İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/675 E. 2026/748 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/675
Karar No
2026/748
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/675 Esas - 2026/748 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/675 Esas KARAR NO : 2026/748

HAKİM : KATİP

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 31/07/2025 KARAR TARİHİ : 02/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili Miraboğlu İnş. Malz. Tic. San. A. Ş. şirketine ait 38 YP 980 plakalı aracın davalı Hdi Sigorta A. Ş. nezdinde 294771002456-2 numaralı genişletilmiş kasko ve trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, söz konusu kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet teminatı klozu içerdiğini, bu klozun manevi tazminat taleplerini belirli limitler dahilinde teminat altına aldığını, sigorta poliçelerinin 26.08.2020 ile 05.01.2022 tarihleri arasında geçerli olduğunu, 19.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde zarar gören Mustafa Türkkonmaz tarafından müvekkil şirket aleyhine Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/164 E. sayılı dosyası ile manevi tazminat davası açıldığını, davanın sigorta şirketlerine ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonucunda Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/672 E. sayılı dosyasındaki kusur raporuna dayanılarak müvekkil şirket sürücüsünün tam kusurlu kabul edildiğini ve 15.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, bu kararın Kayseri Genel İcra 2025/8078 E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, 45.656,27 TL tutarında ödemenin müvekkil tarafından icra dosyasına yapıldığını, sigorta poliçesi gereği teminat kapsamında kalan bu tutarın tahsili için 13.03.2025 tarihinde davalı şirkete e-posta yoluyla başvuru yapıldığını, 2751295 başvuru numarası ile kaydedilen bu başvuruya 15 günlük yasal sürede cevap verilmediğini, Kayseri Arabuluculuk Bürosu 2025/60478 numaralı dosyada yapılan görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, sigorta hukuku ve poliçe hükümleri gereği müvekkilinin yaptığı ödemenin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunu sigorta teminatı kapsamında kalan 45.656,27 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; 19.07.2021 tarihinde meydana gelen kazaya karışan 38 YP 980 plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 26/08/2020 başlangıç 26/08/2020 bitiş tarihli 294771002456-2 numaralı İMM teminatı içeren Genişletilmiş Kasko ile sigortalı olduğunu belirttiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ifade ettiğini, kaza tarihi itibarıyla maddi ve bedeni taleplerin azami 500.000,00 TL teminat ile sınırlandırıldığını, manevi tazminat taleplerinin ise yıllık limitinin yüzde 25'i ile sınırlı tutulduğunu ve kişi başı bedeni zarar tutarının yüzde 50'sini aşamayacağını vurguladığını, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği bu tazminat türünün ancak bir defaya mahsus talep edilebileceğini savunduğunu, Yargıtay 17. H. D.nin 2014/23321 Esas, 2017/6118 Karar ve 30.5.2017 tarihli kararı ile Y. 17. H. D., Y. 4. H. D. tarafından verilen çeşitli kararlarda manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkelerinin açıkça kabul edildiğini hatırlattığını, davadan önce yapılan 20.000,00 TL tutarındaki ödemenin manevi tazminat olarak alındığının beyan edildiğini, bu nedenle davacının yeni bir manevi tazminat talebinde bulunamayacağını ileri sürdüğünü, mağdurun birden fazla kişiden tazminat almasının diğerlerinin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, nakdi tazminat komisyonunca yapılan ödemelerin araştırılması gerektiğini, davacının 10.000,00 TL tutarındaki manevi zarar talebinin müvekkili şirket bakımından 75.000,00 TL limitiyle sınırlı olduğunu, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği davanın reddinin gerektiğini savunduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dava, haksız fiil nedeniyle davacının ödemiş olduğu maddi tazminatın davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Yargılama devam ederken davacı vekili 01/09/2026 tarihinde feragat dilekçesi ibraz etmiş; Vekâletnamenin incelenmesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili 01/09/2026 tarihinde feragati kabul beyanı ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu {HMK m.312} dikkate alınmış, eldeki davada feragatin mahiyetinin hakkın özünden feragat olmayıp, sulh nedeniyle olduğu görülerek bakiye harç ve arabuluculuk masrafında bu durum gözetilmiştir. Neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 127,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve talebi gereği davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.02/09/2026 Katip

Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/675, K. 2026/748, T. 02.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-675-e-2026-748-k-45c18c1b3c77