İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/678 E. 2026/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/678
- Karar No
- 2026/68
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/678 Esas KARAR NO:2026/68 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/09/2025 KARAR TARİHİ:23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 24/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkil şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www.....com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı, müvekkil şirkete ait olan www.....com alan adlı internet sitesi üzerinden ...unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, alacakların tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin dayanak belgesi olarak sunulan cari hesap ekstresinde görüleceği üzere; Müvekkil Şirket'in ticari defterlerinde davalı firmanın takip edildiği hesapta yer alan "... (... ... - Pazar Yeri) Müşteri Memnuniyeti Yansıtma " , "... Komisyon Faturası" , "... Kargo Destek Yansıtma" , "... nolu Tahsilat Virmanı" , "Faturası ... " açıklamalı kayıtlar sebebiyle borç biriktiğini ve davalı tarafından bu borç ödenmediğini, müvekkili şirketin davalı satıcıya pazar yeri hizmeti vermekte, karşılığında da davalının sattığı ürün bedelleri ile orantılı olarak komisyon bedeline hak kazandığını, müvekkil şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket zaman zaman davalı yerine bedel tahsil ettiğini, zaman zaman da davalı yerine ödeme yaptığını, davalının mağazasından oluşturulan siparişlere ilişkin tahsilatlar müvekkil şirket tarafından yapıldığını, ürünün müşteriye teslim edildikten sonra ürün bedeli davalı satıcıya gönderildiğini, sonrasında müvekkil şirket tarafından ürün bedeli ile orantılı olarak hesaplanan komisyon bedeline ilişkin fatura kesildiğini, bu fatura davalı satıcının cari hesabına "... Komisyon Faturası" açıklaması ile kaydedildiğini, müşteriler tarafından siparişin oluşturulması, ürün bedelinin tahsil edilmesi, ürünlerin müşterilere teslim edilmesi ve ürün bedellerinin davalı satıcıya aktarılması süreçlerinde operasyonun aksama olmaksızın devam edebilmesi için yapılan birtakım masraflara müvekkil şirketin katlandığını, sonrasında bu masrafların davalı satıcıya fatura edildiğini, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, yukarıda detaylıca izah edilen sebeplerle; davalının cari hesabına toplam 24.150,24-TL borç kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlattığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının müvekkil şirkete 24.150,24-TL borcu bulunduğunu, bu nedenlerle; davalı tarafından T.C. .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 21/10/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, satıcı olarak ... isimli platformda mağaza açmak suretiyle davacı şirketin müşterisi pozisyonunda olduğunu, her ne kadar şirket tarafından, müvekkiline karşı müşteri memnuniyeti yansıtma adı altında ceza faturası kesilmiş ise de, öncelikle müvekkilinin ceza faturası kesilmesini gerektiren bir davranışta bulunmadığını, iddia edilen bir borç bulunmadığını, müvekkilinin kendi mağazasından birkaç seramik ürün satışı dışında ciddiye alınacak bir satış dahi yapmadığını, müvekkilinin, ticaretindeki aksaklık sebebiyle mağazayı aktif olarak kullanmadığı açıkça kayıtlardan görüneceğini, bir süre sonra, müvekkiline ait mağaza hesabına başka birisi tarafından başka ürünler yüklendiğini, müvekkilinin ise bu durumu fark edip hemen ... müşteri hizmetlerini aradığını, mağaza hesabını dondurduğunu, müvekkiline ait olmayan ürünlerden ve bu ürünlerin satışlarından kaynaklanan problemler nedeniyle de durum defalarca ... .com’a bildirimesine rağmen müvekkili aleyhinde ceza uygulaması yapıldığını, bu nedenlerle, davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalından alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyası Uyap kayıtları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir. Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır. Somut olayda; davalı asilin gerçek kişi olması göz önünde bulundurularak uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının belirlenmesi için araştırma yapılmıştır. İlgili vergi dairesinden gelen yazı cevabında; "işletme hesabına göre serbest meslek kazancına ilişkin" defter tuttuğu, bildirilen yıllık alış veya satış tutarları incelendiğinde esnaf sınırını aşmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar görev itirazı yapılmamış ise de; görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasında itirazın iptaline ilişkin dava ikame edildiğine göre uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-)HMK'nın 20. Maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise kararın tebliği tarihinden, karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri veya ikisi mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce dosya üzerinden re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-)Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır