İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/641 E. 2025/1137 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/641
- Karar No
- 2025/1137
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/641 Esas KARAR NO : 2025/1137 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun borçlarının işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin davalıya ait bir işte alt taşeron olarak iş yaptığını ve karşılığını ödemediğini, müvekkilinin...Ticaret ve Taahhüt A.Ş nin... mahallerindeki tadilat işlerinde davalının taşeronu olarak işleri yaptığını ve bitirdiğini ancak davalı tarafça bir kısım ödemeler yapılmasına rağmen yapılan işin metrekare hesabını yanlış yaparak müvekkiline bakiye kalan ve hak etmiş olduğu bedeli ödemediğini, davalının itirazlarının hukuken dayanıksız olduğunu, cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davalının itirazlarının sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu ve müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, takibin durması ve alacağın likit olması göz önünde tutularak davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, yargılama yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında mevcut bir ticari ilişki veya iş olmadığını, davacının işin yapıldığı süre boyunca müvekkilinin SGK'ya kayıtlı işçisi konumunda olduğunu, aralarındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğunu ve ticari iş niteliğinde bir ticari ilişki olmadığını, davacının tacir kaydığı olmadığı için Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu ve Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili şirketin inşaat ve tamir ve tadilat işleri ile iştigal ettiğini, şirketin tüm işlerini şirket temsilcisinin şirket adına verdiği vekaletname uyarınca Hamit Aslankaya'nın yürüttüğünü, müvekkili firmanın İzmir ili... mahallelerindeki doğalgaz hatlarına üst kaplama tamiri işini... A.Ş'den İzmir ili ve ilçeleri doğalgaz dağıtım hattı projesini bir bütün olarak üstlenmiş olan...San.ve Tic.A.Ş isimli şirketin alt taşeronu olarak bu işi aralarındaki alt taşeronluk sözleşmesine istinaden ... San ve Tic.A.Ş'den aldığını, taşeron olarak almış olduğu bu işi de yanında çalıştırdığı işçilerle bizzat kendi şirket bünyesinde yaptığını ve bitirdiğini, bu işin yaklaşık 2023 yılı ağustos ayında başladığını ve 2023 yılı sonunda tamamlandığını, davacının da bu işin yapımı esnasında müvekkili şirket bünyesinde SGK kapsamında işçi olarak çalıştığını, davacının zaman zaman diğer işçilerin başında ustabaşı konumunda çalıştığını, zaman zaman da işveren müvekkili şirket adına alınan ve sahada kullanılan malzemelerin tedariki ve ödemelerin şirket tarafından gönderilen paralarla yapılması işlerini de yerine getirdiğini, gerek bu bedellerin ödenmesi gerekse de hem kendinin hem de bazen çalışan bazı işçilerin maaşlarının ödenmesi amacı ile hem şirket hesaplarından hem de şirketin yetkili vekili ...nın banka hesaplarından davacıya paralar gönderildiğini, gönderilen paraların kendinin ve bazı işçilerin haftalık/aylık ücret ve yövmiyeleri ile malzemecilere ödenecek bedelleri için gönderildiğini, buna rağmen bazı malzeme tedarikçilerine ödeme yapmadığı için malzeme tadarikçisi ... Ltd Şti firmasına faturalarının karşılığı tekraren İş bankasına kayıtlı çek kesilmek sureti ile müvekkili firma tarafından ödendiğini, Yine... isimli beton tedarikçisi firmaya aynı şekilde... çeki kesilmek sureti ile tekrar müvekkili tarafından ödendiğini, dolayısıyla davacının bahse konu işi müvekkili şirketten taşeron olarak alıp metrekare veya başka bir ölçü birimi üzerinden yapması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının müvekkili şirket bünyesinde diğer işçilere nazaran biraz daha yetkili bir pozisyonda işçi olarak çalıştığını, davacının müvekkili şirket ile aralarında yapılmış bir alt taşeronluk sözleşmesi ortaya koyamadığını, ayrıca alt taşeron olarak iş aldığını ve işi yerine getirdiğini iddia etmesine rağmen davacının bu iş nedeni ile işin yapıldığı tarihlerde müvekkili şirkete hitaben kesmiş olduğu faturaları da ortaya koyamadığını, müvekkili şirketin bahse konu işi yapmasının neticesinde davacının tutumundan dolayı mükerrer ödemeler yapmak zorunda kaldığını ve netice itibari ile zarar ettiğini belirterek davanın reddine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, İzmir... İcra Dairesinin... E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İİK 67.maddesine göre açılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür. Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur. İzmir Defterdarlığı Torbalı Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacı ...'ın 15/06/2021 tarihi itibari ile ikamet amaçlı binaların inşaatı (ahşap binaların inşaatı hariç) faaliyetinde bulunduğu, gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu, işletme hesabı esasına defter tuttuğu bildirilmiştir. Buna göre davacının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. İkinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davacının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmüştür. Somut olayda, davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğünü... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 719.051,35-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf siciline de kayıtlı olmadığı, davacının 2. sınıf mükelleflerin kullandığı işletme hesabına göre defter tuttuğunun mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/11/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza