İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/667 E. 2026/311 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/667
Karar No
2026/311
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/667 Esas KARAR NO : 2026/311

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ...Ltd. Şti.'nin müşterilerine konaklama hizmeti sunan bir şirket olduğunu, davalı ile arasında hizmet sözleşmesi kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili tarafından taraflar arasındaki yazılı ve sözlü ticari anlaşmalara uygun olarak talep edilen hizmetlerin yerine getirildiğini, verilen hizmetler kapsamında davalı adına 44 adet fatura düzenlendiğini, davalının, müvekkiline ödenmeyen faturalar neticesinde 2024 yılına ait vadesi gelmiş ancak halen daha ödenmemiş olan 157.976,33 TL cari hesap borcu bulunduğunu, alacağın ödenmesi için müvekkili tarafından davalıya ... 21. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, borçlunun itirazları nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulü ile davalı/ borçlunun ... 36. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ... " isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaştığını, taraflar arasında, internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, faturanın tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olmasının, hizmetin tam ve eksiksiz verilmiş olduğunu kanıtlamadığını, hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiğinin tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespiti hukuki olmadığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan, komisyon ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 36. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, fatura suretleri, cari hesap dökümleri, ... 21. Noterliğinin...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, rezervasyon kayıtları, mail yazışmaları, hesap ekstresi, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir. SMMM Bağımsız Denetçi ... 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "...Tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı ve delil vasfını haiz olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davacının açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle davalıdan 07.04.2025 icra takip tarihi itibariyle 156.630,68 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin bu bakiyeyi teyit ettiği, davalının komisyon ve fatura alacaklarının, icra takibine konu cari hesap içerisinde yer aldığı ve cari hesaptan alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenmediği kanaatine varıldığı..." tespit edilmiştir. Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden doğan cari hesap ve dayanak fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. .... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 156.630,68 TL asıl alacak ve 7.261,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.892,55 TL için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m. 67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında çekişme bulunmamaktadır. Davacı, otel konaklama hizmeti uyarınca davalıdan açık hesap usulü işleyen cari hesap ve dayanak faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı, faturalara konu hizmetin verilmediğini, hizmetin verildiğini ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu belirterek takibe konu faturalar sebebiyle borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davacının otel konaklama hizmetine yönelik faturalar düzenlendiği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturaları davacı tarafa iade etmediği çekişmesiz olup, davacının otel ve konaklama hizmetlerine yönelik edimini yerine getirdiği ve faturalara konu hizmetinin verildiği sabit görülmüştür. Uyuşmazlık, açık hesap usulü işleyen cari hesap ile dayanak faturalar uyarınca davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır. Her iki taraf delil olarak, ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4). Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali bilirkişi tarafından sunulan 23/03/2026 tarihli raporda belirtildiği üzere, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, davacının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 157.976,93 TL alacaklı olduğu, davacının bu tutarın 156.630,68 TL.sini icra takibe konu ettiği, davalının kendi defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 156.630,68 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, cari hesap bakiyeleri arasında herhangi bir farklılık bulunmadığı, davacı tarafça tanzim edilen faturaların tamamının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca her iki tarafın birbirini teyit eden ticari defterleri uyarınca davacının takip tarihi itibariyle takibe konu edilen cari hesap ve dayanak faturalar sebebiyle davalıdan toplam 156.630,68 TL alacaklı olduğu ispatlanmıştır. İşbu alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden defterlerde davalı lehine herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 156.630,98 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının icra takibi öncesinde cari hesap bakiyesinin ödenmesi için davalıya ... 21. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini gönderdiği ve tebliğinden itibaren 7 gün içinde davalıdan borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 16/02/2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, 7 günlük süre sonunda davalının 25/02/2025 tarihinde temerrüte düştüğü, takip öncesinde temerrüt gerçekleştiğinden davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği, davacının 25/02/2025 temerrüt tarihinden 03/04/2025 takip tarihine kadar 7.261,87 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin mahkememizce hesaplandığı, bu nedenle icra takibinde yer alan işlemiş faiz tutarının isabetli ve yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı, bilirkişi raporuna karşı faturalara konu hizmetlerin verilmediğinden bahisle itiraz etmiştir. Ancak, takibe konu faturaların tamamının, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması karşısında, davacı tarafça faturalara konu hizmetlerin verildiğinin kabulü zorunludur. Zira, basiretli hiçbir tacir almadığı bir hizmetin bedelini - karşı tarafın faturasını, kendi ticari defterine (alacak olarak) kaydetmez. Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil eder (HMK m.222/4). Açıklanan nedenlerle, davalı itirazları yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı, takas defi ileri sürmekle birlikte, komisyon ve fatura alacakları sebebiyle davacı taraftan alacaklı olduğunu da ispatlayamamıştır. Mali bilirkişinin 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında, hükme esas alınan 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne, davalının ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının ... 36. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 163.892,55 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 11.195,50 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 1.979,42 TL.nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 9.216,08 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.979,42 TL peşin harç, 90,00 TL posta ücreti, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.069,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2026

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/667, K. 2026/311, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-667-e-2026-311-k-1bdea2592b6d