İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/616 E. 2026/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/616
- Karar No
- 2026/294
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/616 Esas KARAR NO : 2026/294
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı arasında toptan elektrik elektronik malzeme alım satım ilişkisi olduğunu, ilişki kapsamında müvekkilinin kendi üzerine düşen edimleri yerine getirerek malları davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın bir takım ödemeler yaptığını ancak bakiye ödemelerin henüz yapılmadığını ve işbu ticari ilişkiden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit olan bakiye alacağın tahsili amacı ile Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın başlatılan bu icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu belirterek haksız itirazın iptalini, davanın kabulünü, davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin davacı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği faturaların 2019 yılına ait faturalar olduğunu, ihtarnamenin 2020 yılına ait olduğunu, 6 yıl önceki alacak sebebi ile davacının bu kadar süre sonra bu davayı ikame etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu alacağın 6 yıl sonra fahiş faiz oranları ile birlikte icraya ve davaya konu edilmesinin kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın malları müvekkiline teslim ettiğine dair sunulan irsaliyelerin teslim alan kısmının boş olduğu ve teslim edildiğine dair hiç bir delil bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 355.877,10 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturalardan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır . Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın davalı tarafa 2019 yılı 10 ve 11. aylarında düzenlediği ve dava dilekçesi ekinde sunduğu faturalara konu mal/hizmeti teslim edip etmediği, bu nedenle ücrete hak kazanıp kazanmadığı, bu faturaların her iki tarafın usule uygun tuttuğu, açılış kapanış onaylarını yaptığı, kendi içinde birbirini teyit eden HMK 222/2 ye göre tutulması gereken ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, tarafların defterlerinde faturalara ilişkin kayıtlarda farklılık varsa bunun neyden kaynaklandığı, bu faturaların karşı tarafa tebliğ edilerek 8 günlük itiraz süresinin dolup dolmadığı, süresi içerisinde faturalara itiraz olup olmadığı, davacının icra dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin olduğu görüldü. Dosyanın yapılan incelemesinde, davacının dava dilekçesinde toptan elektik elektronik malzeme alım satım ilişkisinden kaynaklı faturalardan kaynaklı alacak talebinde bulunduğunu, davalının bakiye borcu ödemediğini, Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarın tebliğ edildiğini, davalı şirketin ödemeye yanaşmadığını, 15.10.2019-29.11.2019 tarihleri arasındaki hesap hareketleri uyarınca itirazın iptalini talep ettiği, Davalının cevap dilekçesinde, davacının iddia ettiği faturaların 2019 yılı ,ihtarın 2020 yılına ilişkin olup 6 yıl önceki alacak sebebiyle davacının iş bu davayı ikame etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taleplerin gerçeği yansıtmadığını, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını, irsaliyeli faturalarda teslim alan kısmının boş olduğu, davacının bu malları davacıya teslim ettiğine dair delil bulunmadığını, davanın reddini talep ettiği, İtirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, arabuluculuk dava şartının sağlandığı, davacının sunduğu faturaların ve sevk irsaliyelerinin 2019 yılına ilişkin olduğu, hesap ekstresinin sunulduğu, ihtarın 2020 yılında çekildiği, faturadan kaynaklı alacak taleplerinin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması sebebiyle zamanaşımı süresi dolmadığının tespit edildiği, davacının ve davalının ba - bs kayıtlarının celp edildiği, defter incelemesine ilişkin ara karar kurulduğu, davacının defterlerinin mali müşavirde bulunduğunu, bu kişinin ofis adresini terk ettiğini, bu kişinin bağlı olduğu müşavirler odasından kimlik ve adres bilgilerinin talep edilmesini defterlerin teslimi için müzekkere yazılmasını talep ettiği, davacının kimlik bilgilerini bildirmediği ve adresini terk ettiğini belirttiği mali müşavirin bilgilerinin araştırılmasının mümkün olmadığını gibi delilleri sunma yükümlülüğünün taraflarda olduğundan, davacı tarafın Mahkeme kanalıyla kimlik bilgilerini bile bilmediği mali müşavirden defterlerini sunması için delil toplatma talebinin yerinde görülmediği, Dosyada bilirkişi ....'den rapor alındığı, bilirkişi raporunda davacının defterlerini sunmadığından ticari defterlerinin incelenemediğini, davalının yerinde inceleme talebinde bulunduğunu, davalının ticari defter ve belgelerini sunmadığını, dosya kapsamındaki belgelere göre davacının 2019 yılında 26 adet fatura düzenlediği, davalının 2019 yılında toplam 26 adet ba bildiriminde bulunduğu, tarafların 2019 yılı ba ve bs kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının ve davalının defterlerinin incelenemediğinden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının değerlendirilemediğinin beyan edildiği, Somut olayın incelenmesinde, itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafta olduğu, bilindiği üzere salt fatura düzenlenmesinin, adına fatura düzenlenen kişiyi, fatura düzenleyene karşı borçlu duruma düşürmeyeceği, adına fatura düzenlenen kişinin borçlu sayılabilmesi için, VUK.nun 230. md.ne göre hazırlanmış faturayı, usulüne uygun biçimde tebellüğ ettiği halde 8 gün içinde münderecatı halkında itiraz etmemiş olması ya da fatura konusu mal veya hizmetin adına fatura düzenlenen kişi veya kuruma tesliminin belgelenmesinin gerektiği, bu iki teslim veya tebliğden biri varit olmadan düzenlenen faturanın borç doğurmayacağı, bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerektiği, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki faturanın, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olduğu, başka bir deyişle faturanın, akdin şartlarını belirleyen değil, belirlenmiş olan şartların bir kısmını gösteren belge olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belgenin fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacağı, bu nedenle faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiği ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunlu olduğu, Davacı tarafın 2019 yılında düzenlediği faturalardan kaynaklı açık hesap ilişkisi sebebiyle alacak talebinde bulunduğu, tarafların tacir oldukları TTK 18 kapsamında basiretli tacir olarak davranmaları gerektiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin incelenemediği, bununla birlikte davacının düzenlediği faturaların davalı tarafça ba bildirimlerinin yapıldığı, ba bildiriminde bulunan davalının bu faturalara konu mal/hizmeti aldığının ve faturaları ticari defterine kaydettiğinin değerlendirildiği( Yargıtay 19.HD.'nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490 esas 2017/2932 karar sayılı emsal ilamı), davacının bu faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafın ödeme savunmasında bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin belgede sunmadığı, neticeten faturalara konu mal/hizmeti teslim eden davacının alacağa hak kazanacğından ispatlanan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan Davanın KABULÜ İLE, Davalının Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin 355.877,10 TL açık hesap bakiyesi asıl alacağı üzerinden devamına, -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 51.75 Reeskont Avans faizi işletilmesine 2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 355.877,10 TL toplam alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24.309,96.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 1.953,29 TL peşin harcın ve 4.124,38 TL icra peşin harcının mahsubu ile eksik kalan 18.232,29.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 1.953,29.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyada yapılan 640,00 TL posta masrafı ve 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.640,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 56.940,32 .-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘a İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır