İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/68 E. 2025/169 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/68
- Karar No
- 2025/169
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/68 Esas KARAR NO : 2025/169 Karar
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı taraf arasında .... Mah. ... Cad. No:27 Esenyurt/İSTANBUL adresinde bulunan müvekkiline ait taşınmazın ... Montajı konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma doğrultusunda davalı tarafça .... Montajı uygulamalarının yapıldığını, ancak müvekkilince yapılan uygulamalar kontrol edildiğinde eksiklik, hata ve kusurların bulunduğunun tespit edildiğini, şifahi olarak defaatle söz konusu eksikliğin, hata ve kusurların giderileceğinin söylenmesine rağmen gelinen aşama itibariyle eksikliklerin giderilmediğini, söz konusu eksikliklere ilişkin taraflarınca diğer tarafa Büyükçekmece .... Noterliğinin 16.02.2024 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksiklik/imalat hatası/arızaların giderilmesi talep edilmesine rağmen yine diğer tarafça söz konusu eksikliklerin giderilmediğini, söz konusu eksiklik/imalat hatası/arızaların bu şekilde kalması ve kullanılması halinde telafisi güç ve imkansız zararlara yol açılacağından, açacakları davalara delil olabilmesi için, taşınmaların satılması halinde eksiklik/imalat hatası/arızaların/ayıpların tespiti de mümkün olmayacağı göz önünde bulundurularak taraflarınca Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D. İş. sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve mahkemece taleplerinin kabulüne karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, bilirkişi tarafından dosyaya 02.10.2024 tarihli bilirkişi raporunun ibraz edildiğini, raporda davalının eksik ve hatalı imalatlarının tespit edildiğini, ancak halen ilgili eksikliğin ve hatalı imalatların davalı tarafından giderilmediğini ve eserin eksiksiz olarak taraflarına teslim edilmediğini, yine bilirkişi raporunda; "Eksikliklerin giderilip tam ve eksiksiz, çalışabilir hale getirmek için yapılması gerekenlerin 3. Kişilere yaptırılması halinde müvekkilimize maliyetinin ne kadar olacağı hususu ve eksikliklerin giderilip tam ve eksiksiz, çalışabilir hale getirmek için yapılması gerekenlerin işçilik dahil toplam maliyetinin ne kadar olabileceği hususu..." eda davasının yani işbu davanın konusu olabileceğinin değerlendirildiğini, neticede müvekkilinin maliki olduğu .... Mah.... Cad. No:27 Esenyurt/İSTANBUL adresinde bulunan taşınmazın eksik yapılan/yapılmayan/hatalı yapılan Dış Cephe Körkasa Doğrama Montajı işlerinin eksiksiz olarak giderilip tam ve çalışabilir hale getirmek için yapılması gereken işçilik dahil toplam masrafa karşılık fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000-TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflara ait Ticaret Sicil Kayıtları ve Vergi Dairesi kayıtlarının celbi için ilgili kurumlara müzekkereler yazıldığı, davalı ... yönünden ilgili vergi dairesine yazılan müzekkere dışındaki müzekkerelere cevap verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki "Dış Cephe Körkasa Doğrama Montajı" sözleşmesinden kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) Dosya içerisine celp edilen ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; tarafların ticaret sicil kayıtlarının bulunmadığı, davacı ... yönünden verilen vergi dairesi cevabında davacı ...'ın tacir olmadığı ve mükellefin faaliyet konusunun GMSİ (Kendisine ait veya Kiralanan Gayrimenkullerin Kiraya Verilmesi) olduğu görülmüştür. Bu haliyle davacının gerçek kişi olarak tacir vasfı bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde(Yargıtay 3. H.D.sinin 03.06.2020 gün ve 2020/220 E. - 2020/525 K. sayılı kararı) görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5-6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 25/02/2025
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı