İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/683 E. 2026/64 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/683
- Karar No
- 2026/64
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/683 Esas KARAR NO : 2026/64 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17.06.2025 tarihinde 1 nolu davalıya ait, 2 nolu davalının sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın müvekkiline ait -------- plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalı aracın, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin --------- plakalı aracın ön tarafı tamamen hasarlandığını, davacı müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 50.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle iddiaları ve davayı kabul etmemekle birlikte araçta oluşan hasar miktarı belirtildiği kadar fahiş miktarda olmayıp gerçeği yansıtmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu trafik kazası haksız fiil temeline dayalı bir olay olup davacı taraf ile davalı müvekkil şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi ile, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev sahası ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Hangi davaların ve işlerin ticari dava-iş olduğu, 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde sayılmıştır. Ayrıca bazı davalara ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı özel kanunlar ile öngörülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Borçlar Kanunu'nun 202 ve 203; 444 ve 447; 487-501; 515-519; 532-545; 547-554; 555-560; 561-580. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan davalar da ticari dava niteliğindedir. Bu ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. TTK'nun 19. madde hükmü uyarınca her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır. Buna göre, davanın her iki tarafının tacir olması ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Bu tür ticarî davalar nispi ticarî dava niteliğindedir.Bu açıklamalara göre; Her ne kadar davacıya ait --------- plakalı aracın kullanım amacının ticari taksi olduğu anlaşılmış ise de; tacir araştırması kapsamında ilgili yerlere müzekkere yazılmış olup gelen müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olmadığı, davanın TBK'nın haksız fiil hükümlerine göre açıldığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava mahiyetinde olmadığı, uyuşmazlık bakımından genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli---------- Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı ve ihbar olunan ---------- vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026