İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/667 E. 2026/366 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/667
- Karar No
- 2026/366
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/667 Esas KARAR NO : 2026/366 Karar
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkil idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, davalı müvekkil iş aldıkları dönemlerde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve idarece ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacakların, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda aslen sorumlusu olduğu, Davalı şirket ile müvekkil idare arasında Kamu İhale Kanununa tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı şirket tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından kendisine ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle dava açıldığını, yapılan yargıma neticesinde ... 28.İş Mahkemesi ... Esas ... kararı ile davanın kabulüne, yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin ödenmesine karar verildiği, dava dışı işçi ... vekili tarafından ... 10.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile idare aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğu, mezkur karar sonucu yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri toplamı 54.077,52.-TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, ödenen bu meblağın kamu zararı oluşmaması adına dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre çalıştığı tespit edilen idarenin yüklenicisi davalı şirketten tahsili gerektiği, Davacı müvekkil ile davalı arasında akdedilen ihale şartnameleri ve sözleşmelerinde yer alan hükümler ve ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde taraflar arasındaki ikili ilişki gereği davaya konu bedelin sorumlusu çalıştırdıkları süre bazında ayrı miktarlarda davalı olduklarını, İdarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklı (dış kaynaklı) sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı i. İlişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil idare ile davalı yükleniciler arasındaki iç ilişki ise karşılıklı akdedilen ihale sözleşmelerine dayandığı, Yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin İş Kanunundan ve ilgili mevzuattan doğan tüm özlük haklarından (ücretleri, fazla mesai ücretleri, sağlık işleri, iş kazasından doğan hakları, yol ve giyim hakları v.b) yüklenicinin sorumlu olduğu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı işçinin davalı müteahhit şirkette çalıştığı dönem itibariyle davalı şirketin sorumlulukları ancak yargılama sonucu net olarak belirleneceğinden, davalı şirketin sorumlulukları bakımından belirsiz alacak davasına dair hükümler uygulanmak suretiyle; ... 10.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı doyasına mahsuplar dahil ödemiş oldukları 54.077,52.-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan ayrı ayrı tahsiline, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile açılmış alacak davasıdır Davacı taraf, davalının davacı tarafından yapılan ihalenin yüklenicisi olduğunu, davalının bu ihale kapsamında çalıştırdıkları işçilerin alacaklarından sözleşme ve borçlar kanunu gereği sorumlu olduğunu, dava dışı ...'nin işçilik alacaklarının tahsili için açmış olduğu ... 28. İş mahkemesinin ... E. ... K sayılı kararı neticesinde verilen kararın ... 10. İcra dairesinin ...E sayılı dosyası ile icraya konulduğu ve bu icra dosyasına 54.077,52 TL ödeme yaptıklarını belirterek bu ödemenin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. ... 28. İş mahkemesinin ... E. ... K sayılı kararının incelenmesinde davacı ...'nin dosyamız davacısı ...'ye karşı işçilik alacağı sebebiyle dava açtığı ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. ... 10. İcra dairesinin ... E sayılı dosyasının incelenmesinde ise alacaklı ...'nin ... aleyhine .... 28. İş mahkemesinin ...E.... K sayılı kararına istinaden ilamlı icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, ödemiş olduğu işçilik alacaklarını davalıya rücu hakkının bulunduğunu, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır. Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 09/02/2026 tarihli raporda; Mahkemece ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde Davacı idarece dava dışı işçi ... T.C. Kimlik numaralı ...'nin işçilik alacakları nedeniyle için dava konusu edilen icra dosyasında takipte kesinleşen tutar ve ferilerinin toplam tutarının 180.244,59.TL olduğu, davacının icra dosyasına 28.03.2025 tarihinde 157.137,92.-TL yatırdığı, ayrıca Gelir Vergisi 3.851,34.-TL, KDV Tevkifatı 1.925,67.-TL olmak üzere toplam 162.914,93.-TL ödeme yaptığı, (davacının dava dilekçesinde davalı ...ŞİRKETİ'nden 54.077,52.-TL talep ettiği) Davacının icra dosyasında takipte kesinleşen tutar 180.244,59.TL'nin sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğunun kabulü halinde, Kıdem Tazminatı, Fazla Çalışma Ücreti, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti, Hafta Tatili Ücreti işlemiş faizleri ve ferileri alacağından dava dışı işçiyi çalıştıran tüm alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre kadar, çalıştırdığı süre için tespit edilen ücret alacakları kadar sorumlu olacağı değerlendirilerek davalı alt işverenlere rücu edebileceği yönünde hüküm kurulması halinde 1.Seçenek: Sayın Mahkemece ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçinin çalışmaların geçtiği 25.08.2010-30.04.2020 döneminin İş Mahkemesi Kararına Esas Bilirkişi raporunda — 23.01.2017-06.03.2017, 26.07.2019-31.12.2019, 01.01.2020-30.04.2020 dönemlerine isabet eden Fazla Çalışma Ücreti, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti, Hafta Tatili Ücreti, Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti olarak tarafımızca hesaplanan 46.708,44.-TL'nin davalı alt işveren ... ŞİRKETİ nin sorumluluk miktarı aşağıdaki gibi olacaktır (Tablo-7); ... STI.'nin sorumluluğunun 46.708,44.-TL olduğu, 2.Seçenek: Sayın Mahkemece eşit oran sorumluluk esasının benimsenmesi halinde, dava dışı işçinin çalışmaların geçtiği 25.08.2010-30.04.2020 döneminin İş Mahkemesi Kararına Esas raporunda 23.01.2017-06.03.2017, 26.07.2019-31.12.2019, 01.01.2020- 30.04.2020 dönemlerine isabet eden Fazla Çalışma Ücreti, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti, Hafta Tatili Ücreti, Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti olarak dava tarafımızca hesaplanan 46.708,44.-TL'nin *650'si olan 23.354,22.-TL.'nin davalı alt işverene rücu edilebilecek olup, alt işverenin sorumluluk miktarları aşağıdaki gibi olacaktır (Tablo-8); ... STI.'nin sorumluluğunun 23.354,22.-TL olduğu, yönünde rapor ibraz etmiştir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. Maddesinden kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Davalı taraf davacının alt taşeronu konumundadır. Davacı ve davalı taraf dış ilişkide dışarıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olsalarda iç ilişkide taraflar yapmış olduğu sözleşme ile bağlıdırlar. Davaya konu alacakların ödendiği işçiler davalının işçileridir. Bu durumda davalı taraf işçilerine ödenen tazminattan sorumludur. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacının davadışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacağını taraflar arasındaki ihale şartnameleri, sözleşmeler kapsamında davalıdan rücuen talep edebileceği kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile 54.077,22TL'nin 28/03/2025 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 54.077,22TL'nin 28/03/2025 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.694,01TL karar harcından peşin alınan 923,51TL'nin mahsubu ile bakiye 2.770,50TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 923,51TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.715,00TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/04/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır