İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/659 E. 2026/584 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/659
Karar No
2026/584
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/659 Esas KARAR NO :2026/584

DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/07/2020 KARAR TARİHİ:16/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ilk olarak 10/08/2009 tarihinde 5 yıllık süre ile akaryakıt ve 27/08/2009 tarihinde 5 yıllık süre ile LPG alımı satımı konulu bayilik sözleşmesi imzalanmış ve iş bu sözleşmeler devam ederken müvekkil şirket 16/07/2013 tarihinde davalı şirketin dayatması ile 14/07/2014 tarihinde sona eren kesin teminat mektubunu davalı şirkete vermek zorunda kalmıştır. İş bu kesin teminat mektubu bayilik sözleşmelerinin imzalanması sırasında söz konusu dahi değilken, sonradan kötü amaçlı olarak ve gününde bedelsiz olarak çözülmesi ve geri iade edilmesi davalı tarafındam söz verilerek, müvekkil şirketten dayatma ile alınmıştır. Davalı şirketin kötü niyeti 2009 Ağustos tarihinde imzalanan bayilik sözleşmelerinin 2014 yılının ağustos ayının sonunda dolmasına rağmen kesin teminat mektubunun süresini 14/07/2014 tarihinin yazılmasını özellikle istemiş olmalarıdır. Bu amaçla da günü geldiğinde teminat mektubunun nakde çevrileceğini bankaya bildirerek bayilik sözleşmelerinin uzatılmasını sağlamaktır. Nitekim müvekkil şirket öncelikle teminat mektubunun süresini nakde çevrileceği korkusu ile defalarca uzatmış ve en son olarak 23/12/2014 tarihinde ise tekrardan 30/01/2015 tarihine kadar kesin teminat mektubunun süresini uzatmış ve bayilik sözleşmelerini de zorunluluk gereği 23/11/2014 tarihinde imzalanmak üzere 2 aylık olarak 23/01/2015 tarihinde sona ermek üzere kısa süreli olarak uzatmak zorunda kalmıştır. Bu süre zarfında müvekkil şirketin davalı şirkete ticari faaliyetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığı davalı şirket ile yapılan hesap mutabakatından açık ve net bir şekilde gözükmektedir. Müvekkil şirket davalı şirkete cari hesap veya başka ilişkiden kaynaklanan borcu bulunmadığının tespiti, teminat mektubun iptali ve davacıya iade edilmesi ve teminat mektubunun paraya çevrilmemesi için ihtiyati tedbir konulması amacıyla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... E. Sayılı dosyası ile tarafımızca dava açılmıştır. Ancak mahkemeden istemiş olduğumuz ihtiyati tedbir kararı reddedilmiştir, Karardan sonra davalı tarafından teminat mektubu paraya çevrilmiştir. Bu nedenle tarafımızca 2015/... E. Sayılı dosyası ile açılmış olan menfi tespit konulu davamız bu aşamadan sonra istirdat davasına dönüşmüştür. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2019 tarihli 2015/... E. 2019/... K. Sayılı ilamı ile bayilik sözleşmesinin 23/01/2015 tarihinde sona erdiğinin görüldüğü, davanın menfi tespit davası olduğu davanın 19/01/2015 tarihinde açıldığı, iptali ve iadesi istenen teminat mektubunun sözleşmenin teminatı olarak verildiği, sözleşme dava tarihinde yürürlükte ve canlı olup akdi ilişki taraflar arasında devam ettiğinden erken açılan davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda bahsi geçen davada müvekkil şirketin davalı şirkete borçlu olmadığı, cezai şarta ilişkin hükümlerin ise üzerinin çizilmiş olması nedeniyle uygulanamayacağı, teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği tespit edilerek haklılığımız ispatlanmış ancak usulü bir eksiklik nedeniyle davanın erken açılması sebebi ile dava reddedilmiştir. Bu sebeplerle davalı şirketin haksız olarak tahsil ettiği 250.000,00 TL nin davalı şirkete ödendiği tarih olan 30/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkil şirkete Ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak; davalı şirketin mallarım gizleme ve kaçırma hazırlığı içinde olduğu duyumu aldığımızdan dolayı menkul ve gayrimenkullerinin ihtiyaten haczini, teminat mektubunun davalı tarafça paraya çevrilip tahsil edilmesi nedeniyle davalı şirketin tahsil ettiği 250.000,00 TL'nin davalıya ödendiği tarih olan 30/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, vekâlet ücreti ve yargılama harç ve masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ileri sürmüş olduğu ... tevdi edilen teminat mektubunun haksız şeklide nakde çevrilmek suretiyle ... sebepsiz zenginleştiğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak alacak iddiasında bulunmuştur. Davacının alacak iddiası 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir ve zamanaşımı süresi dolmuştur. Dava açısından teminatın nakde çevrilme tarihi 30.01.2015 olup, davanın açılma tarihi 14.07.2020 dir. Yani öğrenme tarihinden itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçmiş olduğundan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerekmektedir. Davacının müvekkile herhangi bir borcu bulunmadığı iddiasının aksine, müvekkilin davacıdan gerek cezai şart, gerek verilen ariyetlerin iade edilmemesi nedeniyle iade edilmeyen ekipman bedeli alacağı bulunmakta olup, teminat mektubu söz konusu alacaklara mahsuben tazmin edilmiştir. Müvekkil şirket ile davacı ardasındaki bayilik sözleşmesine istinaden müvekkil tarafından davacıya ariyeten kullanılmak ve iade edilmek üzere bir çok ekipman teslim edilmiştir. Davacı tarafından anlaşma sona ermesine rağmen söz konusu ekipmanların bir kısmı iade edilmemiştir. Bu kapsamda iade edilmeyen ekipmanlara ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından davacıya bedelleri fatura edilmiştir. Fatura bedelleri ise nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden mahsup edilerek tahsil edilmiştir. Yine ariyetlerin iade edilmemesi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan anlaşma süresinin sona ermesinden ariyetli demirbaşların müvekkile teslimine kadar geçen her gün için 1.500 USD'den hesaplanacak cezai şart alacağı bulunmaktadır. Müvekkil şirketin davacı taraftan .... İcra Müd. 2020/... E. Sayılı dosyasından fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla 28.397,73 TL alacağı bulunmakta olup söz konusu takip dosyası kesinleşmiştir. Bu kapsamda iş bu davada davacı tarafın bir alacağının bulunduğu yönünde bir tespitin yapılması halinde .... İcra Müd, 2020/... E. Sayılı dosyasına konu alacağımızın mahsubu ile davacının davasının bu nedenle de reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Açıklanan nedenler ve mahkemenizce resen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya dair her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davacının şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, davacının haksız, hukuki ve maddi dayanaktan yoksun davasının öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, neticede davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 14/03/2022 tarih ve 2020/... Esas 2022/... sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2025 tarih ve 2022/1334 Esas 2025/1051 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı . ve yargılamaya devam edildiği görüldü. DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2025 tarih ve 2022/1334 Esas 2025/1051 Karar sayılı ilamı, bilirkişi raporları. Mahkememiz dosyasının 17/09/2025 tarihli tensip zaptının 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın Mali Müşavir ve Akaryakıt Bayiiliği Sektör bilirkişisinden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile mahkemece sabit yatırım niteliği taşımayan ve davacının iade etmekle yükümlü olduğu ariyet ekipmanın nelerden ibaret olduğu belirlenerek, davalı kayıtlarındaki defter değerleri de gözetilerek, dava tarihi itibariyle amortisman bedelleri düşülmek suretiyle ariyetlerin dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilmesi, ekipmanın söküm ve nakliye masraflarından sözleşme gereği davacının sorumlu olduğu da gözetilerek davalının talep edebileceği ariyet bedeli ile söküm ve nakliye masrafının tespiti hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Sonuç olarak tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme” nize ait olmak üzere; Davalının Ticari defter kayıtlarından tespit edilenlere göre; 1- Davalı tarafından davacıya 14.04.2015 tarih/ ... nolu (Matrah 202.779,79 -TL) Kdv dâhil 239.280,15 TL. tutarında kağıt ortamında “istasyonda sökülemeyen demirbaşlar bedeli” açıklamalı “Ariyet Bedeli” faturası düzenlendiği ve bu faturayı önce davacı cari hesabına “borç” kaydettiği, daha sonra söz konusu faturayı “alacak “kaydedilerek ters kayıtla kayıtlarından çıkardığı, 2- Sonrasında, davacıya 06.05.2015 tarih /... nolu (Matrah 180.779,79 -TL) Kdv dahil 213.320,15 TL bedelli “istasyonda sökülemeyen demirbaşlar bedeli” açıklamalı “Ariyet Bedeli” faturası düzenlendiği ve söz konusu iş bu faturayı davacının cari hesabına “Borç” kaydettiği, 3- Ancak; Sayın Mahkemenin bilirkişiye verdiği görev kapsamında iş bu “Ariyet Ekipmanları”nın davalının ticari defterlerindeki “defter değerleri” ve “amortiman” tetkik edilmek istendiğinde, raporumuzda detaylı ifade edildiği üzere, davalının hem dosyaya sunduğu Usb içeriğindeki ticari bilgi ve kayıtlarda hemde davalı vekilinin dosyaya sunduğu dilekçede bilirkişinin irtibata geçmesi istenen yetkili ile irtibata geçildiğinde, davalının bilirkişi incelemesine e-posta ortamında sunduğu ticari defter, kayıtları içerisinde Ariyet Fatura'sına konu envanterlerin “ticari defterlerine giriş kayıtları” (resmi ticari defter- yevmiye defteri kayıtları)incelemeye sunulmadığından, davalının ticari defterlerinde “defter değeri” ve ve “amortisman bedelleri” incelemediğinden tespit etme imkanı olmamıştır. Delil niteliğinin takdiri Sayın Mahkemenizin emrinde olmak üzere; Davalının bilirkişi incelemesine sunduğu resmi ticari defter de olmayan, rapor niteliğindeki excel tablosunda ise (tablo detayı raporda görülebileceği üzere) ; davacıya düzenlediği ilk fatura olan ve sonradan fatura ters kayıt yapılmak suretiyle kayıtlardan çıkarılan 14.04.2014 tarihli (matrah 202.779,20 -TL) KDV dahil 239.280,15 TL bedelli faturanın hesaplamasına dair excel tablosunun incelemeye sunulduğu; bu tabloya göre 28.12.2008 ila 14.11.2014 tarihi arası ariyet ekipmanların envanter girişleri olduğu, envanter giriş Toplamının 370.107,55 -TL olduğu, bu envanterlere amortisman olarak 75.213,25 -TL uygulandığı, amortisman düşülerek 295.494,80 -TL bedele ulaşıldığı, bu tutar üzerinden (Kdv Hariç) 202.779,79 -TL. bedelin faturanın hesaplandığı görülmüştür. Yukarıda ifade edildiği üzere davalının İncelemeye sunduğu iş bu excel hesaplama raporu resmi ticari defter niteliğinde olmayan hesaplama raporu niteliğinde olup delil niteliğinin Takdiri Sayın Mahkemenizin emrindedir. Sektör Bilirkişisi tespitlerine göre; Aşağıdaki tablo ariyet ekipmanlarının fatura (06.05.2015) fiyatlarını ve dava tarihindeki 12.09.2025 rayiç bedellerini göstermektedir. Bu tabloya göre dava tarihinde ariyet ekipmanlarının toplam tutarı 2.984.830,00 TL'dir. ¸" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 12/01/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca taraf vekillerinin 12/12/2025 tarihli kök rapora yönelik itirazları irdelenerek; ayrıca 17/09/2025 tarihli tensip ara kararı 3. Maddesi gereği, sabit yatırım niteliği taşımayan ve davacının iade etmekle yükümlü olduğu ariyet ekipmanının nelerden ibaret olduğu belirtilerek, dava tarihi olan 14/07/2020 tarihi itibariyle amortisman bedeli düşülmek suretiyle ariyetlerin dava tarihi olan 14/07/2020 tarihindeki değerinin, ariyetlerin söküm değerinin ve nakliye masrafının tespitini de içerecek şekilde ek rapor düzenlenilmesine karar verilmiş olup, 10/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;" Sonuç olarak tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde ve yukarıda paylaşılan bilgiler ışığında nihai karar Sayın Mahkeme” nize ait olmak üzere; Kök Rapor sonrası dosyaya sunulan ticari bilgi belgeler kapsamında yapılan mali incelemede tespit edilenlere göre ; 1- Davalının kök rapor sonrası dosyaya sunduğu FATURALARIN (faturalardan okunduğu kadarı ile) (06.05.2008 tarihi ila 16.12.2008 tarihi arası) 18 adet toplamı (kdv hariç) aşağıda 782.473,45 -TL. olduğu “Sayın Mahkemenin bilirkişiye verdiği görev kapsamında iş bu “Ariyet Ekipmanları”nın davalının ticari defterlerindeki “defter değerleri” ve “amortiman” tetkik edilmek istendiğinde resmi ticari defter- yevmiye defteri kayıtları incelemeye sunulmadığından davalının ticari defter kayıtlarında iş bu ekipmanlar/demirbaşlar alım faturalarının defterlere kayıtlı olup olmadığı hususunda vede aktifine giriş kaydı olduğu hususunda dosyaya sunulan bilgi belgelere göre herhangi bir inceleme ve tespit yapma imkanının mümkün olmadığı, Ayrıca dosyaya iş bu faturalarda Listelenen “ariyetlerin” teknik özellikleri, marka modellerinin davacıya teslim edilen “ariyetler” olup olmadığının tespitinin faturadan tespit edilebilecek hususlar olmadığı, 2- 14/07/2020 tarihi itibariyle amortisman bedeli düşülmek suretiyle ariyetlerin dava tarihi olan 14/07/2020 tarihindeki değerinin tespiti hususunda yapılan incelemede: Kök raporda belirtildiği üzere davalının 2008-2015 yılları resmi ticari defter, kayıtlarını incelemeye sunmadığından, incelemeye sunduğu , kendi raporlarındaki (excel tablolarına göre, bu raporların delil niteliği hususunda takdir Sayın Mahkemenizin emrinde olmak üzere) “ariyet ekipman” giriş tarihlerinden (2008 ve 2014 tarihlerindeki ) envantere giriş değerlerinden faturanın düzenlendiği 2015 tarihine kadar amortismanı düşerek Matrah 180.729,79 TL. Değere ulaştığı ve amortisman payını düşerek hesapladığı tutarda “ariyet faturası” düzenlediğinin anlaşıldığı, Davalının envanterine giriş tarihlerinden faturanın düzenlediği tarihte (2015 yılına) vede Sayın Mahkemenizin verdiği görev kapsamında 14.07.2020 tarihine kadar, 10 yıllık süre geçtiğinden ekipmanların yasal amortisman ayırma (tükenme) sürelerinin tamamlandığı bu kapsamda 14.07.2020 tarihi itibariyle de faturaya konu 180.729,79 TL.nin kaydi olarak tamamının tükenmiş olacağı, 3- Davalının ticari defter kayıtlarında “Ariyetlerin söküm değeri” ve “nakliye masrafı” Tetkik edilmek istendiğinde: kök rapordan sonra da davalı firmadan resmi ticari defter kayıtlarını ve defterlere kaydedilmiş “ariyet söküm masrafı ve “nakliye masrafı” faturalarını talep edilmesine rağmen incelemeye ibraz etmediğinden davacının resmi ticari defter kayıtlarında bu kalemlerde herhangi bir tespit yapılamadığı, 4- Sektörel değerlendirmelere göre; Dosya kapsamındaki fatura bilgileri, teknik şartlar ve bölgesel nakliye piyasası verileri doğrultusunda yapılan hesaplamalar neticesinde, ariyetlerin sökülmesi, araçlara yüklenmesi, nakliyesi ve varış noktasında boşaltılmasına ilişkin toplam operasyonel maliyet ile ariyetlerin Kadıköy/İstanbul adresinden Akyurt/Ankara adresine yükleme- boşaltma dahil nakliye masrafı aşağıdaki tabloda verildiği şekilde öngörülmüştür. ¸Sektörel değerlendirme'de 06.05.2015 Fiyatları ile tespit edilen aşağıdaki tutarların 14.07.2020 tarihinde güncel değerinin ; - Ariyet Tutarı 180.779,79 -TL.nin Dava Tarihi olan 14.07.2020 tarihinde 324.731,37 -TL, - Söküm Değeri 18.077,97-TL.nin Dava Tarihi olan 14.07.2020 tarihinde 32.473,12 -TL, - Nakliye Masrafı 7.500,00 -TL.nin Dava Tarihi olan 14.07.2020 tarihinde 13.472,11 -TL değerde olacağı hesaplanmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 30/03/2026 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca Dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi ile; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2022/1334 esas, 2025/1051 karar sayılı 26/06/2025 tarihli kararının 4. Sayfa 5. Paragrafı dikkate alınarak; "...bir akaryakıt istasyonunun faaliyette bulunabilmesi için, yerine getirilmesi zorunlu olan, aynı zamanda dağıtıcının kendi satış kanallarının takibinde kullandığı sabit üst yapı ve alt yapı niteliğindeki sabit yatırımlar..." kapsamındaki ariyetler hariç tutularak hesaplama ve değerlendirme içerecek şekilde ikinci ek rapor düzenlenilmesine karar verilmiş olup, 21/06/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle;" İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında yer alan kriterler ve tarafların vekil unsurları vasıtasıyla dosyaya sundukları itiraz ile beyanlar birlikte değerlendirilerek heyetimizce varılan hukuki takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere mali, teknik ve sektörel kanaatlerimiz aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır: 1. Davalı Tarafın Ticari Defter İbraz Etmemesi ve Sektörel Defter Değeri Analizi Davalı ... A.Ş.'nin kök rapordan sonraki süreçte de resmi ticari defterlerini (yevmiye defteri vb.) incelemeye sunmadığı sabittir. Davalı vekili, TTK'nın 82. maddesi uyarınca 2008 yılına ait defterleri saklama yükümlülüğünün 10 yıllık süresinin dolduğunu ileri sürmüşse de, Uyuşmazlığın çözümü ve davalının haksız nakde çevirme iddiasına dayanak oluşturduğu savunulan alacağın varlığını ispat külfeti kendisinde bulunmaktadır. Davalının resmi defter kayıtları yerine dosyaya haricen sunduğu excel tabloları ile flash bellek içerikleri, davacı tarafça usulüne uygun olarak reddedilmiş ve bu belgelere muvafakat edilmediği bildirilmiştir. Resmi defter tevsiki olmaması sebebiyle, alım faturalarının davalı aktifine usulüne uygun kaydedilip kaydedilmediği ve amortismanların yasal muhasebe standartlarında yürütülüp yürütülmediği mali yönden net olarak tespit edilememiştir. 2. Ariyetlerin Amortisman Süreleri ve 14.07.2020 Dava Tarihi İtibariyle Değeri Davalı tarafça sunulan faturaların amortisman payı düşülerek 06.05.2015 tarihinde matrahı 180.729,79 TL olacak şekilde düzenlendiği görülmektedir. Davalı vekili, ekipmanların bu tarihte fatura edilmesiyle defterden çıktığını ve artık amortisman işlemeyeceğini savunmuştur. Ancak Sayın Mahkemenizin heyetimize verdiği somut görev doğrultusunda, "ariyetlerin dava tarihi olan 14.07.2020 tarihindeki amortisman düşülmüş değerinin" tespiti talep edilmiştir. Sektörel