamı incelenmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi. .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Sulh Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/691, K. 2026/132, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-691-e-2026-132-k-1d986512e1b8