İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1182 E. 2026/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1182
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1182 Esas KARAR NO : 2026/290

DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 24/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı arasında mülkiyeti saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkile ait dava konusu aracın satış bedelinin 1.060.000,00 TL olduğunu, davalı tarafça yalnızca 3.000 TL ödeme yapıldığını, kalan miktarın ödenmediğini, sözleşmenin devamı süresince davalı şirketin ekonomik olarak ağır bir borç batağına sürüklendiğini, hakkında çok sayıda icra takibi başlatıldığını ve tüm mal varlığı üzerine hacizler konulduğu, bu hali ile sözleşmeye konu borcu yerine getirmeyeceğinin açıkça anlaşıldığını bu gelişmeler üzerine taraflar dava konusu sözleşmeyi karşılıklı olarak feshettiklerini, fesih kapsamında müvekkili tarafından alınan peşinatın iade edildiğini, ancak fesih işleminin araç tescilini kendiliğinden müvekkili adına geçmesine yeterli olmadığını tescilin hala davalı tarafta olduğu ve üzerinde çok sayıda haciz işlemi gerçekleştiğini, bu durumda davalı şirketin noterde devir işlemi yapmasını fiilen ve hukuken imkansız hale getirdiğini belirterek dava konusu aracın üzerindeki davalı şirket alacaklıları tarafından konulan tüm hacizlerden arındırılmış şekilde müvekkili şirket adına tescilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davayı kabul ettiklerini belirterek dava konusu aracın davacı şirket adına tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun mahkeme takdirine bırakıldığını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, mülkiyeti muhafaza sözleşmesi ile satılan aracın borcunun ödenmemesi nedenine dayalı sözleşmenin feshi ile aracın trafik kaydının iptali ve tescili, aracın iadesi ve üzerindeki hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde, mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış sözleşmesinde belirtilen ödemenin davalı tarafından yerine getirilmediğini, borcun vadesinde ödenmeyeceğinin anlaşıldığını, tarafların karşılıklı olarak sözleşmeyi fesih ettiklerini, davacının aldığı peşinatı iade ettiğini, sözleşme feshinin aracın kendiliğinden davacı adına geçmesine yetmediğini, araç sicil kaydının davacı adına geçebilmesi için Mahkeme kararının zorunlu olduğunu, davanın kabulünü talep ettiği, Davalının cevap dilekçesinde davayı HMK 308 maddesi kapsamında kabul ettiği, araç üzerinde mevcut sicil kayıtları ile üçüncü kişi alacaklılar lehine konulmuş hacizler nedeniyle tescil işleminin kendiliğinden yapılabilmesinin mümkün olmadığını , uyuşmazlığın çözümünün Mahkeme kararına bağlı hale geldiğini belirttiği, Dosyanın yapılan incelemesinde, düzenleme şeklinde Düzce Noterliğinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi yapıldığı, TMK 764 uyarınca sözleşmenin özel sicile kaydedildiği daha sonra taraflar arasında karşılıklı imzalı olarak sözleşmenin fesih beyanının adi yazılı şekilde düzenlendiği, davalının öninceleme duruşmasından önce davayı kabul ettiği, aracın üzerinde birçok haciz kaydı olduğu, davcının bu kişilere karşı dava açmak istemediği, Emsal İstanbul BAM 57. HUKUK DAİRESİ'nin DOSYA NO : 2023/693 KARAR NO : 2024/1198 ilamında; "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. Maddesinde; “(1)Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. (2)Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur." düzenlemesine, aynı kanunun 764. Maddesinde; "Başkasına devredilen bir malın mülkiyetinin saklı tutulması kaydı, ancak resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğinde özel siciline kaydedilmesiyle geçerli olur. Hayvan satışlarında mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi yapılamaz." düzenlemesine ve aynı kanunun 765. Maddesinde de; "Taksitle mal satan kimse, bu satımlara ilişkin özel hükümlere uymak koşuluyla, mülkiyeti saklı tutma sözleşmesine dayanarak, sattığı malın geri verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut davada, dava dosyasının incelenmesinde; davacıya ait ... Plakalı aracın noterden düzenlenen mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi ile davacı tarafından davalıya 26/04/2018 tarihinde 36.000,00 TL'ye satıldığı, davalı tarafından taksitlerin ödenmediği, aracın davalı adına tescil edilmesinden sonra davalının borçları nedeniyle aracın trafik kaydına alacaklılar tarafından haciz konulduğu, ilk başta davacının davalıyı davalı olarak gösterdiği, daha sonra mahkemece araç üzerine haciz koyan alacaklıları davaya dahil etmesi için davacıya süre verildiği, davacı tarafından aracın kaydına haciz koyan haciz alacaklıların davaya dahil edildiği, davacının davalının borcunu ödememesi nedeniyle sözleşmenin feshi ile dava konusu ... plaka sayılı aracın trafik kaydının iptali ile adına tescilini ve araç üzerine konulan takyidatlarının kaldırılması talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu, davanın kabulüne, Kartal .... Noterliğinin 26/04/2018 tarihli, .... yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin iptaline, sözleşmeye konu aracın davacıya takyidatlardan arı bir şekilde teslimine ve tescil işlemi idari bir işlem olması nedeni ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmü istinaf eden ...bank A.