bazda akaryakıt tankları, LPG tankları ve dispenser gibi ekipmanların ekonomik ömürlerinin uzun olduğu (LPG tanklarında periyodik muayene ile 30 yıla varan süreler) dosyadaki önceki teknik raporlarda mütalaa edilmiş olsa da, yasal vergi mevzuatı ve muhasebe kayıt tekniği uyarınca 10 yıllık yasal amortisman (tükenme) süreleri baz alındığında; ekipmanların giriş tarihinden (2008-2014) dava tarihi olan 14.07.2020 tarihine kadar bu sürelerin kaydi olarak tamamlandığı, dolayısıyla dava tarihi itibariyle net defter (kaydi) değerinin tükenmiş (0,00 TL) olacağı hesaplanmıştır. 3. Sektörel Piyasa (Rayiç) Değerleri, Söküm ve Nakliye Maliyetleri İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin kararı ve akaryakıt istasyonlarında dağıtıcının mülkiyetinde kalan sabit üst ve alt yapı yatırımları (ariyetler) hariç tutularak yapılan sektörel piyasa araştırması ve bölgesel nakliye verilerine göre hesaplanan güncel rayiç değer tablosu aşağıda yeniden dikkatlerinize sunulmuştur: Teknik Tespit: Dosyada mevcut Ariyet Demirbaş Belgesi ile sunulan faturalar karşılaştırıldığında, marka ve model bilgilerinin sektörel ölçekte uyumluluk gösterdiği mütalaa edilmiştir. Davacının sözleşmesel taahhütleri uyarınca hasara uğrayan veya iade edilmeyen malzemelerin rayiç piyasa değerinden sorumlu olduğuna ilişkin hukuki takdir tamamen Sayın Mahkemenize aittir. Masraf Faturaları: Davalı firmanın söküm ve nakliye işlemlerine dair fiili faturaları heyetimize ibraz etmediği, tablodaki söküm (32.473,12 TL) ve nakliye (13.472,11TL) bedellerinin tamamen dava tarihindeki piyasa rayiçleri ve operasyonel maliyet analizleri neticesinde heyetimizce öngörülen sektörel değerler olduğu tarafların bilgisine sunulur. Nihai Değerlendirme: Davacı vekilinin "davalının ticari defter sunmaması sebebiyle borcun ispatlanamadığı ve teminat mektubunun haksız nakde çevrildiği" yönündeki esasa ilişkin iddiaları ile davalı vekilinin "davanın zamanaşımı ve esastan reddi" yönündeki taleplerinin hukuki değerlendirmesi, dosyadaki tüm mali ve teknik veriler ışığında Sayın Mahkemenizin takdir ve tensiplerine saygılarımızla arz olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava Uyuşmazlık Noktası; Taraflar arasındaki 5 yıl süre ile lpg alım satım konulu bayilik sözleşmesinin sona ermesi sonucu teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeni ile açılan alacak davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ... karar sayılı 14/03/2022 tarihli "Dosya kapsamı ve her iki tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle makine mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişiler tarafından düzenlenen detaylı ve denetime elverişli kök ve ek raporlar ile; taraflar arasındaki bayılık sözleşmesinin fiilen sonlandığı, 250.000.00 TL tutarlı teminat mektubunun davalı tarafından 03.02.2015 tarihinde nakde çevrilerek yasal defterlerine kaydedildiği, taraflara arasında bayilik sözleşmesinin eki olarak düzenlenen Ariyet Sözleşmesine konu 67 adet akaryakıt istasyonu demirbaşının davacı tarafından davalıya iade edilmediği, toplam fatura bedeli 213.320,15 TL olan bu demirbaşların davacı yedinde kaldığı, davalının 213.320,15 TL demirbaş bedellerinin mahsubu sonucu teminatın paraya çevrilmesinden kalan bakiye 27.061,21 TL'yi 12.06.2015 tarihinde davacıya iade ettiği, davalının davacıyla başka borcunun kalmadığı, her ne kadar davalı tarafından demirbaşların iadesine ilişkin düzenlenen faturalara itiraz edilmiş ise da ariyete ve iadeye konu malzemelerin fiyatlarının bilirkişiler tarafından piyasa koşullarına uygun bulunduğu, incelenen ve davacı tarafça imzalanan Ariyet Belgesindeki davacı taahhüdü gereği davalının iade edilmeyen demirbaş bedelini tazmin hakkı olduğu, aradan 5 yıl geçmesine rağmen demirbaşları iade etmeyen davacının demirbaş bedellerinin teminat mektubuna mahsup edilmesine itirazının haklı görülemeyeceği davalının davacıya borcunun bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine ...." gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının vaki istinaf talebi üzerine BAM 12. Hukuk Dairesi 2022/1334 esas 2025/1051 karar sayılı 26/06/2025 tarihli kaldırma kararı verilmiştir. Kaldırma gerekçesi olarak "...mahkemece sabit yatırım niteliği taşımayan ve davacının iade etmekle yükümlü olduğu ariyet ekipmanın nelerden ibaret olduğu belirlenerek, davalı kayıtlarındaki defter değerleri de gözetilerek, dava tarihi itibariyle amortisman bedelleri düşülmek suretiyle ariyetlerin dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilmesi, ekipmanın söküm ve nakliye masraflarından sözleşme gereği davacının sorumlu olduğu da gözetilerek davalının talep edebileceği ariyet bedeli ile söküm ve nakliye masrafının tespiti bakımından sektör bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi.... " hususları gösterilmiştir. BAM kaldırma kararı doğrultusunda mahkememizin 17/09/2025 tarihli; "... İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2025 tarih ve 2022/1334 Esas 2025/1051 Karar sayılı ilamı 4. Sayfasında belirtilen gerekçeler gözetilerek, dava konusu bayilik sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edilen ariyet ekipmanlarına ilişkin ticari defter, kayıt ve belge örneklerini (varsa dosyaya sunulmamış olanlarını ) dosyaya flash bellek formatında ibraz etmek ve mali müşavir bilirkişinin lüzum görmesi halinde irtibat kurulacağı taraf muhasebe yetkilisinin isim ve iletişim bilgilerini beyan etmek üzere taraf vekillerine tensip zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, ....verilen süre dolduğunda, dosyanın Mali Müşavir ve Akaryakıt Bayiiliği Sektör bilirkişisinden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, mahkemece sabit yatırım niteliği taşımayan ve davacının iade etmekle yükümlü olduğu ariyet ekipmanın nelerden ibaret olduğu belirlenerek, davalı kayıtlarındaki defter değerleri de gözetilerek, dava tarihi itibariyle amortisman bedelleri düşülmek suretiyle ariyetlerin dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilmesi, ekipmanın söküm ve nakliye masraflarından sözleşme gereği davacının sorumlu olduğu da gözetilerek davalının talep edebileceği ariyet bedeli ile söküm ve nakliye masrafının tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine," tensip ara kararı oluşturulmuş ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen rapor detayı yukarıda deliller kısmına yansıtılmıştır. Denetime elverişli gerekçeli 21/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ile, dosyamız dava tarihi olan 14/07/2020 tarihi itibariyle davalının demirbaş niteliğinde olmayan ayriyetlerinin rayiç değerinin 324.731,37 TL söküm değerlerinin 32.473,12 TL nakliye masraflarının 13.472,11 TL olmak üzere toplam bedelin 370.676,60 TL olduğu, davalının paraya çevirdiği teminat mektubu tutarının ise 250.000,00 TL olduğu, davalı alacağının paraya çevirdiği davacı teminat mektubundan aşkın olduğu gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 4.269,38 TL harçtan mahsubu ile artan 3.537,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/659, K. 2026/584, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-659-e-2026-584-k-15c3ed2a920d