İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/599 E. 2026/300 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/599
Karar No
2026/300
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/599 Esas KARAR NO : 2026/300 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 17/07/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki ticari faaliyetler sonucunda müvekkilinin farklı evsaf ve miktarda seramik satışı yaptığını ve buna istinaden ....... nolu 409.786,56-TL tutarlı faturayı keşide ettiğini, davalı yanca da bu faturanın işlendiğini, cari kayıtlarda sabit olduğunu, ürünün nakliye bedelinin de davalı yanca ödenmesi gerekirken ödenmediği için nakliye bedeli de müvekkili tarafından ödendiğini, davalıya gönderilen emtianın nakliye tutarı için de ........ nolu 20.880,00-TL tutarlı fatura keşide edildiğini, müvekkili şirketin, davalı yandan alacağının yasal yoldan tahsili için Büyükçekmece İcra Dairesinin ....../....... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı yanın takibe itiraz ettiğini, davalı yan tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin sonucu mal ve hizmet alım satımı yapıldığını, düzenlenen faturalara da yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, icra dosyasına konu edilen alacağının likit ve muayyen olduğunu, müvekkili şirketin ve davalının cari hesap kayıtlarında da aynen yer aldığını, neticede davalının Büyükçekmece İcra Dairesinin ..../....... Esas sayılı dosyasına yaptığı borca itirazının 473.569,47-TL takip miktarı yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce davalı şirkete dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayla ilgili cari hesaba ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ...../..... numaralı dosyasında; 09/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ...../........ Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 409.786,56-TL fatura alacağı, 20.880,00-TL Nakliye Bedeli, 42.902,91-TL işlemiş faiz olmak üzere 473.569,47-TL yönünden 24/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 05/11/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki seramik satımı nedeni ile takibe konu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından DAVACININ Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 21/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Davacı ... VE YAPI MALZ.İNŞ.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.nin . 2024 yılı Kanuni Defterleri tarafımdan incelenmiştir. Hesap kodu: .......... .......... VE MOBİLYA LTD.ŞTİ., olarak yevmiye defterinde muhasebeleştirilen kayıtlara göre , Davalı ... VE MOBİLYA LTD.ŞTİ. ’den takip tarihi olan 24.10.2024 tarihi itibariyle ve dava tarihi 18.09.2025 itibariyle 409.786,56-TL alacaklı olduğu görülmektedir. Yevmiye Defteri muhasebe kaydı ekte sunulmaktadır. Hizmetin ifa edildiğini belgeleyen herhangi bir mal teslim fişi belgesi sunulmamıştır, Ancak Fatura borçlusu davalı tarafından alınan faturaya itiraz edilmemiş ve fatura davacı şirketin defterlerine işlenmiş durumdadır. Ödeme yapıldığına dair muhasebeleştirme kaydı , belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu alacak miktarını talep edebilir. Borç miktarından fatura tarihi olan 12.08.2024 tarihinden itibaren kısmi de olsa ödeme yapılmadığı için fatura tarihi itibariyle borç temerrüde düşmüştür." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davalının Ticari defterlerinin incelenmesi için; 18/09/2025 tarihli celsede 14/10/2025 günü saat 14:00 itibari ile SMM bilrkişi vasıtası ile inceleme yapılmasına ilişkin ara karar kurulmuş davacı tarafa usulüne uygun inceleme gün ve saati tebliğ edilmiş ise de 14.10.2025 tarihinde davalının hazır olmadığından inceleme yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, .......... usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih, ...../..... Esas, ...../...... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; takibe konu faturaların teslim edildiğini ve alacaklı olduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Talimat yolu ile alınan 21/01/2026 havale tarihli SMM Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre fatura nedeni ile 409.786,56-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile Büyükçekmece Vergi Dairesinin 25/07/2025 tarihli müzekkere cevabı 11. Sayfasında davalı tarafından form BA belgeleriyle davacının alacağını vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının takibe konu 20.880,00-TL nakliye bedeline ilişkin faturasına dayanak belgeleri sunması için 12/03/2026 tarihinde süre verilmiş ise de dosya içerisine bu yönde belge sunulmadığından bu fatura bakımından yemin delili hatırlatılmış ise de 16/04/2026 tarihli celsede yemin deliline başvurmayacağını beyanla bu fatura bakımından davanın ispat edilememiş olması nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise davacının ticari defterleri, faturalar, davalının BA kaydı ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...../....... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 409.786,56-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, - TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 81.957,31- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 27.992,52-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 5.719,54-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 22.272,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 5.719,54-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 6.422,44-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.372,50-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 86,53'ü olan 6.379,42-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.980,38-TL'sinin davalıdan, 619,62-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 65.565,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026

Katip ....... ¸e-imzalı

Hakim ........ ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/599, K. 2026/300, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-599-e-2026-300-k-6d5472e5cef9