İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/642 E. 2026/595 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/642
Karar No
2026/595
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/642 Esas KARAR NO : 2026/595

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/10/2019 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 23/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı ... ve Tic A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi diğer davalılar ... ile...'ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 02/07/2019 tarihinde kat edilerek borçlulara .... Noterliği'nin 02/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı icra dosyası ile 1.500.000,00-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu belirterek davalıların takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir . CEVAP : Davalı ... vekili tarafından verilen 11/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Turistik İşletmeler Tic A.Ş nin 3 ortağından biri olduğunu, davacı bankanın ... Turistik İşletmeler Tic A.Ş kredi kullandırmıştır müvekkil ...ile beraber diğer ortaklar...ve... bu kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye taraf olarak dahil edilmek istediğini, ancak davacı bankanın deliler arasında gösterdiği kredi sözleşme incelendiğinde TBK 581, 582, 583 maddelerinin arandığı şartlarda bir kefalet ilişik kurulmadığını, Zira TBK 583 madde göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefili sorumlu olacağı azami miktar kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla ve bu anlama gelen herhangi bir ifadeye yükümlülük altına girdiğini, kefalet sözleşmesinde kendi yazısı ile belirtmesi şarttır" amir hükmü mevcut olduğunu, Genel kredi sözleşmesinde TBK 583 maddefei amir hüküm olarak aradığı şartlardan hiçbiri mevcut olmadığını, bu kapsamda iş bu kefalet sözleşmesi her şeyden önce şekil eksikliğinden dolayı yok hükmünde olduğunu beyanla davacının davasının reddine, davacı aleyhine İKK 67/2 gereğince haksız talep edilen meblağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili tarafından verilen 10/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 70 yaşlarında ev hanımı olduğunu, sözleşmeye imzalayıp imzalamadığını bilemediği için kefalet sözleşmesinin yasal koşullarının tam olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, bu sebeble bu konuda inceleme yapılmasını, takibe konu kredilerin kefalet sözleşmesi kapsamında olup olmadığı dahi belli olmadığını takibe konu sözleşmelerin müvekkilin sorumluluğu gerekçe gösterilen, kefalet sözleşmesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesini beyanla davacının davasının reddine, davacı aleyhine İKK 67/2 gereğince haksız talep edilen meblağın %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...vekili tarafından verilen 12/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Türk Borçlar Kanunu`nun kefalete ilişkin emredici hükümlerini görmezden gelerek müvekkil aleyhine icra takibine başlattığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın hesapladığı ana para miktarı müphem olduğu gibi talep ettiği faiz, uygulanan cari ve temerrüt faiz oranları da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup talep edilen faiz oranı Türk Borçlar Kanunu`nun emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talep etmek hakkı bulunmadığı gibi koşulları da oluşmadığını, davacının alacağının likid olmadığını bu nedenlerle davacı yanın huzurda ikame ettiği haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddine, usule ilişkin itirazlarımızın kabul görmemesi halinde davacının davasının esastan reddine, kötü niyetli davacının takip konusu alacağın asgari %20'si oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyası, ... Noterliği'nin 02/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, Genel Kredi sözleşmesi ve ekleri, Hesap Hareketleri, Temlik eden davacı banka kayıtları, arabulucu tutanağı ve sarf kararı, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı banka tarafından borçlu davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin başlatılan adi takip yolu ile icra takibine borçlu davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/09/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip talep tarihi itibariyle davalı müşterek borçlu müteselsil kefillerden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.500.000,00 TL asıl alacak talep edilmiş işlemiş faiz talep edilmediğini, kat tarihi ile takip tarihi aynı gün olan 02/07/2019 tarihli olduğunu, dava tarihi itibariyle davacı banka 1.500.000,00 TL matrah üzerinden itirazın iptali davasını açtığını, yapılan hesaplama sonunda davacı bankanın 1.228.924,00 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, kefillerin 1.228.924,00 TL davacı bankanın alacağından sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir. Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan tarihli bilirkişi raporunda özetle; Takip konusu alacak iskonto kredilerinden doğmuştur. Faiz ve fer'ileri peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, şayet yapılan tahsilatlar karşısında TBK'nun 100 m. uygulanabilecek olsa bu kez haksız olarak fazladan mükerrer faiz ve fer'ileri tahsilatına neden olunacağını, başka bir deyişle sırf mükerrer faiz ve fer'i tahsilatına sebep olmamak için kanımızca bu safhada gerek faiz hesabı yapılmaksızın ve gerekse de TBK'nun 100 m. uygulanmaksızın yapılan tahsilatlar doğrudan kredi borcuna aynen mahsup edildiğini, o halde takip ile dava tarihi aralığında yapılan çek tahsilatları doğrudan iskonto kredisi borcuna mahsup edildiğini, kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 5.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 160.625,60 TL'nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendilerinin ve dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini, davacı şirketin dava tarihi itibari ile alacaklarının; ¸ Olduğunu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; dava tarihinden itibaren 160.625,60 TL asıl alacağın yıllık %69 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 10/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Takip konusu alacak iskonto kredilerinden doğduğunu, faiz ve fer'ileri peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, şayet yapılan tahsilatlar karşısında TBK'nun 100 m. uygulanabilecek olsa bu kez haksız olarak fazladan mükerrer faiz ve fer'ileri tahsilatına neden olunacağını, başka bir deyişle sırf mükerrer faiz ve fer'i tahsilatına sebep olmamak için kanımızca bu safhada gerek faiz hesabı yapılmaksızın ve gerekse de TBK'nun 100 m. uygulanmaksızın yapılan tahsilatlar doğrudan kredi borcuna aynen mahsup edilmiştir. o halde takip ile dava tarihi aralığında yapılan çek tahsilatları doğrudan iskonto kredisi borcuna mahsup edildiğini, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 5.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 384.333,85 TL'nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendilerinin ve dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğinin, Davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanan Alacaklarının; (İskonto kredilerinin faiz ve fer'ileri peşin tahsil edilmiş oldukları için, anılan iskonto kredileri bakımından ek olarak faiz işletilememiştir) ¸ Olduğunu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; takip tarihinden itibaren 1.500.000,00 TL asıl alacağa ek olarak herhangi bir faiz işletilmeksizin (Kredi faizi daha önce peşinen tahsil edilmiş olduğu için) sadece anapara tutarının davalılardan istenilebileceğinin, Davacı Bankanın dava tarihi itibariyle hesaplanan alacaklarının;¸ Olduğunu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; dava tarihinden itibaren 160.625,60 TL (357.825,60-197.200 faizsiz miktar-) asıl alacağın yıllık %69 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğinin, dava tarihinden sonra olmak üzere toplam 197.200,00 TL'lık (140.000+57.200=) tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiğinin görüş ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhine açılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça dava dışı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek takibe geçildiğini, davalılar tarafından icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulsüz olduğunu, takibe itirazın haklı olduğunu, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir. .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı banka tarafından borçlu davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin başlatılan adi takip yolu ile icra takibine borçlu davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... Mahkememizin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın sözleşmedeki yetki şartı gereği Mahkememiz ve icra dairesi yetkili olduğundan reddine karar verilmiştir. Mahkememizce istinaf ve temyiz öncesi verilen 17/12/2020 tarihli 2019/1115 Esas, 2020/694 sayılı karar ile; 1- Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında; a) Borçlu davalılar tarafından 1.228.924,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Asıl alacağın (1.228.924,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, kararın Davacı taraf ve Davalılardan...tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2024 tarih 2021/801 Esas, 2024/849 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı yine Davacı taraf ve Davalılardan...tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2025 tarih 2024/4471 Esas, 2025/4342 Karar sayılı ilamıyla; "16.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, Bankaca TCMB'ye bildirilen faiz oranı listesine ve temerrüt faiz oranına ilişkin sözleşme hükmüne göre %90 temerrüt faiz oranının uygulanacağı bildirilmiş ve kabul edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince bu rapor hükme esas alınarak karar tesis edilmiştir. Ancak Dairemizin yerleşik uygulaması çerçevesinde Mahkemece, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi tanınarak davacı Bankanın takibe konu kredi/ krediler (aynı tür) için temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı/oranları tespit ettirilip fiilen uygulanan ya da TCMB'ye bildirilen faiz oranı/ oranlarından hangisi daha düşük ise temerrüt faiz oranına ilişkin sözleşme hükmünün düşük olan orana göre uygulanması ile talep edilebilecek temerrüt faiz oranı belirlenip buna göre hesaplama yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu hükme yönelen istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmediği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki yeni esasına kaydedilerek bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde; temlik eden dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tur. İşlet. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, davalıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet miktarının 5.000.000,00-TL olduğu görülmüştür. .... Noterliği'nin 02/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesi hesabının kat edildiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 04/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği ihtarnamede verilen 1 günlük süre sonunda 06/07/2019 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan tarihli bilirkişi raporunda özetle; Takip konusu alacak iskonto kredilerinden doğmuştur. Faiz ve fer'ileri peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, şayet yapılan tahsilatlar karşısında TBK'nun 100 m. uygulanabilecek olsa bu kez haksız olarak fazladan mükerrer faiz ve fer'ileri tahsilatına neden olunacağını, başka bir deyişle sırf mükerrer faiz ve fer'i tahsilatına sebep olmamak için kanımızca bu safhada gerek faiz hesabı yapılmaksızın ve gerekse de TBK'nun 100 m. uygulanmaksızın yapılan tahsilatlar doğrudan kredi borcuna aynen mahsup edildiğini, o halde takip ile dava tarihi aralığında yapılan çek tahsilatları doğrudan iskonto kredisi borcuna mahsup edildiğini, kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 5.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 160.625,60 TL'nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendilerinin ve dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini, Emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranına göre; Davacı bankadan temin edilen emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranları %45, %45,50 ve %46 olduğu, sözleşmenin temerrüdü düzenleyen 2.7.1 m. uyarınca en yüksek %46 oranındaki akdi faizin %50 fazlası mertebesinde % (46x1,50x) oranında temerrüt faizi belirlendiği, yukarıda (a) bendi altında %90 oranında ve (b) bendi altında da % 69 oranında temerrüt faiz oranı belirlendiği, bu durumda aşağıda özeti sunulan emsal içtihatlar uyarınca belirlenen düşük orandaki (Davalı lehine olan) % 69 temerrüt faizine itibar edilebileceği, davacı şirketin dava tarihi itibari ile alacaklarının; 160.625,60-TL asıl alacak, 25.247,39-TL işlemiş faiz, 1.260,86-TL BSMV olmak üzere toplam 187.133,85-TL olduğu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; dava tarihinden itibaren 160.625,60 TL asıl alacağın yıllık %69 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğinin görüşüne varılmıştır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi sonrası Mahkememizin 22/04/2026 tarihli ara kararı ile; Düzenlenen bilirkişi raporu karar vermeye elverişli olmadığından, dosyanın Bankacı Bilirkişi ...'e tekrar tevdi ile tarafların rapora itirazları da değerlendirilerek, düzenlenen ilk raporda yer alan tahsilat tablosuna göre dava konusu kredi alacağının çekler kanalıyla yapılan ödemelerle tahsil edildiği ancak çeklerin/ödemelerin tahsil tarihlerinin bir kısmının takip tarihi olan 03/07/2019 tarihinden önce, bir kısmının takip tarihi olan 03/07/2019 ile dava tarihi olan 23/10/2019 arası bir kısmının da dava tarihi olan 23/10/2019 tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih, 2017/19-822 E., 2018/1754 Karar sayılı içtihadında belirtilen " Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir." açıklamasına uygun şekilde alternatifli olarak davacı bankanın varsa takip tarihindeki alacak miktarının tespiti ve takip tarihinden sonra yapılan tahsilatların TBK 100 hükmüne göre mahsubu yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan alacaklı olup olmadığı varsa alacak miktarı, faiz oranı ve miktarının tespiti yapılarak, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların mahsup edilmeden belirlenmesi hususunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 10/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Takip konusu alacak iskonto kredilerinden doğduğunu, faiz ve fer'ileri peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, şayet yapılan tahsilatlar karşısında TBK'nun 100 m. uygulanabilecek olsa bu kez haksız olarak fazladan mükerrer faiz ve fer'ileri tahsilatına neden olunacağını, başka bir deyişle sırf mükerrer faiz ve fer'i tahsilatına sebep olmamak için kanımızca bu safhada gerek faiz hesabı yapılmaksızın ve gerekse de TBK'nun 100 m. uygulanmaksızın yapılan tahsilatlar doğrudan kredi borcuna aynen mahsup edilmiştir. o halde takip ile dava tarihi aralığında yapılan çek tahsilatları doğrudan iskonto kredisi borcuna mahsup edildiğini, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 5.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 384.333,85 TL'nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendilerinin ve dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğinin, Davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanan Alacaklarının; (İskonto kredilerinin faiz ve fer'ileri peşin tahsil edilmiş oldukları için, anılan iskonto kredileri bakımından ek olarak faiz işletilememiştir) Olduğunu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; takip tarihinden itibaren 1.500.000,00 TL asıl alacağa ek olarak herhangi bir faiz işletilmeksizin (Kredi faizi daha önce peşinen tahsil edilmiş olduğu için) sadece anapara tutarının davalılardan istenilebileceğinin, Davacı Bankanın dava tarihi itibariyle hesaplanan alacaklarının 357.825,60-TL asıl alacak, 25.247,39-TL işlemiş faiz, 1.260,83-TL BSMV olmak üzere toplam 384.333,85-TL olduğu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; dava tarihinden itibaren 160.625,60 TL (357.825,60-197.200 faizsiz miktar-) asıl alacağın yıllık %69 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğinin, dava tarihinden sonra olmak üzere toplam 197.200,00 TL'lık (140.000+57.200=) tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiğinin görüşüne varılmıştır. Düzenlenen bilirkişi ek raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğundan ve taraflarca rapora yönelik itirazların haklı ve geçerli nedene dayanmaması nedeniyle tarafların rapora yönelik itirazlarının reddine oy birliğiyle karar verilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ... ve Tic A.Ş.'ne kredi kullandırıldığı, dava dışı asıl borçlu şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için dava dışı asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalılar olan müteselsil kefiller tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle nakdi kredi borcundan sorumlu oldukları sabit olduğundan Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda bankanın takibe konu kredi/ krediler (aynı tür) için temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı/oranları tespit ettirilip fiilen uygulanan ya da TCMB'ye bildirilen faiz oranı/ oranlarından hangisi daha düşük ise temerrüt faiz oranına ilişkin sözleşme hükmünün düşük olan orana göre uygulanması gerektiği bu kapsamda yapılan bankacı bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenen düşük orandaki (Davalı lehine olan) % 69 temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, belirlen bu faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ve takip tarihi ile dava tarihi arasındaki ödemelerin mahsubu sonrası dava tarihi itibariyle davacı tarafın alacağının tespiti hususunda yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafın dava tarihi itibariyle müteselsil kefil olan davalı ...'den 357.825,60-TL asıl alacak, 25.247,39-TL işlemiş faiz, 1.260,86-TL BSMV olmak üzere toplam 384.333,85-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında davalı...tarafından bu miktarlara yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı...yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 357.825,60-TL asıl alacak, 25.247,39-TL işlemiş faiz, 1.260,86-TL BSMV ve asıl alacağa dava (23/10/2019) tarihinden itibaren işleyecek yıllık %69 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi üzerinden devamına, dava (23/10/2019) tarihinden sonra yapılan tahsilatların infaz aşamasında borçtan mahsubuna, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, diğer davalılar yönünden ise diğer davalılar ... tarafından Mahkememizin 17/12/2020 tarihli ...Esas, ... sayılı kararında verilen 1- Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında; a) Borçlu davalılar tarafından 1.228.924,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Asıl alacağın (1.228.924,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine ilişkin hükmüne karşı yasa yoluna başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle anılı hükmün davacı taraf açısından usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle davalılar ... açısında önceki verilen hüküm korunarak Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında Borçlu davalılar ... tarafından 1.228.924,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline, takibin borçlu davalılar ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, takip konusu asıl alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle (1.228.924,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan (davalı...357.825,60-TL'nin %20'si olan 71.565,12-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça Davalılar aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında; a) Borçlu davalılar ... tarafından 1.228.924,00-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZLARIN AYRI AYRI İPTALİNE, takibin borçlu davalılar ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Borçlu davalı...tarafından 357.825,60-TL asıl alacak, 25.247,39-TL işlemiş faiz, 1.260,86-TL BSMV olmak üzere toplam 384.333,85-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı...yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 357.825,60-TL asıl alacak, 25.247,39-TL işlemiş faiz, 1.260,86-TL BSMV ve asıl alacağa dava (23/10/2019) tarihinden itibaren işleyecek yıllık %69 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi üzerinden devamına, dava (23/10/2019) tarihinden sonra yapılan tahsilatların infaz aşamasında borçtan mahsubuna, fazlaya ilişkin istemin reddine, c) Asıl alacağın (1.228.924,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan (davalı...357.825,60-TL'nin %20'si olan 71.565,12-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 83.947,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 66.206,55-TL karar harcının borçlu davalılardan (davalı...26.253,85-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.081,45-TL'sinin davalılardan (davalı...338,21-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla), geri kalan 238,55-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 17.741,25-TL peşin harç olmak üzere toplam 17.785,65-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 39 adet tebligat-posta gideri 281,00-TL, bilirkişi ücreti 11.000,00-TL olmak üzere toplam 11.281,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 9.242,33-TL'sinin davalılardan (davalı...2.890,45-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6- Davalı...tarafından yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 25 adet tebligat-posta giderinden oluşan 375,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 279,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı...üzerinde bırakılmasına, 7- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 190.049,36-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı...61.493,42-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8- Davalı ... yargılama sırasında kendisini birer vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit şekilde verilmesine, 9- Davalı...yargılama sırasında kendisini birer vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 173.349,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Mehmet Kenan Mağripli'ye verilmesine, 10- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin, davalı...vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/642, K. 2026/595, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-642-e-2026-595-k-ed5a506454bc