İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/650 E. 2025/1136 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/650
Karar No
2025/1136
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2025/1136 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari taksi sahibi olduğunu ve davalı tarafla ulaşım hizmeti alınması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşma gereği davalıya ulaşım hizmeti sağladığını ve sonrasında fatura keserek davalıdan ödeme aldığını, önceleri bu işlemin sorunsuz gerçekleştiğini ancak son dönemde verilen ulaşım hizmetinin ücretlerinin ödenmediğini, ulaşım hizmeti yapıldıktan sonra davaya konu icra takibine konu faturaların kesilerek her zamanki gibi davalıya iletildiğini ancak davalı tarafça faturalara ilişkin bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nü...E. sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlattığını, açılan takibe davalı-borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, dava konusu faturaların E-arşiv fatura olduğunu ve GİB üzerinden davalıya iletilmekte olduğunu, davalı tarafça bugüne kadar faturalara herhangi bir itirazda da bulunulmadığını belirterek davalı/borçlunun itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı/borçlunun haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DAVA KONUSU : Açılan dava, İzmir ... İcra Dairesinin... E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İİK 67.maddesine göre açılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür. Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur. Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan müzekkere cevabında; davacı... hakkında yapılan incelemede Müdürlüğe 31.08.2000 tarihinde... sicil numarası ile “şoför” meslek dalından kayıt olduğunun, 29.06.2009 tarihinde “şoför” meslek dalının “taksicilik” olarak güncellendiğinin, 24.11.2016 tarihinde meslek güncellemesinin yapıldığı, 13.10.2017 tarihinde işyeri adres güncellemesinin yapıldığının, 16.08.2023 tarihinde ise işyerini “... Mh.... Sk. N... Yunusemre-Manisa” adresine taşıdığının ve kaydının halen devam ettiği tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Manisa Defterdarlığı Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacı ...n basit usulde vergilendirilmediği, gelir vergisinden muaf olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, 31.12.2022 tarihine kadar basit usul mükellefi olup 01.01.2023 tarihinden itibaren işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve VUK 177.madde 2.bendi kapsamında değerlendirildiği ve hadleri aşmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Buna göre davacının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. İkinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davacının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmüştür. Somut olayda, davacının İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 247.200-TL fatura alacağı ve 27.371,40-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 274.571,40-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Manisa Vergi Dairesine, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf siciline taksicililik meslek dalı ile kayıtlı olduğu, davacının 2. sınıf mükelleflerin kullandığı işletme hesabına göre defter tuttuğunun mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/11/2025

Katip... ¸e-imza

Hakim... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/650, K. 2025/1136, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-650-e-2025-1136-k-c7f37f09b451