Ş., ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... A.Ş. ve ... Anonim Şirketi ile İstinaf kanun yoluna başvurmayan ve hüküm başlığında davalı olarak gözüken ... dışında kalan diğer tüm davalıların davaya, dahili dava dilekçesi ile dahil edildikleri, uyuşmazlık konusu araç üzerinde alacaklarından kaynaklı hacizleri bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda, dava açıldıktan sonra diğer kişilerin davaya dahil edilmek suretiyle davalı sıfatını kazanması ve husumetin bu kişilere yöneltilmesi konusunda bir düzenleme yer almamaktadır. Dahili dava yoluyla, taraf teşkili sağlanamaz. Bu nedenle alacak davalarında, davaya zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili dava yolu ile davalı olarak taraf eklenmesi mümkün değildir. Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi, “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Usul hukukumuzda davaya dahil etme diye bir müessese bulunmayıp, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilemeyeceği gibi, hakkında hüküm kurulmasına da olanak yoktur. Bu suretle, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışının iptali talep edilen aracın kaydı üzerinde lehlerine haciz ve şerh bulunan davalıdan alacaklı olanlar hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde davaya dahil edilip karar başlığında da davalı olarak gösterilmiş olmaları usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca davalı ...'in davayı kabulü sözleşmenin feshi yönünden geçerli ise de, araç üzerindeki hacizlerin lehtarı dahili davalılar olduğundan hacizlerin kaldırılması istemi yönünden davalının davayı kabulü hüküm ve sonuç doğurmaz. Davacı, kaldırılmasını istediği haciz lehtarlarını davalı göstermemiş olup, davadaki istemler yönünden davalı ile haciz lehtarları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından haciz lehtarlarının davaya dahil edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle İstinaf kanun yoluna başvuran ...bank A.Ş., ... Sanayi ve Ticaret A.Ş., ... A.Ş. ve ... Anonim Şirketi ile İstinaf kanun yoluna başvurmamış olup, yerel mahkemece gerekçeli kararda davalı olarak gösterilen ve .... dışında kalan diğer tüm davalılara yönelik açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından, yerel mahkemece öncelikle davacıya, iş bu davalılara karşı husumetin usulünce yöneltilmesine, diğer bir ifade ile bu kişiler hakkında usulünce ayrı bir dava açıp bu dava ile birleştirilerek görülmesi için süre verilmesine, şayet süresi içinde davacı iş bu davalılara karşı ayrı bir dava açmaz ise sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın sonradan davaya dahil edilen davalılar da dahil hepsi yönünden kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir." denildiği, Somut olayın incelemesinde, Mülkiyetin saklı tutulması yoluyla satışın TMK 'nın 764 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, tarafların yaptığı sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmeden sonra fesih ile sözleşmeyi sonlandırdıkları, aracın üzerindeki kayıtlardan ari davacı adına tescili için iş bu davanın açıldığının anlaşıldığı, davalının davayı kabul ettiği kural olarak kabul beyanının davayı sonra erdiren taraf işlemi olduğu, bununla birlikte araç üzerinde haciz /takyidat kayıtlarının kaldırılması için bu kişilere karşı da dava açılarak talepte bulunulması gerektiği, davacı tarafın, araç üzerinde haciz talebinde bulunan kişilere dava açmadığı, hakkında dava açılmayan kişilere ilişkin karar verilemeyeceği, dolayısı ile aracın mevcut haliyle trafik tescil kaydının iptaline karar verilebileceği, aracın tescil işleminin idari işlem olması nedeniyle bu talep hakkında karar verilemeyeceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KABULÜ İLE Düzce .... Noterliği’nin13/02/2025 tarihli, ... yevmiye numaralı mülkiyeti muhafaza şartlı satış sözleşmesinde belirtilen ... plakalı, ... şasi nolu , 2024 model, ticari nitelikli ... marka aracın davalı adına olan trafik sicil kaydının iptaline, 2-Aracın üzerindeki hacizlerin kaldırılması talebi hakkında haciz taraflarına karşı usule uygun harcı yatırılarak açılan dava olmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3- Tescil işlemi idari bir işlem olması nedeni ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 72.408,6.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 18.102,15.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 54.306,45.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 18.102,15.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 47,90.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 165.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM 57HD’nde İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1182, K. 2026/290, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1182-e-2026-290-k-3ef2898645c2