İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/650 E. 2026/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/650
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2026/290

.... DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 15/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlular ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalı borçlunun müvekkili bankaya karşı, kredi borcunu ödemediğini, dosyanın müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan... tarafından da akdedilen genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredinin geri ödenmemesi sonucu muaccel hale gelen borcun ödenmesi için davalı borçlulara ihtarname gönderilerek borcun ifası konusunda davalı borçlulara gerekli ihtarların yapıldığını, müvekkili banka adına borçlulardan olan alacağın tahsili için ..... Esas numarası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların mezkur icra takibine böyle bir borçları olmadığı iddiasıyla itiraz ettiğini, hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinden de netice alınamadığını bu nedenle dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, mezkur icra takibinin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere, davalı borçluların icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili celse arasında dosyaya sunulan dilekçeler ile davalı taraflar ile müvekkili banka arasında yapılan anlaşma gereğince banka alacağının tahsil edildiğini, dava nezdinde her hangi bir arabuluculuk ücreti, yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinin olmadığını belirterek, davanın konusuz kalmasından dolayı dosyada karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile davacı ile anlaştıkları beyan edilmiş, uzlaşma nedeniyle tarafların birbirinden herhangi bir taleplerinin olmadığı belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Sulh" başlıklı 313. Maddesinde "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.", "Sulhun Zamanı" başlıklı 314. Maddesinde "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (....) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi ya pmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.", "Sulhun Etkisi" başlıklı 315. Maddesinde ise "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davacı vekilinin icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi talebiyle iş bu davayı açtığı, yargılama sırasında davalı taraf ile sulh olduklarını ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği, bu durumda HMK'nun 313 ve devamı maddeleri uyarınca sulhün usulüne uygun olarak yapıldığı ve kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, işin esasına girilmediğinden ve davacı vekilinin tazminat talebinin bulunmadığına dair beyanı nedeniyle davacının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, davacı vekilinin 09/01/2026, 14/04/2026 ve 14/04/2026 tarihli dilekçelerinde yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti taleplerinin olmadığına dair beyanı ile davalı ...'in 12/01/2026 tarihli dilekçesindeki beyanları dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tarafların sulh olduğu anlaşılmakla, davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İşin esasına girilmediğinden ve davacı vekilinin tazminat talebinin bulunmadığına dair beyanı nedeniyle davacının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Başta peşin alınan 3.771,41 TL karar ve ilam harcından alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.039,41 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-Yapılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.15/04/2026 ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/650, K. 2026/290, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-650-e-2026-290-k-cb721c3da1dd